MENÜ

Hürriyet

Hürriyet ile ilgili tüm haberleri ve son dakika Hürriyet haber ve gelişmelerini bu sayfamızdan takip edebilirsiniz. Toplam 283 Hürriyet haberi bulunmuştur.

Hürriyet Haberleri

Şeriat tarikat yoldur varana / Hakikat, marifet andan içeru…

(ön not: gündemde bu mevzu öncelikli geldiği için “Teslim Baba”(Tesla) yazımın devamı haftaya kaldı, kusura bakmayınız lütfen)

21.07.2018

Teslim Baba

Bugünün Hırvatistanı sınırları içinde doğmuş çocuk, Sırp asıllı. Babası Ortodoks kilisesi papazı, “adil insan” mahlasıyla makaleler yayınlıyor. Ancak çocuğun meşrebi farklı. Beş yaşında görülmemiş bir su çarkı icat etmiş, sarsıntısız, akıntıda tıkır tıkır işleyen. Sonra nehrin sularına atlayıp açılış töreninde çalışmayan itfaiye aracının dirsek yapan hortumunu düzeltince, artık köyünde kahraman..

14.07.2018

Beyoğlum!

“Dur! Bırak, kalsın, açma televizyonu / Bana İstanbul’u anlat nasıldı? / Şehirlerin şehrini anlat nasıldı? / Beyoğlu sırtlarından yasak gözlerimle bakıp / Köprüler, Sarayburnu, minareler ve Haliç’e / Deyiverdin mi bir merhaba, gizlice”(Nazım Hikmet)

7.07.2018

İlla edep, illa edep!

“Eline, beline, diline sahip ol”(Hacı Bektaş-ı Veli)

30.06.2018

Bir oy, bir gelecek!

Seçim vaadlerini işitice hepsine oy veresi geliyor insanın.

23.06.2018

Baba, Gool!

Hayırlı bayramlar! Bu “Ramazan Bayramı”nın son günü babalar gününe denk geldi. Bugün, pazar, “Babalar Günü”, kutlu olsun! Bize babalık edenleri anmak için, evlat olmanın, evladı olmanın tadını hatırlamak, babalığı anlamak için taptaze bir fırsat ola inşaallah!

16.06.2018

Ey Hazreti Leyle-tü’l Kadr(Kadir Gecesi)…  

Bir muazzam dergaha girdim, adın sordum, didiler; “Ramazan”. Didim; “Nicedir hikmeti?”, didiler; “Şeyh Efendi gelende ona soran eyisi mi!” Şeyh Efendi o gece yatsı ezanıyla birlikte geldi. Adın sordum; “Kadir” idi.. “Nedir senin kerametin ey Şeyh Efendi?”, didi; “Hakk’dan bize zaman üzre şeyhlik verildi, tasarrufumuz bir gecede bir senelik bereketle zamana kutubluk itmekdir, kim ki bu dergaha yetişir, erkanına uyar, sabreder, elbet varır sorarım dileğin ve emrederim zamana kim tiz bu dileğin gerçekleşmesi için düzenir” Bunu duyunca atıldım heman; “Bizden razıysan kabul buyur, dileğim söyleyem Efendi”, “Alırız amma bir şartı vardır!” ve Kadir Efendi şu şiiri okudu ağır ağır;

9.06.2018

Seyyid Ahmed er-Rifai Hazretleri’nden(ks) nasihatlar…  

Doğumunun 900. sene-i devriyesi sebebi ile bu mübarek Ramazan ayını da vesile kılıp, elimizden geldiğince Tarikat-ı Aliyye’nin dört asil kutbundan biri kabul edilen, Rifai yolunun kurucu piri Seyyid Ahmed er Rifai Hazretleri’ni anmaya çalışıyoruz.

2.06.2018

Ebü’l Alemeyn  

Hz.Pir Seyyid Ahmed er-Rifaî’nin doğumunun bu 900. sene-i devriyesinde, kendisini rahmet, hürmet ve muhabbetle yad etmek için mübarek Ramazan ayı ne güzel bir vesile.

26.05.2018

Anne duası…  

Başta sevgili annem, tüm annelerin günü kutlu olsun.

12.05.2018

Ederlezi!  

Bugün günlerden Hıdrellez, nedir aslı bilinmez. Bilinmez ama sevilir çünkü bugün umut taşır. Bilinmez dedik de aslında herkes kendine göre bilir; öyle bilir çünkü o makam sahibi ayna taşıyıcılardandır. Ruhu aynalarda yansır..

5.05.2018

Biztopya…  

Anlamlanmayı beklerken sözler birer birer, “bana inanacak bir kavram ver ki kendimi var’edebileyim” demiş idi manzara nazara. O an iki yelpaze açıldı noktadan iki yana. Ve kavuştu.. Göz bebeği kendi kendine konuşmuştu. Bir ucu ütopyaya, diğeri de distopyaya varan anlam, aralarını da derya doldurmuştu. Kelimeler dalga dalga aklın tasvirini yapmaya koyuldu.. Aşık idi manzara nazara, nazar da manzaraya. Yaradan’ın ezgisi çepeçevre yankılanıyordu…

28.04.2018

Damlanın efkarı…  

Hak gelende zail olanın adıdır “batıl”. Boştur. Doğru ve gerçeğin karşıtıdır. Yokluğuyla vardır, o da mecazen. İçimizde hissettiğimiz o boşluktur işte bize acı veren. Gebedir aslen, dolmak isteyen. Hakikatle…

21.04.2018

Bu günleri Sun Tzu’nun “Savaş Sanatı”na göre okumak…  

Yakın çevremizde savaş tamtamlarının sesi yükselirken insanlar, tarafların olacaklara dair tutarsız gözüken açıklamaları karşısında şaşırıyor.

14.04.2018

Urfa Hatırası  

Balıklı göle karşı…

7.04.2018

Hatay’dan çıktık yola..  

Antakya’da bizi ağırlayan, Anadolu’nun ilk camisinin inşasına vesile olan “Habib-i Neccar” Hazretleri idi.

31.03.2018

Evliyalar yurdu Anadolu’da bir balayı yolculuğu 

Evlenecek çift ve 12 kişi daha; aileler, şahitler..

24.03.2018

Oldu, oluyor, olacak!

Geçtiğimiz hafta finans piyasasında sıradışı bir hareketlenme yaşanmış. Ekonomistler anlamlandırmaya çalışıyor.. “Milliyet” yazarı “Güngör Uras” da “Anadolu anlatımıyla; ‘dokuz ayın çarşambası bir güne geldi” diye latife ederek dalgalanmanın görünür ekonomik sebep/sonuçlarını güzelce izah ediyor.. Fakir de kendi kendime düşünüyorum; Yahu içimizde dışımızda dalgalanmadık yer mi kaldı ki piyasalar da dalgalanmasın!

17.03.2018

Son Muciz Kelam; Kur’an!

O zamanlar “maji” vardı, firavun hükümdardı. Derken Hz.Musa(as) geldi, mucize, maji’ye galebe çaldı, zalim hükümdar ve yardakçıları suya battı. Elindeki gücü fenalığa kullanan bir medeniyet daha böylece yan yattı. Yaradan’ın herşeyin üzerindeki ilmi ile hükmü aşikare vardı..

10.03.2018

Dataizm…

Bu yazımızın konusu “Dataizm” kavramı, bildiğim kadarıyla ilk olarak 2013’te “NewYork Times” yazarı “David Brooks” tarafından kullanılmış. Kavram, yaygın biçimde tartışılmaya başlanmasını İsrail’li tarihçi/sosyal bilimci/düşünür Profesör Yuval Noah Harari’ye borçlu. Çok satan kitabı “Homo Deus”ta sözkonusu kavramı etraflıca ele alan Harari ülkemize de gelmiş ve geçtiğimiz sene “Davos”ta etkili bir sunum yapmıştı.

3.03.2018

Dadaizm’den Dataizm’e

“Da-da!”; Bebek sesi… 1.Dünya Savaşı yıllarında, savaşın getirdiği yıkım ve umutsuzluk hisleriyle, başını “Tristan Tzara”nın çektiği bir grup sanatçı yerleşik sanat formlarına meydan okuyan, devrimci “Dadaizm” akımının öncüsü oldular. Bu “sanat akımı” öncelikle şiir alanında yeşermeye başladı. Öncüleri, “bireyci anarşizm” felsefesinden etkilenerek, insanın düşünmesinin ve bu doğrultuda bir düzen oluşturma çabasının savaşlara sebep olarak insanlığa zarar verdiğini savlayarak “düzen-bozucu” bir eğilimle “sanat” yapmaya giriştiler.

24.02.2018

Niyazi Mısri ilmihalinden damlalar…

Gazetedeki haberin başlığı şu idi geçen gün: “Kiminle vakit geçirirsek beynimiz onunkine benziyor!” ABD’deki Northwestern Üniversitesi’nde, beynin elektrik sinyallerinin senkronizasyonu konusunda çalışan nöroloji uzmanı Prof.Dr.Moran Cerf’in araştırmalarının sonucunu pek güzel özetliyor bu cümle.. Fakir de 400. doğum yıldönümü vesile; Niyazi Mısri Hazretleri’yle vakit geçirmedeyim bu günlerde. Maneviyatı, dipdiri eserlerinde ve hem sevenlerinin gözbebeklerinde..

18.02.2018

400. doğum yıldönümünde Niyazi Mısri Hazretleri

İçinde bulunduğumuz 2018 yılı, irfan geleneğimizin ve dahi edebiyatımızın kilometre taşlarından, büyük mutasavvıf Niyazi Mısri Hazretleri’nin 400. doğum yıldönümüdür. Kutlu olsun!

10.02.2018

Bir değil!

Ben de barış istiyorum! Kim istemez ki?

27.01.2018

Rüya Sineması

Arapça “reâ” fiili, “görmek” anlamında kullanılır. Malumunuz olduğu üzere “görmek” gözler vasıtasıyla gerçekleşen bir eylem. Gözlerimiz açık olunca görür olabiliyoruz ancak bu alemi. Gel gör ki aynı fiilden türeyen “(uyku sırasında) görülen şey” anlamındaki “rüya” esnasında gözlerimiz örtülüdür. Yoksa gözlerimizin dışa kapanıp da içe açılmasıyla görülen şey midir aslında “rüya”?

20.01.2018

“Neo Yobazizm”

İnsan eğer “yobaz” olmak istemiyorsa; sürekli, “geçmişin dayattığı kalıpları sorgulamak, gerekeni yıkmak ve yerine daha iyi bir yenisini inşa etmek”le bıkmadan, usanmadan meşgul olmak durumundadır.

13.01.2018

İran’dan ibretle, birliğe davet…

“Öyle bir fitneden sakınınız ki, o hiç de sizden sadece zulmedenlere dokunmakla kalmaz”(Enfal 8;25)

6.01.2018

Tatmayan bilmez!..

“Ne içki içti ne de meyhaneye girdi. Fakat üzümün bedelini görünce kendinden geçti”(Necmeddin-i Daye)

30.12.2017

Şeb-i Yelda(en uzun gece-ler)…

Geceler uzadıkça, bizim yarıkürede kışlamaya başlayan o zorlu geceleri ısıtacak, hem ışıtacak şeylere ihtiyacı da artmış insanların. Ve umudu hatırlatan her şey kıymete binmiş tabi. Masallar, öyküler, şarkılar, şiirler yazmışlar ki insanlar, taşınsın nesillere umut dolu hikayeler; öncelikle de karanlığı kesen ışın kılıcının en doğal kahramanı güneşe övgüler… Az olsun şenlenir olmuş böyle geceler, ah katran karası geceler…

23.12.2017

Mevlana’dan Mevla’ya…

Varlıkta yok olduk mu ki, yoklukta var olalım?..

16.12.2017

Mukaddesatımız için…

Osmanlı’nın tasfiye edilmesinden sonra İslam kültürel birikiminin Dünya üzerindeki etkisi hızla zayıfladı. İslam ümmetini bir arada tutan değerler bütünü “modern dünya” önermesi karşısında yetersiz ve hatta engel görüldü. Bu “yeni dünya”nın geçerlilikleri; yalnızlığı getiren bencillik, aşırı tüketimle ikame edilmek istenen parçalanmışlık ve eksiklik, yetersizlikten beslenen ve bizi korku içinde yaşamaya zorlayan güvensizlik, insanları ele muhtaç bırakan nihilist bir umarsızlık, yahut uyuşuk bir öfke ve içi boş isyan oldu. Tek havucu da konformist bir dünyevi teknoloji yığınağı üstünde tepinme imkanı… İnsanoğlu cennete karşın cinneti tercih ediyordu!

9.12.2017

Davamız var; duamız var!

Dua ibadettir, dua muhabbet; kuluyla Yaradanı arasında bir hoş sohbet. Biz duayla iddiacı olduk Ya Rabb, çünkü sen bize buyurdun ki; “Bana dua edin, kabul edeyim. Çünkü bana ibadeti(kulluğu) bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir”(Mümin 40;60). Bize duayı kulluğun bir nişanesi kıldın. Velhasıl biziz duaya muhtaç kullar; O bizim duamıza asla muhtaç değil.. O halde bizim davamız “Selam”, “Sübhan”(her türlü noksanlıktan âri) olan Rabbimize ettiğimiz “duanın sonu da ‘Elhamdülillahi Rabbi’l Alemin’dir”(Yunus 10;10)…

2.12.2017

Tenbihler

Bu hafta sizlerle 14.-15. (miladi) asırlarda yaşamış olan Şeyh Ahmed bin Muhammed bin Ahmed Hazretleri’nin “Münebbihat”(Uyandıranlar. Tenbih(tembih) edenler. Uyuşukluğu giderici olanlar. NND) adlı eserinden seçme “tenbihler” paylaşmak istedim. Bu zat İslam Dünyası’nda “İbn-i Hacer el-Askalani” olarak nam bulmuştur ve hadis alimlerinin büyüklerinden olup, Şafii mezhebinin de meşhur bir fıkıh alimidir.

25.11.2017

Karanlıkta yazmak…

Karanlık kendini bilmez. Karanlık kendini bilmezliktir. Halbuki bilinmeyen yer yok hükmünde.. Ancak aydınlıkla var olacak. Yükselen güneş karanlığı yırttığında gün doğuyor. Sanki gecenin geçiciliğini ispat etmek istercesine her sabah.. Gecede zaten umut vardı ışığa dair; ay, yıldızlar… Ve insanlar onlara gelen ilhamla gece yakacak ışıklar bulmuştular, sabaha dek sabretmeyi kolaylaştıracak…

18.11.2017

Ahit Sandığı’nın Meskeni ve Üsküdar’da bir Kitapçı…

Son zamanlarda gündemi meşgul eden haberlerden biri de Tarsus’ta resmi makamlarca, yüksek güvenlik önlemleri altında yaklaşık bir senedir sürdürülen gizemli kazı…

11.11.2017

Teker döner, biçer döver…

“Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, eşek tellal iken, deve berber iken…” diye başlayan popüler masal tekerlemelerinin yazılıp söylendiği zamanların ne kadar geride kaldığını anlatıyor bu gibi tekerlemelerin içerisinde sözü geçen işler, meslekler, mekan ve terimler. Halbuki bizim gelenek tazeliği de sever…

4.11.2017

Manamana…

“Ne halk buyruğun tutarsın, ne kul sözün işitirsin / Hiç bilmezsin mâna nedir, ne dilde çağırmak gerek” (Hz.Yunus Emre)

28.10.2017

“Tesettür”ün önü, sonu…

“Kim bir Müslüman’ın ayıbını, kusurunu örter, gizlerse Allah da kıyamet günü onun bir ayıbını, kusurunu örter, gizler” (Hadis; Buhari)

21.10.2017

“Erenler Bahçesinden Fıkralar”

Bu hafta, Selahattin Güngör’ün derlediği 1971 basımlı “Erenler Bahçesinden - 400 fıkra”(Türkiye Yayınevi) kitabından ufak bir seçkiyi sizler için kendimce kaleme aldım. “Aşıkların eğlencesi tevhid olur” derler ya, e fıkraları da aşağıda okuyacaklarınız misali:

14.10.2017

“Keşf”e dair…

O saflık yurdundan göç ettiğimizde sebepler diyarına, minik kaşifler değil miydik azmetmiş, örtüleri kaldırmaya? Birer ışıldak gibi herbirimiz içimizdeki nurla, kesafet ülkesini letafet cennetine çağıran elçilerdik bir zamanlar, hatırla! Duyularımız merak ve zevkin tercümesine memur, uzanırdı sonsuzluğa; neşemiz kah gülmekte kah ağlamakta, küçücük devlerdik yazgılı, yaşamaya…

7.10.2017

“Tanrı”?

Allah’ı(cc) ne kadar tanıyor, ne kadar biliyor, ne kadar zikrediyor(hatırlıyor), hangi zan üzere nasıl anıyoruz? Bu önemli, çünkü Hakk ile, hakikat ile, kendimizle ve çevremizle de ilişkimizi belirliyor. Varlık tahayyülümüz sınırlarımızı oluşturmakla birlikte tüm noksanlıklardan münezzeh Bir Allah’a, O’nun kendini bildirdiğince iman etmek, böylece her şeyin üstünde sevebilmek aşkınlaşmanın olası en meşru zeminidir.

30.09.2017

Maktel-i Hüseyn, Şem-i Gariban

Hüznün kanlı arsasıdır Kerbela.. Ve hüzün, rüzgarda savrulan kızgın çöl kumları gibi gönlünü dağladığında, hatırla, kutlu bir kurtuluş kapısı da var tam orada.. Açıktır, Hakk Dostları’nın Sultanları Ehl-i Beyt’e gönülden muhabbet duyanlara, ikrarı tam olanlara.. Girdiysen ne ala, dedesi Muhammed Mustafa(sav), babası Ali Murtaza, anası Fatımatü’z Zehra, abisi Hasan-ı Müçteba ile Hüseyin, Şehid-i Kerbela (ra) çıkacak karşına, selamla…

23.09.2017

“Geleneksel Tasavvuf”un çeperine takılan revaçta bağzı eğilimler…

Acaba karanlık giderek kesifleştiğinden midir insanların aydınlığa özleminin artması, yoksa tam tersi bir aydınlanma çağını mı müjdeliyor insanların manevi arayışlarının dikkat çekici bir biçimde belirginleşmesi? Yoksa fakir kendimi mi görüyorum dönen aynalarda?

16.09.2017

Geleneksel Tasavvuf’un çeperine takılan revaçta bağzı eğilimler”e giriş…

Geleneksel “Tasavvuf” dediğimiz, beyanı taa ilk Peygamber’den başlayan ve Hz.Muhammed(sav) ile kemal bulan dinin özünü anlama, kalben bilme ve yaşama ilmidir. Bu ilmin içine dalan, kabuğundan çekirdeğinin özüne erene değin doğal olarak çeşitli merhalelerden geçer. Bu bir yoldur, ve bu yolun bütününü en güzel “Tarik-i Muhammedi” kavramı ifade eder. Aslında bu, tüm peygamberlerin tebliğ ettiğine inandığımız Hakk din “İslam”ın derununa “seyr-ü süluk”(yolculuk) etmenin bir ifadesidir. Velayet(Velilik) yolunu izleyiştir.

9.09.2017

RastafarI…

(Geçen haftalardan devam ve son)

2.09.2017

“Siyah Hareketi”nin “Siyah Musa”sı…

Son iki haftadır konu ettiğim, Batı’nın emperyalist yönetimlerinin Afrika halklarını köleleştirmeye başlamalarının tarihçesi 1400’lerin ortalarına kadar uzanıyor.

26.08.2017

Beyaz Batı’nın kara lekesi…

Geçen hafta “Habeş hazinesi” adlı yazımda dolaylı olarak ırkçılık, sömürgecilik konularına da değinmiş ve bu hafta Etiyopya’nın meşhur kralı “Ras Tafari Makkonen Haile Selassie” ve bağlantılı bir isim olan siyahi efsane, Jamaika’lı “Marcus Garvey” üzerinden hikayeme devam etme niyetimi belirtmiştim. Nitekim yazımı takip eden günlerde Amerika’nın güneyli Virginia eyaletinde yaşanan, ‘beyazların üstünlüğü’ savunucusu ırkçıların çıkardığı olaylar bu haftanın uluslararası gündeminde önemli bir yer tuttu ve meselenin güncelliğini bize hatırlattı. Bu sebeple konuyu tarihi altyapısıyla birlikte biraz daha geniş biçimde ele almaya karar verdim;

19.08.2017

Habeş hazinesi…

Şüphesiz ki ırkçılık insanoğlunun nefsani hastalıklarından biridir. Altında kibir yatar. Kibir zulüme yol açar. Irkların, kabilelerin yaratılış bakımından birbirine üstünlük taslaması Allah’ın dininde tasvip edilmez. Allah(cc) kibirlenenleri sevmez!

12.08.2017

Sedefli yazı…

Sıcak bir yaz günü… Sırtımızı dağlara yaslamışız, arkamız orman, bir yanda dere, önümüz sahil, ötesi deniz.. Akdeniz… Dalıp gitmişiz. Şnorkeller, deniz gözlükleri, paletliyiz. Belli ki buraları mercan kayalığıymış bir zamanlar, çünkü hala izleri var. Güzelim mercanlar, taşlar aleminin şeyhleridir onlar, yaşarlar, büyürler, velakin ölürler de.. Yazık ki hızla tükeniyorlar…

5.08.2017