Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İnciraltı’nda amaç zayıfı yok etmek mi?

İNCİRALTI, İzmir’in batı aksında iyi planlandığı zaman şehircilik bakımından harikalar yaratılabilecek bir bölgesi.

İzmir’in gelişmesinde de çok önemli rol oynayacak bu bölge EXPO ile gündeme gelmesine rağmen hâlâ kesin hukuki statüye kavuşmuş değil. İnciraltı’nın imar planları mahkeme kararı ile birbiri arkasına değiştirilirken sanki burada gelişmeyi engellemek için üstün bir çaba harcanıyor. Onaylanan her imar planı mahkemeler tarafından engellenirken, burada bulunan toprak sahiplerinin maduriyeti bir türlü aşılamıyor.
Tahmin edilenin aksine, buradaki arazi sahiplerinin çoğu 400-1500 metrekare arası yeri olan kişiler. Ancak birkaç kişinin mülkiyetinde oransal olarak daha büyük araziler var. Zamanında çiftçilik ve seracılık ile geçimlerini sürdüren küçük arazi sahipleri, yeraltı sularında bulunan zararlı madenler nedeni ile arazilerinde tarım da yapamaz konuma geldiler. Bir taraftan tarlalarından gelir alamamaları, bir taraftan ellerindekini değerlendirememek onları bayağı zor durumda bırakıyor.
Arazi sahipleri çözüm için uğraşırken, belediyelerin gazabına da uğradılar. Neredeyse 10 kat yükseltilen vergilerle, dar gelirli kesimin arazileri sanki yok pahasına elinden alınmak isteniyor gibi bir durum ortaya çıktı.
Sanki burada bazı güçler bölgenin gelişmemesi için yoğun çaba harcıyor. İzmir’in 2020 EXPO alanı olarak da seçilen bölgedeki belirsizlik adaylığımız sürecine de olumsuz yansıyor. İzmir’in ikinci defa aday olduğu uluslararası organizasyonda rakiplerimize hiç yoktan bir koz verilmesi kazanma şansımızı zora sokuyor.
Turizm amaçlı yatırım bölgesi olarak tescil edilen bölge maalesef hak ettiği gelişmeyi bir türlü yaşayamıyor. Bu manzara karşısında aklımıza, ‘Amaç bu bölgede zayıfı yok ederek başka planları devreye sokmak mı?’ düşünceleri geliyor.

Bir ağaç katliamı daha

İZMİR’in yeşil açısından şehir merkezinde ne kadar kısır kaldığını sık sık dile getiriyoruz. Geçtiğimiz aylarda Alsancak’ta yapılan yol yenileme çalışmaları bünyesinde bir tıraşlama daha yaşandı. Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü’nün yan sokağındaki asırlık ağaçlar yol yapılıyor bahanesi ile
kesildi. Yerine yapılan düzenleme
içinde ise bir tek ağaç dikilmediği gibi bir daha ağaç dikilmemesi için tüm zemin çelik hasır kullanılarak betonlandı. Kaldırımlar daraltıldı ve burada da ağaç dikimine imkan verilmeyecek bir yapılaşma yapıldı.
Yol çalışmaları şimdi Cumhuriyet Kız Meslek Lisesi önünde devam ediyor. Oradaki ağaçların akıbetinin de pek farklı olmayacağı düşüncesindeyim. Yeşili yok etmeye yönelik zihniyet içinde nasıl bir belediyecilik anlayışı sergilendiğini bir türlü anlayamıyorum.

X