Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İnci babayı örnek aldım

    Hürriyet Haber
    24.10.1997 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Mahkum ve Mahkum Aileleriyle Dayanışma Vakfı Ankara Şube Başkanı Kadri BabaArtık mahkum ve mahkum ailelerinin de bir vakfı var: ‘Mahkum ve Mahkum Aileleri Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfı.’ Vakfın Ankara Şube Başkanı ‘Kadri Baba’ olarak tanınan Kadri Ergin. Bir süre önce yaşamını yitiren İnci Baba'yı kendisini örnek aldığını söyleyen Ergin, ‘baba’lık konusundaki anlayışını şöyle özetliyor: ‘‘İnci baba, yoksulun yanında yer almış büyük bir insandır. Biz böyle büyük insandan gidip yoksulun, garibanın yanında yer almayı öğrenmişizdir. Babalık derken, yoksulun, garibanın yanında olarak anlıyoruz. Mazlumun yanında zalimin karşısında olduk, tabii sütten çıkmış ak kaşık da değilim. Bizim de yanlışlarımız, eksilerimiz olur ama genelde yoksulun, garibanın yanındayız. İnsanlar güvendikleri kimselere baba der.’’ Ergin, kendisinin faaliyetleri konusunda ‘‘Bizim bu dakikaya kadar şerefsiz hiç bir işimiz görülmemiş, duyulmamıştır. Toplumun en altından en üstüne kadar rahatça girip çıkarım şerefimiz ve itibarımız en üst seviyededir. Hem iş aleminde, hem de bürokraside en üst noktadadır’’ görüşünü dile getiriyor. Ünlü İttihatçı Yüzbaşı Yakup Cemil'in yeğeni olmaktan da onur duyduğunu söyleyen Kadri Ergin, ‘baba’lık ile ideolojinin bağdaşmadığı kanısında: ‘‘Yüzlere maske geçirilmesine karşıyım. Bu gayrimeşru işe ideoloji karıştırılmasına karşıyım. Gayrimeşru alemde şu veya bu şekilde koşturan birisinin kendisini ideolojik bir maskeyle kaplamasına karşıyım. Eğer o delikanlıysa, ben kabadayıyım diyorsa, ne ülkücü, ne sağcı, solcu maskesi takmadan ben buyum diye ortaya çıkmalı.’’ Genel başkanlığını Ali Suayın'ın yürüttüğü Vakfın Genel Merkezi İstanbul'da. Önümüzdeki günlerde faaliyete geçecek Ankara Şubesi'nin başkanlığını üstlenen Ergin, vakıfla ilgili soruları yanıtladı:Mahkum ve Mahkum Aileleri Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfı neden kuruldu?- Kader mahkumları yoksul kişiler. Kendisi içerde, ailesi dışarda yoksulluk çekiyor. Vakıf, avukat tutacak parası bile olmayan bu kişilere yardım amacıyla kuruldu. Genel Başkanımızın çabalarının neticeye varması için ben de vakfın Ankara Şube Başkanlığını üstlendim. Kader mahkumlarını sağ veya sol, siyasi mahkumların dışında mı tutuyorsunuz? Vakfın ilgi alanı sadece kader mahkumları mı?- Evet. Siyasi mahkumları dışında tutuyoruz. Çünkü Türkiye'de sağda veya soldaki mahkumların tutunacakları bir yer var. En azından arkalarında bir örgütleri var; bunlar cezaevlerinde ayakta kalır. Ama kader mahkumu dediğimiz insanların tutanacakları hiçbir dalları yok. Hapishane havasını teneffüs etmeyen insanların anlayamayacağı bir şey bu. Bu insanlar, sigara, ekmek parasına muhtaçlar. Neden kader mahkumu deniyor. Hayatın koşulları mı onları oraya sürüklüyor?- Bir de memleketimizin sosyo-ekonomik koşulları var. Bunlar, sütten çıkmış ak kaşık değil denebilir. Ama memleketimizde her bölgenin kendine göre töreleri, namus anlayışları var. Adam karısını şu şekilde yakaladığı zaman onu, onun yanındakini yaşatması mümkün değil. Biz istediğimiz kadar eleştirelim. İçerdeki insanların büyük bölümü namus ve şeref için cinayet işlemiş insanlar. Ondan sonra işte hırsızlar, gaspçılar vs. İzmir'de, Adana'da, Ankara'da, İstanbul'da ekmek büfelerinin önünde kuyruklar var. Böyle bir memlekette cezaevlerinin hıncahınç dolu olması normal. Son yıllarda cezaevlerindeki yaşam koşullarında iyileşme oldu mu?- Cezaevleri insanca yaşamak için uygun durumda değil. Adalet Bakanlığımızın Ceza Teklifevleri Genel Müdürlüğü ile işbirliği halindeyiz. Nerden bir şikayet alırsak oraya yardıma koşuyoruz. Bir maddi olarak zorluklarımız var. Genel Başkanımız büyük maddi fedakarlıkla işi götürüyor. Şubelerin kiralarını kendimiz karşılıyoruz. Hapishane üniversitedirMahkumlarla ilişki nasıl kuruluyor?- Başvuruyorlar. Dışarıdaki aileleri çok zor durumda. İçerdekilerden çok dışardakileri düşünüyoruz. Aç, açıkta kalanların elinden tutmaya çalışıyoruz. Geçen ağustos ayında, gardiyan arkadaşların çocukları ve sübyan koğuşunda kalan çocuklar da dahil ve mahkumların çocukları için İstanbul, İzmir, Kayseri, Antalya'da sünnet törenleri düzenledik. Şimdiye kadar kaç kişiye yardım götürebildiniz?- Cezaevlerinde 55 bin kişi var. Adalet Bakanlığı, bize hapishanelerde, bilhassa yarıaçık cezaevlerinde büro verme, yoksul mahkumların dışardaki ailelerinin durumları hakkında liste hazırlama sözü verdi. Yapacağımız en önemli şeylerden biri, mahkumların yakınlarını kamu ve özel sektördeki kuruluşlarda işe sokmak olacak. Siz hiç hapishaneye girdiniz mi? - Öğrenciyken askeri hapishanede kaldım, sivil hapishanede de kaldım.Öyleyse, hapishane havası teneffüs etmek ne demek?- Hapishane, okumasını bilen için dünyanın en iyi üniversitelerinden biridir. Orda insanlığı, kardeşliği, birbirine yardımcı olmayı ve kime sırtınızı dönebileceğinizi öğrenirsiniz. Oraya düşmemiş insan anlamaz. Nasrettin Hoca'nın, ‘Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar’ dediği misal.Barolarla işbirliği yapıyor musunuz?- Barolar parasız durumdaki mahkum avukat veriyor ama bu pratikte yürümüyor. Ama avukat parasını verdiğimiz zaman avukat gelecektir. Özelleştirmeye karşıyımAdalet Bakanı, cezaevlerinin özelleştirilmesinden söz ediyor. Sizce cezaevleri özelleştirilebilir mi?- Sayın bakanı ziyaretimizde kendisinden iyi izlenimler aldık. Ama özelleştirme işine kesinlikle karşıyım. Devletin elinde olduğu halde bu kadar suistimal olurken, bir de özelleştirilirse yolgeçen hanına döner. Büyük suistimaller olur. Cezaevlerinin kendi yasaları vardır. Cezaevlerinin, süratle iyileştirilmesi gerekir.Cezaevlerinin iyileşmesi için neler yapılmalı?- Bir kere büyük koğuş sistemlerinden, daha düzgün, 15-20 kişilik, havalandırmalı, daha sağlıklı küçük hücrelere geçilmeli. Kalınan yerlerin temiz olması, cezaevleri müdür ve personelinin çok iyi eğitilmesi lazım. Mahkumun cezasını mahkeme veriyor, bir de cezaevlerindeki bu koşullarla ceza verilmesi doğru değil.Genel af gerekli mi?- Bence şu anda kesin gerekli. Kader mahkumu arkadaşlarım adına konuşuyorum. Genel af, Türkiye'deki bir sürü yarayı temizleyecek.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı