Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İnanmak serbest...

Oktay EKŞİ

Yüce Tanrı insana neler gösteriyor? Şimdi de düne kadar ‘‘Batı batıldır’’ diyen, çağdaş uygarlığın tüm değerlerini yerin dibine batıran Erbakan ile takımının ‘‘bizlerden daha Batıcı’’ (Batı taraftarı) olduğunu duyuyoruz.

Atatürkçülük mü dersiniz?

Muhteremlerin ağzından Atatürk düşmüyor. Hatta geçen yıl 10 Kasım törenlerine katılmış olmanın kendisi için ne büyük bir zulüm teşkil ettiğini söyleyen Kayseri Belediye Başkanı Şükrü Karatepe bile Atatürk rozetli bir Atatürkçü kesildi.

Son haberi bizim Turan Yılmaz veriyor:

Erbakan Hoca, partisini ‘‘merkez sağda’’ bir çizgiye oturtmaya karar vermiş. Bunu önce partinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu'na çıtlatmış. Sonra da il başkanlarına biraz daha açık söylemiş. Ve onlara (merkez sağda yer almak üzere) ‘‘mevzilerine hareket etmeleri’’ talimatını vermiş.

Erbakan'ın daha da ileri gidip arkadaşlarına, ‘‘Hanımların elini sıkmaktan çekinmeyin’’ dediği ve başını örtmeyen hanımları da ‘‘aralarına almalarını’’ salık verdiği bildiriliyor.

Dedikodu yapmaya niyetli değiliz, ama bu son öğüdü tutanların isimleri orada burada zaten telaffuz edilip duruyor.

Bizi asıl ilgilendiren iki nokta var:

Erbakan'ın bu sözlerinde ve tutumunda samimi olduğuna inanılabilir mi? Birinci soru bu.

İkincisi... Erbakan dediğini yapmaya kalksa bile, ne ölçüde başarılı olabilir?

Gördüğünüz gibi bu son tutum ve sözlerin, Refah Partisi'nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasına engel olmayı amaçlayıp amaçlamadığından söz etmiyoruz. Çünkü, bunun o davayı etkileyeceğini samimiyetle söyleyelim, hiç sanmıyoruz.

Ama ihtimal Erbakan, bu anayasal sistem içinde, dini politikaya alet etse, Refah Partisi'nin bugüne kadar yaptığı kadarını yapabileceğini, bunun bile başına -eninde sonunda- belalar açtığını anladı. (Hoş bundan anlasaydı Milli Nizam Partisi denemesiyle Milli Selamet Partisi denemesi ona yeter de artardı.)

Birinci soruyu yanıtlamak için söyleyelim:

Erbakan'ın bu sözlerinde samimi olduğuna inanmak için bir insanın aptal bile değil, debil olması lazım. Unutmayın, bir arkadaşının Erbakan için söylediğini daha önce bu sütunda aktarmıştık. Adam, ‘‘Hoca lastik gibidir. Basınca yassılır, bırakınca eski halini alır’’ dememiş miydi?

Zaten Refah Partisi'nden olmayanları, 13 Mayıs 1991'de Sıvas'ın bir ilçesinde kendi partililerine hitap ederken ‘‘cennete gitmek için Refah Partisi saflarında cihada katılmak gerektiğini’’ ifade eden adam, şimdi bir günde mi bunlardan döndü?

İkinci soruya da yanıt verelim: Erbakan dediğini yapmaya kalksa bile artık başarılı olamaz. Çünkü Refah Partisi'nde hâlâ o kadar çok Şevki Yılmaz, İbrahim Halil Çelik ve Hasan Hüseyin Ceylan var ki...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI