Astroloji Haberleri

    İnanılmaz hikayeler

    Hürriyet Haber
    30.07.2007 - 14:56 | Son Güncelleme:

    Unutulmaz oyuncu Kirk Douglas

    1978 yılında "Chosen-Seçilmiş" adlı bir filmde oynadı. Filmde Douglas, büyük bir sanayiciyi oynuyordu ve film gereği bir nükleer santral inşa ederken, oğlunun şeytana dönüşerek dünyayı yok edeceğine tanık oluyordu. Son Oscar töreninde Onur Ödülü alırken tüm izleyicileri ağlatan Kirk Douglas, Spartacus, Vikingler gibi dev filmlerde oynadı ama "Chosen" den çok etkilendi, neden mi? Garip ama gerçek; çünkü film çekilirken, yaşanan olaylar vardı ama en garibi tekrarı istenen bazı sahnelerin tüm çabalara rağmen bir daha çekilememesiydi; sanki bir güç ilk çekimin aynen kalmasını istiyordu. Ve dev oyuncu bugün "Chosen"i anımsamak dahi istemiyor.

     De Forest Kelley´i hepiniz tanıyorsunuz; "Uzay Yolu" nun ünlü Doktor Mc Coy´u; Kelley 1950 yılında yaşadığı olayı hiç unutmuyor."1950 yılında, ben, karım ve bir dostum, güzel bir haziran gecesinde Lousiana´ya doğru arabayla gidiyorduk; yol açık ve boştu; birden önümüzde dev, ışıklı silindirik bir cisim belirdi, yerden 40-50 metre kadar yükseklikteydi. İçinden kırmızı bir ışık yayılırken, dışarıya mavi ve yeşil sinyaller yayılıyordu. Yola devam ettik, garip cisim de bizimle beraber bir saat kadar yol aldı, kah arkamızda, kah üstümüzde. Sonra, bir mola yerine yaklaşıyorduk, o zaman yokoldu ve ertesi gün gazetelerde okuduk; bilinmeyen bir gök cismi görülmüştü." Kelley sonra ekliyor; "Yıl 1950´ydi ve daha o yıllarda "Uzay Yolu"nun adı bile yoktu. Çok sonraları uzay yolu´nu çekerken bu olay hep aklıma geldi; eminim ki, bu bir ufo´ydu ve bana gelecekte ün ve refah getirecek olan uzay dizisinin habercisiydi..."

     Ünlü Rambo veya Rocky yani Sylvester Stallone geçmiş yaşamına çok meraklı ve hipnoz seanslarına katılıyor. Ve Sly önceki iki yaşamını bildiğinden emin; Fransız devrimi sırasında bir ihtilalci olan Stallone, daha sonra arkadaşları tarafından giyotinde idam edildiğine inanıyor. Ama Stallone olmadan önce bir yaşam daha yaşamış; Vahşi Batı´nın yeşil çayırlarında at koşturan ve ateşin etrafında danslar eden bir kızılderili olarak yaşadığı düşüncesinde..

    Robin Williams´da, ciddi bir reenkarnasyoncu; Bu konuda herşeyi inceledikten sonra kendine bir yaşam felsefesi oluşturmuş; Bakın Williams ne diyor; "Bütün geçmiş yaşamlarımı inceledim, bir yaşamımda İngiltere´de yaşadım; Shakespeare döneminde aktördüm. Bazı zamanlarda, kendimin başka bir yere ait olduğumu hissederim, sanki buraya ait değilmişim gibi, bir kuramım var, bir havaalanı düşünün, gideceğiniz yere kalkacak. Uçağın anonsunu bekliyorsunuz. Ama bir fark var; nereye gideceğinizden haberiniz yok. Derken bir anons yapılıyor; ´Haydi Bay Robin, Kafkasya´ya erkek olarak gidiyorsunuz,teşekkürler. Sonra ruhunuz oraya uçup gidiyorve bir bebekle buluşuyor; hepsi bu işte.." Neden olmasın, belki sevimli Peter Pan haklıdır...

    Çoğumuzun bildiği gibi, Jules Verne´in ölümsüz eseri "80 Günde Devrialem"in sevimli Hintli prensesi Shirley McLaine ölümden sonra yaşama veya UFO´lara olan inancıyla tanınıyor; McLaine 1979 yılında ünlü İngiliz aktörü süper komedyen Peter Sellers´le tanıştı; "Bahçivan" filminde beraber oynadılar, film çekilirken Sellers hastaydı, ciddi bir kalp ameliyatı geçirmişti. "Pembe Panter" dizisinin ölümsüz komiser Cleoseu´su,Shirley McLaine´e ameliyatını anlattı; "..ameliyat sırasında kendimi yukardan seyrettim; tüm ameliyatı izledim. Hiç bir korku duymuyordum; bilincim yerindeydi ve çok iyiydim ama bedenimin başı dertteydi. Sonra büyük parlak beyaz bır ışığa doğru yaklaştım, ışık bana huzur, sevgi ve sıcaklık veriyordu, hemen oraya gitmem gerekiyordu ama birden kendimi yeniden ameliyat masasında buldum ve inan doktorlara çok kızdım; geri dönmek istemiyordum..."

    Ve Peter Sellers gerçekten de fazla beklemedi; aradan bir yıl dahi geçmedi ve kalbi daha fazla çalışmadı, yaşamı boyunca ruhsal seanslardan çıkmayan, önceki yaşamlarından birisinde Romalı bir general olduğuna inanan Peter Sellers büyük beyaz ışığa kavuşmuştu.

    Gerçekten daha önceden yaşadık mı? Ruhlarımız acaba birçok başka yaşamın kişilikleri ile mi dolu? Peki, yeniden kim olarak doğacağız ?

    Örneğin, hepimizin severek seyrettiği "Üç Adam, Bir Bebek" adlı filmde yaşanan olay hayret vericidir. Tom Selleck, Steve Guttenberg ve Ted Danson´un başrollerini oynadıkları 1987 yılında çekilen filmin yönetmeni de iyi tanıdığımız biriydi;"Uzay Yolu" dizisinin Volkanlısı uzun kulaklı Mr. Spock yani Leonard Nimoy. Film ağırlıklı olarak, bir evde geçiyordu ve bu ev filmin çekimi için bir kadından kiralandı ve film çekildi, bir iki ay süren çekimler sonucunda, montaj bitirildi ve ilk gösterim yapıldı. Filmin galasında evi kiralanan kadın da bulunuyordu, yani Bn. Sheena Sand. Aradan bir süre geçmişti ki, salondan bir çığlık yükseldi. Hemen film durduruldu, Bn Sand bayılmıştı, ayıldıktan sonra panik içinde kalkmaya çalıştı, filmin orasını tekrar görmek istiyordu. Nedeni sorulduğunda, ağlıyarak, geçen sene ölen oğlunun görüntüsünü filmde gördüğünü söyledi. Önce inanılmadı ama galadan sonra film tekrar oynatıldı, kadın doğru söylüyordu. Filmin bu sahnelerinin birisinde perdelerin ardındaki camdan küçük bir oğlan çocuğu bakıyor ve çok net bir biçimde görülüyordu. Hemen araştırma yapıldı ve Bn.Sand´in oğlunun resimleri ile karşılaştırılınca kadının doğru söylediği anlaşıldı. Film çekilirken, montaj yapılırken hiç kimse bu görüntüyü görmemişti, Yönetmen Nimoy dahi farkedememişti. Görüntü ancak, gala gecesinde Bn. Sand varken farkedildi veya ortaya çıktı.

    Clarissa Bernhard, Hollywood´ da 1982 mayıs ayına kadar normal bir insan olarak yaşıyordu. İki ay kadar önce Mart 1982´de ünlü oyuncu John Belushi, bir kaza sonucunda yaşama veda etmişti. Belushi´yi unutulmaz "Cazcı Kardeşler" den hatırlayacaksınız. Clarissa, iki arkadaşı ile beraber Belushi´nin kazada öldüğü yerden geçiyordu. Gece yarısıydı ve arabaları karşıki otoparktaydı. Genç kadın, birden ürperdi, sanki arkasından biri bakıyordu. Dönüp baktığında şok geçirdi. Çünkü iki ay önce tam burada ölen John Belushi, yolun tam ortasında durmuş, bakıyordu. Clarissa, dehşetle arkadaşlarını uyardı, onlar da baktıklarında Belushi´nin hayaleti yavaş yavaş kayboluyordu. Ama üçü de görmüşlerdi... Clarissa Bernhard olayı unutamadı ama daha arkası vardı. Aradan yedi ay geçti, Kasım ayının ılık bir California gecesiydi. Ve Clarissa yine kalabalık bir misafir grubu ile beraber bahçeye açılan salonda oturuyordu. Clarissa birden fenalaştı, ne olduğu merak edilirken toparlandı, başının döndüğünü söyledi ama tam o anda, birden bahçeyi işaret etti ve haykırdı "Bakın, oraya bakın..." Sekiz-on konuktan birkaçı bahçeye dönüp bakınca, karşılarında ünlü yıldız Natalie Wood´u gördüler ama o da Belushi gibi solarak kayboldu.

    HABERİN DETAYI İÇİN TIKLAYIN.....

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNAN HABERLER

        Sayfa Başı