Gündem Haberleri

    İnanılmaz delil

    Hürriyet Haber
    29.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Malki'yi öldürttüğü Hizbullah kasetleriyle kesinleşti

    Poliste, ‘‘Malki'yi ben öldürttüm’’ diyen, ancak savcılıkta bunu reddeden Erol Evcil'in, cinayetin azmettiricisi olduğu inanılmaz bir delille kesinleşti. Hizbullah'ın, tetikçi Mehmet Sünbül'ü sorguladığı kaset, olayı tüm açıklığıyla ortaya koyuyor.

    TEFECİ Nesim Malki cinayetini azmettirdiği gerekçesiyle hakkında 75 yıla kadar hapis istenen, bir zamanların 'Zeytin Kralı' Bursalı işadamı Erol Evcil'i Hizbullah örgütünün Kavacık'taki hücre evinde ele geçen sorgu kasetleri yaktı... Yüzlerce trilyon lirayı bulan borcu yüzünden Malki'yi öldürttüğünü polisteki ifadesinde kabul eden ancak çıkarıldığı savcılıkta reddeden Evcil'in, tetikçiler Şükrü Elverdi, Burhanettin Türkeş ve Oğuz Işıklı'yı azmettirdiği Hizbullah kasetlerinde bir kez daha ortaya çıktı. Hizbullah militanları tarafından Malki cinayetinden aldığı paralar yüzünden kaçırılarak sorgulanan Mehmet Sünbül'ün kasete kaydedilen açıklamalarında, Malki'nin öldürülme sebebi, öldürülmesine kimin azmettirdiği, olayı organize eden ve eylemi gerçekleştiren kişilerin isimleri, bunun karşılığında alınan paranın paylaşımı, miktarı, paylaşımdaki ihtilafları teker teker anlattığı belirtildi.

    SORGU KASETİ

    Sünbül'ün Hizbullah sorgu kasetinde, Burhanettin Türkeş'in Emin Menge ve Mücahit isimli adamlarını olay sırasında silah kullanmak üzere görevlendirdiği, kendisinin de yeğeni Oğuz Işıklı'nın eyleme katılmasını kabul ettiğinin belirtildiği iddianamede, ‘‘Ancak olay mahallinde Emin Menge ve Mücahit isimli kişilerin bulunup bulunmadıkları, bulunmuşlarsa eylemlerinin mahiyeti kesin olarak tesbit edilememiştir. Bu kişilerin olay mahallinde başka bir araçta gözcü olarak bulunduklarına dair bilgiler olmakla beraber, henüz yakalanamamış olduklarından adı geçenlerin hukuki durumu açıklığa kavuşmamıştır’’ denildi.

    BORÇLARI YÜZÜNDEN

    1995 yılının Ekim ayına gelindiğinde, Erol Evcil'in Nesim Malki'ye olan borçlarının ödenemez boyutlara ulaştığı, bu dönemde Malki'nin işlemleri ve Erol Evcil'in bankalardan sağladığı kredi limitlerinin dolması sebebiyle, bankalardan kredi alamadığı kaydedildi. Malki'nin, Evcil'in borçlarına karşılık keşide ettiği ve birkaç kez yeni vadelerle değiştirmek zorunda kaldığı çekleri tahsil için icra takibi yapmaya karar verdiği belirtilen iddianamede; ‘‘Bu durum Erol Evcil'i kısa zamanda kazandığı tüm mal varlığını bütünüyle kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bırakmıştır. Bizzat kendi ifadesinde de belirttiği üzere, bu durumda Nesim Malki'nin ortadan kaldırılmasından başka hiçbir çıkış yolu bulunmadığını görerek Nesim Malki'nin öldürülmesine karar vermiştir’’ denildi.

    1.5 MİLYON DOLAR

    Malki'ye borçları yüzünden çok sıkışan Evcil'in ‘‘adam ve silah ayarla’’ diye talimat verdiği Şükdrü Elverdi'ye, ‘‘Yahudi beni çok sıkıştırıyor. Ayrıca bankaları da üzerime salıyor. Ölmesi gerekiyor, aksi takdirde ben biteceğim’’ diyerek bu iş karşılığında 1 milyon dolar vermeyi vaat ettiği belirtildi. İşi kabul eden Şükrü Elverdi'nin ise 2 milyon dolar istediği kaydedildi. İddianamede Evcil ile Elverdi'nin 1.5 milyon dolara anlaştığı ifade edilirken, Evcil'in eyleme katılacak kişileri ve silahları öğrenmek istediğinde Şükrü Elverdi'nin, ‘‘Sen bu işe karışma, yakalanırsan askıya dayanamazsın. Detayları senin bilmemen gerekir, biz bu işi hallederiz’’ diye cevap verdiği belirtildi.

    ÇANTAYI ALIN EMRİ

    Şükrü Elverdi'nin Malki'nin öldürülmesi için Mehmet Sünbül'ün yeğeni Oğuz Işıklı ve Muharrem Kutay'la anlaştığı ancak Evcil'in ödediği avansı az bulan Kutay'ın daha sonra işten vazgeçtiği kaydedildi. Elverdi'nin bunun üzerine Burhanettin Türkeş ve Mehmet Sünbül'le anlaşıldığı vurgulanan iddianamede, Erol Evcil'in Malki öldürdüldükten sonra yanındaki çantanın mutlaka alınarak kendisine teslim edilmesini ikaz ettiği ifade edildi.

    O ele verdi

    Nesim Malki cinayetini soruşturan DGM Savcısı Aykut Cengiz Engin, Erol Evcil ve Burhanettin Türkeş hakkında hazırladığı iddianamede, Mehmet Sünbül'ün Hizbullah tarafından kaydedilen sorgu kasetiyle ilgili olarak şunları söyledi: ‘‘Yasal soruşturma ve kovuşturma organlarının hiçbir müdahelesinin bulunmadığı ve aleyhinde hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağını bildiği bir ortamda, Mehmet Sünbül'ün yapmış olduğu bu açıklamaların Nesim Malki'nin öldürülmesi ve Erol Erkohen'in gasp edilmesi olaylarını aydınlığa kavuşturacak nitelikte olduğu görülmüştür’’ denildi.

    Nesim Malki vurulurken ortağıyla telefonda konuşuyordu

    Sanıkların eylemi gerçekleştirmeye karar verdikten sonra Erol Evcil'in verdiği bilgiler doğrultusunda Nesim Malki'nin Bursa'ya geliş tarihini öğrendikleri kaydedildi. Şükrü Elverdi'nin 28 Kasım 1995'te Oğuz Işıklı'nın kullandığı sahte plakalı otomobille Gemlik'ten Burhanettin Türkeş'i aldıkları ve havaalanında Nesmi Malki'yi bekledikleri belirtildi. Sanıkların, arabasına binen Malki'yi takip ettikleri, Yalova-İstanbul Işıklı Kavşağı'na gelindiğinde kırmızı ışıkta arabanın durması üzerine kendisini takip eden arabadan önce Oğuz Işıklı'nin inerek arka koltukta oturan ve telefonla ortağı Erol Erkohen ile görüşen Malki'ye 9-10 el ateş ettiği, ardından Burhanettin Türkeş'in 3-4 el ateş ettiği kaydedildi. Olay sırasında Malki'nin ortağı Erol Erkohen'in kurşun seslerini duyduğu, daha sonra telefonla konuştuğu sürücüden olayı öğrendiği kaydedildi.

    75 yıl isteniyor

    Erol Evcil hakkında DGM Cumhuriyet Savcısı Aykut Cengiz Engin tarafından hazırlanan iddianamede 6 ayrı iddiaya yer verildi. Davanın sanıklarından Erol (Eşrefoğlu) Evcil hakkında, ‘Cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturmak’, ‘Taammüden adam öldürmeye azmettirmek’, ‘gasp’, ‘Adam kaçırma’ suçlarından toplam 27 yıldan 68 yıla kadar değişen hapis cezaları istendi. Evcil hakkında ayrıca, ‘Türk Ticaret Bankası resmi ihalesine fesat karıştırmak’ ve ‘Cürüm işlemek için çete oluşturmak’ suçlarından da toplam 7 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede, Bulgaristan'da yakalanarak Türkiye'ye getirilen ve gıyabi tutukluluğu vicahiye çevrilerek cezaevine konulan Malki cinayeti tetikçisi olduğu belirtilen Burhanettin Türkeş hakkında da, ‘Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak’, ‘taammüden adam öldürmek’, ‘sahte pasaport ve kimlik taşımak’ ve ‘ateşli silahlar yasasına muhalefet’ suçlarından, bir kez idam ve 14 yıldan 30 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

    Cinayet silahları bulunamadı

    Olayda kullanılan silahların daha sonra Yunuseli Köyü yakınlarında saklandığı belirtilen iddianamede; ‘‘2-3 gün sonra Mehmet Sünbül ile Şükrü Elverdi silahları almış ve Sünbül silahları başka bir yere gizlemiştir. Bir süre sonra Burhanettin Türkeş, Mehmet Sünbül'e giderek silahları nereye gizlediğini sormuştur. Sünbül ise silahları denize atarak yok ettiğini söylemiş, gizlediği yeri Burhanettin Türkeş'e de bildirmemiştir. Bugün hala suçta kullanılan silahların bulunduğu yer tesbit edilememiştir’’ denildi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı