IMF'le anlaşma yabancı için yeterli değil

Hürriyet Haber
19.07.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

15 yıla yakın bir süre Dünya Bankası uzmanı olarar çalışan Yavuz Boray, Türkiye'nin pek çok konuda olduğu gibi özelleştirmede de bir adım ileriye gidemediğini belirtti. Boray, IMF ile yapılacak bir anlaşmanın yabancı sermaye girişi için yeterli olmayacağını savundu.

Yaklaşık 15 yıl Dünya Bankası'nda sektör geliştirme uzmanı olarak hizmet veren Yavuz Boray, Türkiye'nin pek çok konuda olduğu gibi özelleştirmede yıllardır aynı yerde dönüp durduğunu, bir adım ileriye gidemediğini öne sürdü. Boray, IMF ile yapılacak bir anlaşmanın yabancı sermaye girişi için yeterli olmayacağını savundu.

Latin Amerika ülkelerinden Arjantin'de özelleştirmenin hayata geçirilişini Dünya Bankası uzmanı olarak izlediğini belirten Boray, Hürriyet'e bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı:

‘‘Özelleştirme Türkiye'de yıllardır, önce küçük şirketler üzerinden gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Onlar da yasal eksiklikler yüzünden sürekli ipal ediliyor. Bu konuda en başarılı ülkelerden biri Arjantin'dir. Arjantin, yıllar önce, özelleştirmeye soyunurken, işe çok iyi bir tanıtımla başladı. Devlet Başkanı Menem, KİT Bakanlığı kurdu ve bu göreve, tam yetkilerle donatılmış yakın bir arkadaşını yerleştirdi. KİT Bakanı da, bir yıl boyunca hiç bir iş yapmadan sadece sendikaları, dernekleri, işveren kuruluşlarını tek tek gezerek, kamuoyunu bu konuda aydınlatmaya çalıştı. Arjantin dünyada sendikaların en güçlü olduğu ülkelerden biridir. Böyle bir ülkede, bir yıllık tanıtım sonrasında özelleştirme için refaranduma gidildi ve halktan yüzde 80 evet oyu çıktı. Halktan bu desteği olan hükümet, havayolu, demiryolu, kimyasal tesisleri, telekom gibi ülkenin en büyük kamu kuruluşalarını satarak işe başladı. Aslında büyüklerden başlamak, siyasi açıdan da dış dünyaya karşı büyük bir kararlılık gösterisiydi. Arjantin bunu başardı. Türkiye'de de önce iyi bir tanıtımla işe başlanabilir, yasal eksikliklir giderilir ve ardından büyük kitlerle de ilk adım atılabilir.’’

Özelleştirmenin tek başına bir program gibi ortaya konulmasının yanlış olduğunu belirten Boray, oysa bunun uygulanmaya çalışılan istikrar programının alt basamaklarından sadece biri olduğunu söyledi.

Dünya Bankası'ndan öyle tek kalemde 8-10 milyar dolarlık kaynakların gelmesinin de imkansız olduğunu hatırlatan Boray, Dünya Bankası'nın, toplam yıllık bütçesinin 20 milyar dolar olduğunu ve bunun da 4'er, 5'er milyar dolarlık dilimler halinde, Latin Amerika, Doğu Avrupa, Asya ve Afrika gibi bölgelere ayrıldığını vurguladı.

IMF ANLAŞMASI

Türkiye'nin IMF ile 2000 yılında bir stand-by anlaşmasının imzalayabileceğine dikkat çeken Boray, fakat bu anlaşmanın Türkiye'ye hemen yabancı sermaye akışınını başlatmayacağını öne sürüyor. Boray, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘‘Yabancı sermaye eskiden Dünya Bankası ve IMF'nin ilgili ülkelerle yaptığı bu tür anlaşmalara önem verirdi. Çünkü ülkeleri yakından tanıyan uzman kadroları yoktu. Fakat artık yabancı kuruluşların bugün istihdam ettiği kadrolar, Dünya Bankası'nın ekibinden çok daha tecrübelidir. Bu yüzden yabancı sermaye, yatırım yapacağı ülke için artık Dünya Bankası ve IMF'nin yakacağı yeşil ışıktan çok kendi uzman kadrolarının raporlarına göre hareket ediyor. Türkiye, yıllardır dünyada enflasyonu en yüksek 2 veya 3 ülkeder biri durumunda. Enfalsyonu, bütçe açığını haletmeden, sosyal güvenlik ve uluslararası tahkim gibi yapısal reformlarını gerçekleştirmeden yabancıların Türkiye'ye gelmesini kimse beklemesin.’’



Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı