Gündem Haberleri

GÜNDEM

    IMF’yle askı dönemi 2006’ya uzamamalı

    Hürriyet Haber
    24 Eylül 2005 - 00:00Son Güncelleme : 24 Eylül 2005 - 00:01

    DEVLET Bakanı Ali Babacan, ekonomideki sorunların farkında ve yapılması gerekenleri biliyor ama gördüğümüz kadarıyla bu yetmiyor. Daha önce TBMM’nin açılmasının hem Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener hem de Babacan tarafından istendiğini ama bunun kabul görüp görmeyeceğini bilmediğimizi söylemiştik. Görüldüğü gibi, bu ekonomiyle ilgili iki bakanın hassasiyeti yetmedi ve bizce hükümet, bu nedenle çok önemli zaman kaybına uğradı.IMF- Dünya Bankası yıllık toplantılarına giderken dün basın açıklaması yapan Babacan, cari açık nedeniyle, faiz dışı fazla hedefini korumaya devam edeceklerini söylemiş. Aklın yolu bir; faiz dışı fazla hedefi, hele ki bu kadar yüksek bir cari açık varken, düşürülemez.Babacan cari açık endişesi olmasa, yüzde 5.5’luk faiz dışı fazlanın yetebileceğini ama şimdi yetmeyeceğini, 2006 için de bu oranı korumak gerektiğini söylemiş. Bizce cari açık bu kadar yüksek olmasa bile 6.5’u düşürmek zor olurdu ama neyse... Sonuçta o da politikacı.Babacan, şimdi de Meclis’in bir an önce çalışmaya başlayıp IMF için gereken yasaların hemen çıkmasını istiyor ama bu yetmiyor. Dün yine, Meclis açıldıktan sonra, en kısa zamanda bu reformların yasalaşmasını bekliyoruz. Zaten son ana komisyon olan Plan Bütçe Komisyonu’nda en ön sırada, buradan genel kurula iner ve mümkün olan en kısa sürede tamamlanır’ demiş, Umarız dediği gibi olur, aksi takdirde kendisi de biliyor ki, hele hele 2 gözden geçirme birleştirilecekse, IMF’yle askı dönemi 2006’ya kadar uzayabilir.Bu arada Babacan, 2005 bütçesiyle ilgili, kesinlikle bir vergi arttırma ve gelir tedbirinin olmadığını anlatmış, ardından da ‘Ancak, bütçede kullanılamayacak ödeneklerle, bütçeden daha fazla gerçekleşecek ödenekler arasında dengelenme meydana gelebileceğini, ödenekler arası kaydırmaları, yeni bir sıkıntıymış gibi yansıtmanın ise son derece yanlış olduğunu’ söylemiş, Umarız bunu politikacılığı nedeniyle söylemiştir yoksa, giderek bu işi çok daha iyi kavradığına ilişkin görüşlerimizi gözden geçirmek zorunda kalacağız. Umarız ‘mali disiplinin kalitesi’ konusunda konuştuğundan çok daha hassas davranır. Çünkü, daha önce de ödenekler arası kaydırmalar bizim başımıza büyük işler açtı, popülizmin gerçekleşme kapısı oldu.Duyduğumuza göre sosyal güvenlik reformu için bürokrasi ve politikacılardan yoğun direnç geliyormuş ve Çalışma Bakanı Murat Başesgioğlu hayli bunalmış. Umarız reform olacak düzenleme, bozulmadan geçer. Bu reform zamanında geçmez ya da sulandırılırsa, uzun zamandır IMF’yle yaşanan askı dönemi 2006’ya kadar uzar ve artık bu kadarı fazla olur...VERGİ İNDİRİMİ İSTEYENLERE HAKARETBabacan, ‘İmparatorluğun Çöküş Dönemi’nde Osmanlı Ermenileri Konferansı’nın mahkemece durdurulması kararı hakkındaki soruya da ‘Düşünce özgürlüğünün, ifade özgürlüğünün daha da ilerlemesi gereken bir dönemde, ifade edilmemiş, ortaya konulmamış düşüncelerin baştan önüne geçmenin, demokratik bir anlayışla, Türkiye’nin yakalamaya çalıştığı insan hakları ve özgürlükler standartlarıyla bağdaştığını düşünmenin pek mümkün olmadığını’ söylemiş. Ki; bizce son derece haklı...Benzer bir tepkiyi Başbakan Tayyip Erdoğan da, kararı duyunca vermişti, o da haklıydı.Ama aynı Tayyip Erdoğan, son dönemde iş aleminden hatta primler için işçi kesiminden yükselen ‘vergilerin ve sosyal güvenlik primlerinin indirilmesi’ talebine ise, sanki bu düşünceyi, görüşü bile duymak istemez gibi, sert davranıp önceden kestirip atmak için, ‘Alışmış kudurmuştan beterdir’ demiş. Yani demek istiyor ki ‘böyle talepleri getirmeyin’Aynı Başbakan ABD’deki Katrina Kasırgası’ndan sonra, ABD medyasında haberler fotoğraflar çıkmadığını örnek verip, ‘bizim medyanın toplumsal olaylarda aynı biçimde davranmasını’ istemiş ve bunu da ‘medyanın sorumlu davranması’ biçiminde lanse etmişti.Bu açıklamanın hemen ardından gittiğimiz ABD’deki gazete ve dergilerde, Katrina’da ölenler ve ABD yönetimi için öyle yazı ve fotoğraflar gördük ki, bizde yayımlansa, Başbakan herhalde çıldırırdı. Bizce bu söylem ‘susturma’ çabası yani düşüncelerin engellenmesidir.Demek istiyorum ki; çifte standart yapmayın, eleştiriye tahammüllü ve samimi olun...
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı