IMF ve Dünya Bankası'nın sivil toplumla tangosu

Hürriyet Haber
24 Eylül 2000 - 00:00Son Güncelleme : 24 Eylül 2000 - 00:01

IMF ve Dünya Bankası, artan protesto eylemleri karşısında kendini daha anlatmaya çalışıyor. IMF Başkanı Köhler konuşmalarında yoksulluğa dikkatleri çekiyor. Dünya Bankası Başkanı Wolfensohn da sivil toplum örgütlerine, ‘‘Tango için iki kişi gerek. Anlaşmak için bize zaman tanıyın’’ çağrısı yapıyor.

ULUSLARARASI Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası'nın salı günü Prag'da başlayacak toplantılar öncesinde, protestolarını artıran eylemcileri yatıştırma gayesinde. IMF ve Dünya Bankasının birlikte gerçekleştirdiği medya kampanyasında, açıklık ve diyalog üzerinde duruluyor.

Geleneksel olarak enflasyonu dizginleme ve ekonomik büyümenin artırılmasına odaklanan IMF, şimdi yoksulluğu yakın tehdit olarak öne çıkarıyor. Kampanya çerçevesindeki seminerler dizisinin açılış oturumunda konuşan IMF İcra Başkanı Horst Köhler, yoksulluk konusuna dikkat çekerek şunları söyledi:

‘‘IMF, güçlü, sürdürülebilir büyüme politikası izlemeye yoğunlaşmalı, büyüme herşey değildir, fakat, büyüme olmaksızın, herşey, bilhassa da, bu yüzyılın en önemli konusu olan fakirlikle mücadele çok çok daha zorlu olacaktır.’’

Sivil toplum örgütlerinin temsilcileriyle görüşen Dünya Bankası Başkanı James Wolfensohn, ‘‘kültürel değişim’’ vaad etti. Wolfensohn, ‘‘tango için iki kişi gerek’’ (it takes two to tango) sözüne atfen, ‘‘köprü kurmak için iki taraf gerek, bu işi iki tarafın da katılımı olmadan yapılmaz’’ dedi ve kendilerine bir şans tanınmasını istedi. Wolfensohn, dünya genelinde 350 kadar sivil toplum örgütlerinin bazı temsilcileriyle görüşmesinde, Dünya Bankası'ndaki birçok kişinin ‘‘sivil toplum’’ temsilcilerine güven duymadıkları gerçeğini kabul etti.

Wolfensohn, ‘‘Dünya Bankası'nda sivil toplum örgütlerine güvenilmesi ve onlarla konuşulması için kültürel değişime gerek var, sivil toplum bazı üyelerinin de bize bir şans tanıyıp, 'bu bankadır ve kötüdür' dememeleri de aynı ölçüde gerekli’’ diye konuştu. Wolfensohn, sukunet ve bir köprü kurma fırsatı istediklerini, ancak, bu köprünün sadece tek tarafça kurulmasının çok zor olduğunu vurguladı.

MEDYA KAMPANYASI

Bu arada IMF ve Dünya Bankası'nın birlikte yürüttüğü medya kapmanyası kapsamında ‘‘Dünya Bankası hakkında hiç bilmediğiniz 10 Konu’’ gibi yayınlar da dağıtılıyor. Bu yayınlarda, özetle şunlar vurgulanıyor:

‘‘Dünya Bankası, sağlığa en fazla fon temin eden en büyük dış yardım kuruluşu olup, AIDS'le global mücadelede liderdir. Banka, kalkınmayı farklı yapıyor, kalite ile kuvvetler dengesi, kuvvetlerin karşılıklı olarak birbirlerini dengelemesi ve sınırlaması daha iyidir.’’

Ancak bu çabalar protestocuları pek etkilemiş görünmüyor. Köhler ve Wolfensohn, zengin ülkelerden, pazarlarını yoksul ülkelere açmalarını isterken, yardım alanında dünyaca tanınmış sivil toplum örgütü Oxfam, bu çağrıyı ‘‘beyhude çaba’’ diye nitelendirdi. Oxfam politika danışmanı Kevin Watkins, ‘‘Zengin ülkeler IMF'de hakimiyetlerini kullanıyorlar, dünya nüfusunun sadece yüzde 14'ünü temsil eden zenginler klübü, IMF'de oy haklarının yarısından fazlasına sahip, bu durumda, yoksul ülkelerde ticaret kısıtlamaları kaldırılabiliyor’’ dedi. Watkins, ‘‘Aynı zamanda, Dünya Ticaret Örgütü, zengin ülkelerin, ticaret engelleri ve ihracatın sübvansiyonunun devamını sağlıyor’’ diye ekledi.

Petrol faturanıza karışmayız

DÜNYA Bankasının Avrupa ve Orta Asya'dan Sorumlu Başkan Yardımcısı Johannes Linn, artan petrol fiyatlarının bütçede baskı yaratması nedeniyle Dünya Bankası'nın Türkiye'ye ek destek verme ihtimalinin düşük olduğunu açıkladı. Bir basın toplantısında konuşan Linn, Dünya Bankası'nın EMTIA üreticilerine, üretimlerini gerçek fiyat düşüşlerinden korumak için yardım yapmayı düşündüğünü ancak halen süren fiyat düşüşleri için herhangi bir hamlenin çok geç olacağını belirtti. Linn, Dünya Bankası'nın EMTIA ihracatçılarına, gelecekteki belirsizliklere karşı korunmaları için hedging enstrümanları sağlamayı düşündüğünü söyledi. Ancak programın banka hissedarlarından onay alması gerekeceğini belirterek ‘‘Program geniş anlamda görüşülmüştür’’ dedi.

Linn ayrıca bu programın , ödemeler dengeleri yüksek petrol fiyatlarından zarar gören ülkelerle ilgili olmadığını ve bu ülkelerin Dünya Bankası'nın mevcut programları çerçevesinde acil destek başvurusunda bulunabileceklerini belirtti. Linn, Türkiye örneğinde ise halen yürürlükte olan 5 milyar dolarlık destek programının muhtemelen bankanın verebileceği kredi sınırı olduğunu ekledi.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı