IMF, Türkiye için en ucuz kredi kurumu

AA
30.08.2009 - 15:39 | Son Güncelleme:

Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye için halen en ucuz kredi kurumu özelliğini koruyor.

Likidite ve kredi koşullarının zorlaştığı uluslararası mali kriz ortamında, IMF, gerek vade, gerekse maliyet açısından en uygun koşullara sahip bulunuyor.
Küresel mali kriz ortamında, Fon'un kredi imkanlarıyla, çeşitlerini artırarak, koşulları da hafifletmesi de IMF'nin mevcut koşullarda cazip bir kredi kurumu olmasına imkan tanıyor.

PİYASALARA GÖRE ÜÇTE BİR ORANINDA DAHA UCUZ

Türkiye, IMF'den, uluslararası piyasalara göre üçte bir oranında daha ucuza kredi alabiliyor.

Ancak, gerek kredibilitenin güçlendirilmesi, gerek vade, gerek koşullar, gerekse maliyet açısından standard Stand-by halen en çok tercih edilen anlaşma çeşitleri içinde yer alıyor.

IMF analistlerine göre, Fon'un yeni enstrümanı Esnek Kredi Hattı (FCL) cazip bir kredi imkanı ancak Türkiye gibi, kotasının üç katı ve üzeri borcu bulunan ülkeler için ciddi bir maliyet getiriyor.

Uzmanlar, borçların az olması halinde, FCL'nin oldukça cazip olduğuna da dikkat çekiyorlar.

Türkiye, Esnek Kredi Hattı imkanından faydalanabilmek için gerek geçmişteki ekonomi performansı ve sicili ile sağlam politikaları açısından gerekli yeterlilik kriterlerine sahip bulunuyor, ancak kotasının çok üstünde borçlanmış olması, bu kredinin faiz maliyetini artırıyor.

Yetkililer, IMF'nin, yeni değişikliklerin, Fon ile anlaşma yapmış olan ülkeler ile Türkiye gibi müzakerelerin sürdüğü ülkelere de uygulanacağını bildirdiğini hatırlatarak, Türkiye'nin de bu imkandan faydalanma yollarını aradığına da dikkat çekiyorlar.

Fon'un, yeni kredi imkanlarına yönelik yeni değişikliklere ilişkin koşulları 1 Mayıs itibariyle yürürlüğe girmişti; yeni değişikliklere ilişkin mali koşullar da 1 Ağustos'ta yürürlüğe girdi.

IMF'NİN KREDİ FAİZİ YÜZDE 2,3

Uluslararası piyasalardan yaklaşık yüzde 7 oranında faizle borçlanan Türkiye, IMF'den yüzde 2,3 oranında bir maliyetle kredi kullanabiliyor. Uzmanlar, Türkiye'nin 15 milyar dolar civarındaki bir kredi tutarının yeterli olabileceğini, bu süreç zarfında da, küresel krizin geçmesiyle, uluslararası borçlanma imkanlarının daha cazip hale gelebileceğini vurguluyorlar.

Uzmanlar, Türkiye'nin, geçtiğimiz süreçte iç borçlanmaya ağırlık vererek, kamu finansmanının böyle sağladığına da dikkat çekiyorlar.
Türkiye'nin, Fon ile anlaşmaya varması halinde, “önden yüklemeli” bir program olması nedeniyle, kredinin yarısından fazlasını 12 ay içinde verilebileceği belirtiliyor.

Fon tarafından getirilen yeni kolaylıklar çerçevesinde, yeni Stand-by'larda, alınacak kredi önemli bir kısmı, toplam kredinin yarısına yakını anlaşmanın ilk yılı içinde çekilebiliyor.

Yeni Stand-by'ların, eskiden olduğu gibi yapısal koşul ve kriter içermeyeceği, ancak genel finansman dengesi açısından mali koşullar ve hedefler taşıyabileceği, yeni Stand-by'larda gözden geçirmelerin daha uzun aralıklarla gerçekleştirileceği ifade ediliyor.

Türkiye, 2000 yılından 2008 yılı sonuna kadar IMF'den toplam 46 milyar 352 milyon dolar kaynak kullanırken, 45 milyar 150 milyon dolar geri ödeme yaptı.
Ancak bu ödemenin 38,8 milyar dolarlık kısmı ana para, 6,3 milyar dolarlık kısmı faiz ödemesi olarak gerçekleştiği için faiz borcu tümüyle kapanmadı.

IMF'DEN 1,5 MİLYAR DOLAR İLAVE KREDİ KAZANDI

Öte yandan Türkiye, IMF'nin bazı ülkelere sağlayacağı 100 milyar dolarlık ek kaynak çerçevesinde, yaklaşık 1,5 milyar dolar ilave kredi kullanma imkanı elde etti. IMF, üye ülkelere 250 milyar dolarlık ek kaynak getiren Özel Çekme Hakkı imkanını onayladı.

İcra Direktörleri Kurulu tarafından onaylanan ve küresel likidite yetersizliği dolayısıyla, üye ülkelerin döviz rezervlerini desteklemek amacını taşıyan imkan, Türkiye'nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelere, 100 milyar dolarlık ilave kredi imkanı getiriyor.

28 Ağustosta yürürlüğe giren yeni tahsisin yaklaşık 100 milyar dolarlık kısmı yükselen piyasalar ile gelişmekte olan ülkelere gidecek. Düşük gelirli ülkeler de 18 milyar doların üzerinde tahsis alacak. Üye ülkeler, bu kredi imkanından, kotalarının yüzde 74'ü oranında faydalanabilecek. Türkiye'nin de bu yeni kredi imkanı çerçevesinde, yaklaşık 1,5 milyar dolarlık ilave kredi imkanı elde edecek.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı