IMF parayı verirken uyardı: Memuru azaltın, maaşı kısın

Kasım CİNDEMİR/WASHINGTON
30.11.2001 - 02:03 | Son Güncelleme:

IMF Başkan Yardımcısı Anne Krueger, Türkiye'ye, ‘‘Ekonomik reformların kalıcı olabilmesi için kamu sektöründe çalışanların sayısını azaltın, maaşlarda kısıntıya gidin’’ uyarısı yaptı.

3.1 milyar dolarlık 4'üncü kredi dilimini serbest bırakan IMF'nin Birinci Başkan Yardımcısı Anne Krueger, ‘‘Ekonomik reformların kalıcı olabilmesi için kamu sektöründe çalışanların sayısının azaltın, maaşlarda kısıntıya gidin’’ uyarısı yaptı.

Uluslararası Para Fonu (IMF) Birinci Başkan Yardımcısı Anne Krueger, Türkiye'nin ekonomik reformlarda gösterdiği çabaları destekleyerek, ekonomik reformların devamının kritik önemde olduğunu bildirdi. Krueger, orta vadede mali düzenlemelerin kalıcı olabilmesi için kamu sektöründe çalışan sayısının azaltılması ve memur maaşlarında indirim yapılması gerektiğini savundu.

IMF İcra Direktörleri Kurulu'nun, dün Türkiye'ye 3.1 milyar dolarlık dördüncü kredi dilimini serbest bırakmasının ardından bir açıklama yapan Krueger, ‘‘IMF İcra Direktörleri Kurulu, Türk yetkililerinden zorlu ekonomik reform programının güçlü bir şekilde uygulanmaya devam edilmesini istediler’’ dedi.

Krueger, programın güçlü uygulanmasından dolayı Türk hükümetini tebrik ederken, bundan sonra alınması gereken önlemlere dikkat çekti. Krueger, özellikle tarım sübvansiyonlarında yeni bir reformun, kamu sektörü istihdamında ve kamu sektörü maaşlarında kısıtlamaya gidilmesinin gerekliliğine işaret etti. Krueger bu önlemlerin, orta vadede mali politikaların performansı açısından büyük önem taşıdığını anlattı.

Anne Krueger, gelecek yıl GSMH'nin yüzde 6.5'u olarak hedeflenen faiz dışı fazlanın tutturulmasının kritik önem taşıdığını bildirdi.

Krueger, Türkiye'nin aldığı güçlü önlemlerle, uluslararası toplumun ek desteğini hak ettiğini vurguladı. Krueger, mevcut durum el vermediği için enflasyon hedefine geçilmesinin 2002'ye ertelenmesini onayladıklarını da belirtti. Krueger, şunları söyledi:

‘‘IMF İcra Direktörleri Kurulu, iddialı ekonomik reform programının güçlü bir şekilde uygulanmasının devamından dolayı Türk hükümetini tebrik etti. Türkiye'nin mali pozisyonu, büyük ölçüde ilerledi ve Merkez Bankası'nın bağımsızlığı, ekonomik politikalar oluşturulmasında şeffaflığın artırılması ve büyük devlet kuruluşlarının özelleştirilmesine temel sağlayan iddialı yasal düzenlemeler yapıldı. Ayrıca bankacılık sektörünün çözümlenmesi yönünde önemli ilerleme sağlandı. Bu politikaların sonuçları Ağustos ayında görülmeye başladı. Finans piyasalarının Ağustos'ta istikrara kavuşması ve ekonominin yükselişe geçme işaretleri vermesi 11 Eylül'de meydana gelen olaylardan olumsuz etkilendi. Türk hükümeti, bu olayların Türk ekonomisine etkisinin daha da güçlü siyasi önlemler alınması gerektiğini doğru şekilde teşhis etti ve yüksek bir faiz dışı fazla sağlanması ve bankacılık sektörü reformları, kamu kaynakları idaresi ve özel sektörün kalkınmasına özel bir önem verildi. I’’

Krueger, sözlerine şöyle devam etti:

‘‘Türkiye'nin mali politikalar performansı, şu ana kadar güçlü oldu ve bütçe dışı fonların kapatılması ve TBMM'ye sunulan yeni kamu ihale yasası, mali şeffaflığı artıracak. Hükümetin, borç pozisyonunun sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından 2002'de GSMH'nin yüzde 6.5'u olarak hesaplanan faiz dışı fazlanın sağlanması başta olmak üzere, bu önlemleri sürdürmesi kritik önem taşıyor. Geleceğe bakıldığında, IMF İcra Direktörleri, orta vadede mali düzenlemelerin kalıcı olabilmesi için tarım sübvansiyonlarında yeni bir reform yapılması, kamu sektörü istihdamında ve kamu sektörü maaş düzenlemelerinde sınırlamaya gidilmesi gereğini gördü. İcra Direktörleri, hükümetin sosyal hizmetler, eğitim ve sağlık hizmetlerinde harcamaların sürdürülmesi niyetini özellikle olumlu karşıladı.’’

BDDK uyanık olsun

Türk hükümetinin, başta bankaların yeniden yapılandırılması olmak üzere iddialı yapısal reformlarda kayda değer ilerlemeler sağladını kaydeden IMF Birinci Başkan Yardımcısı Anne Krueger, ‘‘BDDK, düzenleme ortamının ilerletilmesi, mevzuatın uygulanması, problemli bankalarla durumun çözümlenmesi konusunda çabalarını sürdürüyor ve kamu bankalarının idaresi büyük ölçüde düzeltilerek yeniden yapılandırılıyor. Ekonomik ortamın zayıf olmasından dolayı BDDK'nın uyanık olması ve gerektiğinde uygun önlemleri alması gerekiyor. IMF İcra Direktörleri ayrıca, özelleştirmede daha fazla ilerleme olmasını ve iş ortamının gelişmesi için daha kararlı çaba gösterilmesini diliyor’’ dedi.

Ek mektupta vergi borcu kaygısı

Türkiye'nin Devlet Bakanı Kemal Derviş ile Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti imzalarıyla IMF'ye verdiği Niyet Mektubu'nda, özel sektörün ödemediği vergi borcu stokunun 4 katrilyon liraya ulaşarak, GSMH'nin yüzde 2'sine yaklaşmasından kaygı duyulduğu belirtildi. Niyet Mektubu'nun bankacılıkla ilgi bölümündeyse, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından ihaleye çıkarılan mevduatın satılamayan kısmını Ziraat Bankası'nın alacağı bildirildi.

Mektupta, Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu'nun, ‘rasyonelleştirme’ çalışmalarını 2002 yılı ortasına kadar tamamlanması için Hükümet'ten talimat istediği ve Hükümet'in bu talimatı Aralık sonuna kadar çıkaracağı yer aldı. Vakıfbank'ın özelleştirilmesi sürecinde, yatırımcılara mektuplar gönderilerek, bankayı alma konusundaki ilgilerini gösterir tekliflerini 2002 başına kadar sunmalarının istendiğine de Mektup'ta yer verildi.

Ayrıca, Niyet Mektubu'nda, İcra İflas Kanunu'ndaki değişikliğin Ocak 2002'de Meclis'e sunulacağına değinildi. Yatırımın önündeki idari engeller çalışması ışığında yeni bir Yabancı Sermaye Yasa Taslağı'nın 15 Ocak 2002 tarihine kadar TBMM'ye sunulacağını da içerdi.

IMF Türkiye için ek kredi arıyor

Türkiye'ye, yeni bir stand-by anlaşması ile 10 milyar dolarlık ek destek vermeye hazırlanan Uluslararası Para Fonu (IMF), kendi vereceği desteğin yanısıra diğer ülke ve kurumlardan da Türkiye için kaynak aradığını açıkladı. IMF'nin bir üst düzey bir yetkilisi, Türk ekonomisinin gelecek yıl artı büyümeye geçmesinin beklendiğini ve IMF ile öngörülen stand-by'ın dışında Türkiye'ye bazı ülkeler ve Dünya Bankası'ndan ek ikili kredi gelebileceğini bildirdi. Yetkili, bu ülke ve kurumları Türkiye'ye ek destek vermeleri konusunda teşvik ettiklerini söyledi.

2002’de14 milyar dolar

Uluslararası Para Fonu'yla (IMF) yeni yapılacak anlaşma çerçevesinde Türkiye'ye 2002'de 10 milyar dolar ek kaynak sağlanacak. Bunun yanısıra, 2001 yılındaki 11'inci gözden geçirmenin karşılığı 3.1 milyar doların gelişi de 2002'ye sarkacak. Ayrıca 2000 yılında uygulanan program çerçevesinde artan 1 milyar dolara yakın bir dilim de yine 2002'ye sarkacak. Böylece 2002'de gelecek miktar 14 milyar doları bulacak.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı