IMF ile stand-by'ın ilk ayında karnemiz iyi

Hürriyet Haber
01.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 01.02.2000 - 00:01

Türkiye, IMF ile imzaladığı stand-by anlaşmasının ilk ayında sözünü tuttu. Bir ay önce yüzde 180'lere kadar çıkan faizler yüzde 10'lara kadar indi. Merkez Bankası'nın kur sepeti politikasından da sapma olmadı.

TÜRKİYE, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile imzaladığı stand-by anlaşmasının ilk ayını doldurdu. Türkiye ekonomisi, bir ayın sonunda başta para ve kur hedefleri olmak üzere pek çok ekonomik göstergede dersini yaptı.

Ocak ayı sonu itibariyle, özellikle para programı çerçevesindeki uygulamalarda başarılı adımlar atıldığı gözlendi. Ocak ayında en belirgin gelişme, faiz ve borsa cephesinde görüldü. Özellikle kısa vadeli her türlü faiz oranı hızla inişe geçti.

Ocak ayı boyunca gecelik faiz oranları yüzde 10 ile 70 aralığında dalgalandı. Gecelik repo oranlarında yüzde 5'e kadar düşüş yaşandı. Halen yüzde 30-40 aralığında seyreden gecelik faizler, aralık ayı içinde yüzde 70-90 düzeyindeydi. Geçen yılın son işlem günü olan 30 Aralık'ta, nakit sıkışıklığının da etkisiyle interbankta gecelik repo, ortalama yüzde 180 düzeyine kadar çıkmıştı.

BONO FAİZLERİ

Ocak ayında bono faizleri de hızla inişe geçti. Aralık ayında yüzde 70 düzeyinde gerçekleşen bileşik bono faizi, geçen ay yüzde 35-40 aralığına geriledi. Aralık başında, ikincil piyasada bono oranları, yüzde 80 düzeyindeydi.

Aralık ayında ihale düzenlemeyen ve 1999'un en son iç borçlanmasını kasım ayı içinde gerçekleştiren Hazine'nin, 16 Kasım 1999'daki ihalesinde yıllık bileşik faiz, yüzde 109.2 olmuştu.

Bono ve gecelik faizlerinde yaşanan hızlı düşüş, bankaların mevduat faizlerine ve ardından kredi faizlerine de yansıdı.

MEVDUAT FAİZİ

Bankalar, ocak ayında mevduata uyguladıkları faiz oranlarında çeşitli vadelerde, 40-50 puana varan oranlarda indirime gittiler. Gecelik faizlerdeki hızlı düşüşün ardından bankalarda özellikle bir ay ve üç aylık mevduat faizlerini yüzde 30-40'lı oranlara çektiler.

Aralık ayında ise mevduat faizleri, aylık bazda yüzde 75 düzeyinde, yıllık bazda da yüzde 80'lerin üzerindeydi.

DIŞ BORÇLANMA

Faizlerin hızlı düşüşünde Merkez Bankası'nın uyguladığı para programının yanısıra, Hazine'nin geçen ay dış borçlanmaya yönelerek daha az iç borçlanma gerçekleştirmesi de etkili oldu.

Hazine, geçen ay ilk kez yurtdışından 30 yıl vadeli tahvil satışı gerçekleştirdi. Dış piyasalardan geçen 30 yıl vadeli 1.5 milyar dolar toplayan Hazine, ayrıca, 750 milyon euroluk borçlanma da gerçekleştirdi.

Hazine'nin bu başarılı borçlanma politikası sayesinde, faizler hızlı gerilemesi borsayı da coşturdu.

20 BİNLİ BORSA

Borsa, geçen ay da faizlerdeki hızlı düşüşün ardından yeni arayışa giren tasarruf sahiplerinin başvurduğu adres oldu. 1999'u 15 bin 208 puanla rekor seviyede kapatan İMKB, geçen ay içinde, 20 bin puana kadar yükseldi. Ayın ikinci yarısında artan kár satışları ile bir miktar gerileyen borsa, ocak ayını, yaklaşık yüzde 10'luk primle 16 bin 714 puandan tamamladı.

Borsanın 20 bin puana kadar yükselmesinde özellikle mali sektör hisselerinin başında gelen banak hisselerindeki patlamayı gözardı etmemek gerek.

DÖVİZ SAPMADI

Merkez Bankası'nın yılbaşından itibaren uygulamaya koyduğu aylık kur artış hedefleri de, ocak ayında istikrarlı seyri sağlayan önemli gelişmelerden biriydi. Merkez Bankası'nın, geçen ay sonu itibariyle, döviz sepetinde öngördüğü yüzde 2.1'lik artışta herhangi bir sapma olmadı. Sadece dış borsalarda Euro'nun hızlı düşüşü nedeniyle Merkez Bankası'nın açıkladığı sepette, dolar daha hızlı artarken Euro biraz daha geride kaldı.

Faizlerdeki düşüş trendi, bankaların kullandırdığı kredilere de yansıdı. geçen yılın son çeyreğinden itibaren genişlemeye başlayan kredilerin geçen ay, faizlerindeki düşüşün de etkisiyle iyice arttığı görülüyor.

Ekonomi uzmanları, bu rakamlardan hareketle para politikasına ilişkin uygulamalarda sorun bir tarafa, oldukça başarılı bir gelişme tablosu ortaya ortaya çıktığı görüşündeler. Uzmanlar, stand-by anlaşması çerçevesinde hedeflerin tamamına, yani bütçe uygulamalarına, özelleştirmeye de bakmak gerektiğine dikkat çekiyorlar. Özelleştirme ve bütçeye ilişkin rakamlar ise henüz açıklanmadı.

İlk ayın sevindiren sonuçları

<ı>Gecelik faiz yüzde 180'den yüzde 10'lara kadar indi.

Yüzde 70 olan bono faizleri yüzde 35'e geriledi.

Yıllık mevduat faizi yüzde 80'lerden yüzde 30'lara düştü.

Tüketici kredilerinde faiz düştü, vadeler uzadı.

Hazine ilk kez 30 yıl vade ile 1.5 milyar dolar dış borç aldı.

Döviz kuru, Merkez Bankası'nın öngördüğü gibi yüzde 2.1 arttı.

Gözler ocak ayı

enflasyonunda

IMF ile stand-by bir ayı doldururken, bu döneme ait açıklanmayan en önemli gösterge enflasyon oranı. Ocak ayı enflasyonu perşembe günü açıklanacak. IMF ile varılan anlaşma doğrultusunda bu yıl sonunda yüzde 20'lik enflasyon hedefi için ilk gösterge özelliği taşıyan ocak ayı enflasyonun biraz yüksek çıkabileceği konuşuluyor. Piyasa beklentisi, aralık ayında yapılan yüksek oranlı kamu zamlarının de etkisiyle ocak ayı enflasyonunun yüzde 4 civarında gerçekleşebileceği. Oranının yüzde 3 seviyesinde çıkmasının piyasalarda olumlu karşılanması bekleniyor.

IMF, 16 Şubat'ta yine Türkiye'de

ULUSLARARASI Para Fonu (IMF) Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli başkanlığındaki bir heyet, 16 Şubat tarihinde Türkiye'ye geliyor. 1 Ocak 2000 tarihinde yürürlüğe giren stand-by anlaşması sonrasında ilk kez resmi olarak Ankara'ya gelecek olan IMF heyeti, 1999 yılına ilişkin ekonomik büyüklüklerin gerçekleşmesini gözden geçirecek. IMF heyetinin 2 hafta boyunca Türkiye'de kalması bekleniyor. IMF'nin, bu ziyaret sonrasında, Türkiye'nin stand-by anlaşması çerçevesinde alacağı kredinin 305 milyon dolarlık ikinci dilimini de serbest bırakması bekleniyor.

Stand-by anlaşmasının yılın ilk çeyreğindeki gerçekleşmeleri ise, heyetin mayısta yapacağı ziyarette incelenecek.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı