Gündem Haberleri

    IMF ile ilişkilerde 3 alternatif var

    Hürriyet Haber
    30.04.2004 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Devlet Bakanı Ali Babacan, IMF ile stand-by anlaşmasının süresinin dolacağı 3 Şubat 2005'ten sonraki dönemdeki ilişkilerin şekli konusunda, "Program sonrası izleme, ihtiyari stand-by ve normal stand-by" olmak üzere üç alternatif üzerinde çalıştıklarını, bu konuda haziran-temmuz gibi karar vereceklerini söyledi.Babacan, CNNTürk'de katıldığı canlı yayında, ekonomideki gelişmeler hakkında bilgi verdi, kamuoyunda gündeme gelen soru ve eleştirilere yanıt verdi.Babacan, IMF ile 2005 sonrasında nasıl bir yol haritası öngörüldüğüne ilişkin soruyu yanıtlarken, bu konuda üç alternatif üzerinde çalışıldığını, ancak henüz nihai kararın verilmediğini söyledi.Babacan'ın verdiği bilgiye göre "program sonrası izleme" seçeneği kabul edilirse, normal bir düzenleme kapsamında olduğu gibi yılda birkaç defa IMF heyeti Türkiye'ye gelecek, çalışmalar yapacak ve Türkiye ekonomisine ilişkin raporlar düzenleyecek. "İhtiyari stand-by" seçeneğinde ise yine bir stand-by anlaşması yapılacak, bu kapsamda gözden geçirmeler olacak, ancak bu kapsamda yer alacak kredi, kullanılması taahhüt edilen bir kredi olmayacak. Gözden geçirmeler sonrasında Türkiye'nin doğacak kredi hakkını kullanıp kullanmaması kendi inisiyatifinde olacak.Babacan, IMF ile 2005 sonrası için öngörülen üçüncü seçeneğin ise normal stand-by olduğunu söyledi.Babacan, "İlla bir kredi unsuru olması gerekmiyor ki. Hiçbir alternatif üzerinde şu anda bir eğilimimiz yok. Hepsi masa üzerinde. Her hangi bir kompleksimiz, önyargımız yok. Çocuklarımızın geleceği için en iyisi neyse onu yapacağız" diye konuştu."IMF İLE NET BORÇ ÖDEYİCİSİ OLMAK İSTİYORUZ" Türkiye'nin IMF'yi kuran 29 ve halen üye olan 184 ülkeden biri olduğunu belirten Babacan, daha önce yapılan 18 tane stand-by'dan hiçbirinin tamamlanmadığını, ilk kez bir anlaşmayı zamanında tamamladıklarını anlattı.Babacan, "IMF ile biz artık bir net borç ödeyicisi olmak istiyoruz. Bugüne kadar da ödediğimiz kullandığımızdan fazla. Bunun 2005 ve sonrasında da devam etmesini istiyoruz" dedi. 2002 yılında yapılan borç ertelemesine göre Türkiye'nin IMF'ye 2004 yılında 5.2 milyar, 2005'te 7.8 milyar, 2006'da 10.7 milyar, 2007 de 1.8 milyar dolar geri ödeme yapması gerekiyor. Babacan, bu yıl yapılan ödemelerin ve 2005 yapılacak ödemenin bir bölümünün erken ödeme olduğunu belirterek, "Tamamen ertelemiş değiliz. 2006 sonrası için de hiçbir şey talep etmedik. Sanki tamamı erken ödenecek gibi. Stand-by anlaşmalarının içinde bu var" dedi.FAİZ DIŞI FAZLA HEDEFİ DEĞİŞİR Mİ?Babacan, program sonrası izleme seçeneğinin kabulu durumunda, faiz dışı fazla hedefinin esnetilmesinin söz konusu olmadığını, kasım seçimlerinden önce açıkladıkları temel ekonomik hedeflerden sapmayacaklarını, söz konusu fazlanın, ekonominin dinamiklerine göre belirleneceğini anlattı. Faiz dışı fazlanın tamamen teknik çalışma sonucunda ortaya çıkacağını belirten Babacan, kamu borç stokunu düşürmek ve istikrarlı bir büyümeye geçmek için gerekli oran neyse onun kabul edileceğini söyledi.  Babacan, "Kamu borç stokunun düşüş eğiliminde olması gerekiyor. Geçen yıl sonu itibariyle milli gelirin yüzde 70.5'i. Eğer İmarbank olmasaydı yüzde 68.5 olacaktı. Bu hala yüksek, düşmesi gerekiyor. Bunun için nasıl bir faiz dışı fazla gerekiyorsa o belirlenip esas alınacak" dedi. Ali Babacan, 2005 sonrasında ortaya koyacakları ekonomik programın, hükümetin programı olacağını, uluslararası kuruluşlardan bu programa destek almaya çalışacaklarını söyledi.FİNANSMAN DURUMU Babacan 2004 yılı için açıkladıkları finansman programında şu ana kadar herhangi ciddi bir sapma olmadığını, geçen yıl yüzde 93 olan borç döndürme rasyosunu bu yıl yüzde 84'e çekmeyi hedeflediklerini belirtirken, bu yılın kalan döneminde Hazine'nin finansman yapısının önceki dönemlere göre oldukça rahat olduğuna işaret etti. Türkiye ile Dünya Bankası ilişkilerinde ilk defa ekonomik reformlarla ilgili bir program tamamladıklarını, haziran-temmuz gibi başka bir programı tamamlayacaklarını söyleyen Babacan, bu programlar kapsamında 500'er milyon dolarlık kredi dilimlerinin alınması için kamu bankalarının özelleştirilmesinin tamamlanmasının şart olmadığını, gerekli adımların atılmasının yeterli olduğunu anlattı.ABD'NİN FAİZ ARTIRIMI ABD Merkez Bankası'nın küçük çaplı faiz artırımına gitmesini beklediklerini söyleyen Babcan, bunun Türkiye'nin dış borçlanmasına yansıyacağını, ancak, bu etkinin sınırlı kalacağını kaydetti. Babacan, "Herhangi bir faiz artırımı olursa, bunun bir şok haline gelmemesi için çalışacağız. Bu kaçınılmaz bir gidişat, bu olacak. Bunun etisi ABD'nin kendi hazinesinin borçlanma faizlerinin artması olacak. Bu bekleyiş bile şimdiden artırdı. Birbuçuk ay içinde ABD Hazine'sinin 10 yıllık borçlanma faizleri tam 1 puan arttı 3.5'den 4.5 oldu" diye konuştu. Babacan, gelişmekte olan ülkelerdeki artışın Türkiye'ye göre daha yüksek olduğunu, Türk ve Amerikan tahvilleri arasında spread'in genişlemesinin de çok sınırlı kalacağını söyledi. Kamu borç stoğumuzla ilgili projeksiyonları yaparken bütün bu etkileri mutlaka dikkate aldıklarını ifade eden Babacan, farklı şoklar altında borç dinamiğinin ne şekil alacağının öngörüldüğünü kaydetti.TAHVİL İHRACI Ali Babacan bu yıl tahvil ihracı yoluyla dış borçlanma hedefinin 5 milyar dolar olduğunu, bunun 2.8 milyar dolarının gerçekleştiğini, 2.2 milyar dolarlık bir bölümün kaldığını belirterek, "Kalan sekiz ayda ne zaman piyasa şartları uygun olursa, o zaman tahvil ihraçları mutlaka olacak. İlla 5 milyar dolara ulaşmak da şart değil. Biraz aşağı biraz yukarı olabilir" dedi. Türkiye'de faizlerin yüzde 80-100'ler düzeyinde olduğu dönemde ABD'nin 0.25'lik faiz artırımlarını kimsenin konuşmadığını ifade eden Babacan, "Şimdi bunları konuşuyorsak, küçük ayarlamaların Türkiye'nin borç yapısına etkisini artık konuşabiliyorsak, bu sıhhatli bir gelişme demektir. Belli bir lige gelmişiz ki, o ligdeki ülkelerle böyle hassas hesaplar üzerinde durabiliyoruz" diye konuştu.CARİ AÇIK DENGELENİR Babacan, GSMH'nın yüzde 5'ine kadar ulaşabileceği tae sınırları içindeki konulara çok daha hakimiz. Ama gelip de konu başka ülkenin sınırları içine girdiğinde o zaman bilgi akışıyla ilgili bazı sıkıntılar yaşanabiliyor" diye konuştu. Babacan, "Cari açık endişe verici boyuttaysa, kur yükselir. Zaten yükselen kur cari açığın tekrar kapanmasını sağlar. Her oynaklıkta devletin müdahalesini beklemek yanlış. Artık serbest kur rejimine alışmamız gerekiyor. Endişemiz yok derken varsın büyüsün demiyoruz. Kendi mekanizmaları vardır. Bunlar devreye girer ve kapatır" diye konuştu. SERBEST KURDAN DÖNÜŞ YOK Serbest kur rejiminden dönüşü kimsenin beklememesi gerektiğini söyleyen Babacan, şöyle konuştu: "Artık Türkiye'nin ekonomisinin parametreleri oldukça şeffaf. Piyasalar artık uluslararasına açık. Çok sayıda oyuncu var işin içinde. Artık eskiden oluduğu gibi herşeyi devletten bekleyen bir ekonomi anlayışına da sahip olmamamız gerekiyor. Ancak devletin alacağı kararlar vardır, atacağı adımlar vardır. Bu ekonomi yönetiminde hangi noktada nasıl müdahale olur, nasıl olmaz çok açıktır. Aşırı oynaklıklarda Merkez Bankası'nın müdahale hakkı zaten mahfuzdur." Bu arada piyasaları kur riski konusunda uyaran Babacan, "Kur riski alınmaması lazım. Bankalar zaten kontrol altında. Reel sektör kuruluşların da buna dikkat etmesi gerekiyor" dedi.YAPISAL REFORMLAR Babacan, yapısal reformlarda geç kalındığı eleştirilerine karşılık olarak da özellikle vergi idaresinin yeniden yapılandırılması çalışmalarının hızla sürdüğünü söyledi. Vergi idaresinin daha etkin hale geleceğini söyleyen Babacan, vergisini dürüst olarak ödeyene karşı var olan adaletsizliğin ortadan kalkacağını söyledi. Babacan, sosyal güvenlik reformunun büyük önem taşıdığını, hemen hemen her bakanlığın alanına giren yapısal reformlar olduğunu belirterek, "Bir anda bakacaksınız bunlar adım adım tamamlanmış" dedi.İMARBANK OLAYI İmarbank'ta kayıt dışı biçimde toplanan mevduatların nereye gittiği konusunda araştırmaların yoğun şekilde sürdüğünü söyleyen Babacan, "Türkiye sınırları içindeki konulara çok daha hakimiz. Ama gelip de konu başka ülkenin sınırları içine girdiğinde o zaman bilgi akışıyla ilgili bazı sıkıntılar yaşanabiliyor" diye konuştu. Devletin ilgili tüm organlarının bu işin üzerine yoğun biçimde gittiğini kaydetti.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı