IMF ile anlaşmaya şu an gerek yok

Hürriyet Haber
27.10.2008 - 10:56 | Son Güncelleme:

ÖNCEKİ gece en yetkili isim hazineye bir telefon açıyor:

- Şu an itibarıyla ne kadar nakit var?

- Efendim 22 milyar YTL nakdimiz var...

- Hazine'de nakit ne kadar?

Bu diyaloğu hükümetin hangi psikoloji içinde olduğunu anlatmak için aktarıyorum... Yani Hazine sağlam... Kasa dolu... Peki dünya finans depremi yaşarken, hükümet neden bu kadar kendinden emin duruyor?

- Örneğin neden bankalardaki mevduatın tümüne güvence getirmiyor.

- Neden IMF ile bir anlaşma yapmıyor?

Bu soruların cevapları, Ankara’da şöyle özetleniyor:

1) Şu andaki Türkiye profili bir önceki büyük krizin profiliyle aynı değildir. O zaman çok ciddi bir finans krizi vardı. Şu anda böyle bir durum yoktur. Bankaların yapısı endişe verici değildir.
http://dosyalar.hurriyet.com.tr/haber_resim/fjnhgfumt.jpg
2) Elbette reel sektör bu krizden etkilenecektir.

3) Bankaların reel sektöre karşı kredi faizlerini aşırı şekilde ayarlaması yanlıştır.

IMF İLE ANLAŞMAYA ŞU AN GEREK YOK:


- Elbette anlaşma yapılabilir. Ancak, anlaşmanın sakıncaları da vardır. Bir kere anlaşma yapıldığında IMF hemen kredi açmayacaktır. Kredi açmak için kısıntılar isteyecektir. IMF anlaşma yaptığı ülkelere birer excel tablosu olarak bakar. O ülkede yaşayanların durumunu, ne çektiğini düşünmez. Yani bütçeyi kısar. En kolayı da yatırımlardan kısılır. Bu da üretimi ve tüketimi olumsuz etkiler. Ekonomi küçülür. Bu yüzden şu an IMF anlaşmasına gerek yok.

YABANCILAR SIKIŞTI:

Bu ayın ortalarına kadar yabancıların borsada 23 milyar dolar civarında parası var. Hazine bonosunda ise 26 milyar dolar... Yabancı yatırımcı pahalı dolara yakalanmış durumda. Öncelikle borsada zararına satış yapması gerekecek. Dolarını 1.20’den bozdurmuştu. Şimdi 1.70’ten dolara çevirirse çok ciddi bir zarar doğar. Yani çifte zarar. Bugün bir yabancı yatırımcı eğer bu şekilde çıkar giderse, getirdiği paranın yarısına yakın bir bölümünü zarar yazıp bırakmak zorunda kalır. Korku budur.

Dolara sert müdahale gereksiz: Bugün dolara sert bir müdahaleye gerek yoktur. Yabancı yatırımcı doların sert bir şekilde düşmesini bekliyor. Doları düşük bulan yatırımcı YTL satıp dolara dönecektir. Bu da doları yeniden yükseltecektir. Bu sarmala neden düşelim. Burada hassas bir bant vardır. O bandı korumak için müdahale olabilir. Ayrıca müdahalenin zamanlaması önemlidir.

Rusya ve Hindistan örneği: Rusya, ağustos ayından itibaren Ruble’yi tutabilmek için tam 67 milyar dolar harcadı. Yine de başaramadı. Nereye gitti o kadar para? Barut boşa harcandı. Hindistan ise Rupi’nin değerini korumak için 36 milyar dolar harcadı. Yine sonuç alamadı. 37 milyar dolar buhar olup uçtu. Zamansız müdahalenin sonucudur bu...

Sonuç: Evet, bu hafta size günlerdir tartıştığımız "global kriz"in Ankara’daki karşılığını özetlemeye çalıştım. Belli ki dolarda sert bir düşüş olmayacak. Belli ki kısa vadede IMF anlaşması yok. Ve belli ki, özellikle yabancılar fena yakalanmışlar. Çıkamıyorlar. Hükümet de bunun farkında. Herkes birbirini kolluyor.

Yani manzara şu: Sokakta kepenkler iniyor, sert esen kriz rüzgárı çalıları sürüklüyor.

Bir tarafta hükümet, diğer tarafta düşük kurdan parasını dolara döndürmeyi bekleyen özellikle yabancı yatırımcı. Tıpkı düello yapan kovboylar gibi; gözlerini kısıp, elleri tetikte bekliyorlar.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı