IMF ile anlaşma tamam yeni ek önlem yok

Erdal Sağlam
06.10.2003 - 00:27 | Son Güncelleme: 06.10.2003 - 00:27

AKP, iktidar olduğundan bu yana IMF ile en kolay müzakeresini yürütüyor. Önümüzdeki hafta sonu dönecek olan IFM ekibi ile kısa sürede uzlaşmaya varıldı.

AKP Hükümeti, iktidar olduğundan bu yana IMF'yle en kolay müzakeresini yürütüyor. 6. gözden geçirme görüşmelerinde bu kez, kısa sürede uzlaşmaya varıldı. IMF Heyeti önümüzdeki hafta sonunda işini bitirip ABD'ye geri dönecek ama geçen hafta sonu itibariyle önemli sorun kalmadı.

Toplantıya katılan yetkililer, IMF Heyeti ve ekonomi yönetimi arasında yapılan görüşmelerde hiçbir sorun olmadığını söylediler. Verilen bilgiye göre 2004 yılına ilişkin makro dengeler ve bütçe büyüklükleri konusunda mutabakata varıldı. Görüşmeler sonucu 'ek önlem ihtiyacı' nın bile ortaya çıkmadığı öğrenildi. Yetkililer, deprem vergilerinin süresinin uzatılabileceğini, rakamlar arasındaki küçük sapmaların ise bir-iki toplantıda giderileceğini belirterek, '6. gözden geçirmenin şimdiden tamam olduğunu söyleyebiliriz' dediler.

Bu arada 2004 için gereken faiz dışı fazla rakamının yüzde 6.5 yerine yüzde 5.5'e indirilmesinin söz konusu olmadığı, baştan beri bütün hesapların 6.5'a göre yapıldığı kaydedildi.

6. gözden geçirmenin sonuçlandırılması için ek önlem açıklama ihtiyacı bulunmayacağı için, 2004 yılı bütçesinin TBMM'ye verilmesinin, mutabakat için yeteceği öğrenildi. Hafta içinde görüşmelerin süreceği, bir-kaç konuda hálá müzakere ihtiyacı bulunduğu kaydedilirken, 'Bunlar gözden geçirmeyi etkileyecek sorunlar değil' denildi. Bu nedenle IMF'le 6. gözden geçirmenin bu kez belirlendiği tarihte İcra Kurulu'ndan geçme ihtimali yüksek. Daha önce yapılan açıklamada 6. gözden geçirmenin Ekim sonu-Kasım ayı başı tamamlanacağı açıklanmıştı.

Yetkililer bu kez gözden geçirme çalışmalarının bu kadar kolay olmasında en büyük etkenin, enflasyonla mücadelede sağlanan başarı ve dolar kurunun düşüklüğü olduğunu kaydettiler. Daha önce beklemediklerini, ancak sağlanan mali disiplin sayesinde, bu yıl için saptanan yüzde 6.5'lik faiz dışı fazlanın tutma ihtimalinin de yükseldiğine dikkat çeken bir yetkili, 'Bu yıl, yani baz yıl başarılı olunca, üzerine kuracağınız dengeler de, sıkı durulmak kaydıyla başarı getiriyor. Rakamları deflatör oranında artırıyorsunuz, neredeyse her şey kendiliğinden halloluyor' dedi.

2004 yılı için de 'mali disiplinin korunacağı' sözü verildiği öğrenilirken, harcamalardaki kısıntıların devam edeceği, bu nedenle ek gelir ihtiyacı olmayacağı ifade ediliyor.

Görüşmelerin bu kadar kolay geçmesinde bir önemli faktör de 'IMF'nin anlayışı' olarak özetleniyor. IMF

Heyetinin ve Heyet Başkanı Rıza Moghadam'ın 'çok olumlu' olduğu belirtilirken, 'atıl istihdam' gibi sorun olabilecek konuların geçiştirildiği, her yıl hedefin üzerine çıkan vergi iadeleri gibi harcama kalemlerinin Heyetçe sorgulanmadığı belirtildi. IMF'in bu anlayışlı tavrının arkasında ABD'nin bulunduğu ise, artık herkesin malumu.


Hazine’de taşlar yerine oturmuyor


ESKİ gücünü kaybetse de, hala ekonomi yönetiminde kilit rol oynayan Hazine Müsteşarlığı'nda taşlar bir türlü yerine oturmuyor. 3 müsteşar yardımcısının birden görevden alınmasından sonra süre uzayınca önce 'Müsteşar herşeyi halleder' dendi, hemen ardından 2 yardımcı vekaleten atandı. Bunların uzun süre vekaleten gidecekleri konuşulurken, bir baktık bunlardan Cavit Dağdaş'ın asaleten atanma kararnamesi yayımlandı. Halbuki Müsteşar Çanakçı'nın aksi yöndeki tercihine rağmen, Bakan Ali Babacan, danışmanlığından müsteşar yardımcılığına getirdiği Burhanettin Aktaş'ı daha fazla tutuyordu ve kritik genel müdürlükleri Aktaş'a bağlamıştı.

O zaman, neden sadece Dağdaş'ın asaleten ataması oldu? Tabi ki bu soru sıkça soruluyor.

Bir söylentiye göre; Aktaş ve Dağdaş'ın atama kararnameleri Cumhurbaşkanlığı'na birlikte gönderildi. Bu söylenti doğru ise, Aktaş için Cumhurbaşkanlığı'nın yaptığı soruşturmada bir pürüz çıkmış olsa gerek ki; sadece Dağdaş'ın resmi ataması kabul edildi....

Bütün bunlar Hazine'de bir süredir varolan 'Dar kadro ketumiyeti' içinde devlet sırrı gibi korunduğu için, şeffaf biçimde görülemiyor.Şeffaflık olmayınca da söylentiler tabi ki bol oluyor. Bir süredir görevden alınmayı bekleyen genel müdürlere ilişkin birçok söylenti var. Bir söylentiye göre Sigorta Genel Müdürü Sedat Yamak'ın görevden alınma kararnamesi cumhurbaşkanlığından geri dönmüş. Bir söylentiye göre ise Yamak'la birlikte KİT Genel Müdürü Mehmet Rastgelener ve Banka-Kambiyo Genel Müdürü Zafer Baltacıoğlu'nun da bulunduğu 3 genel müdürün alınma kararnameleri Çankaya'ya gönderilmiş ama geri dönmüş.

Bir başka söylenti ise; alınacak kişilerin bir süre daha bu görevlerde tutulup, Kamu Yönetim Reformuna ilişkin yasayla birlikte, kapsamlı bir kadro hareketine daha girişileceği yönünde..

Körüklenecek olumlu hava halka nasıl yansıyacak?

YÜKSEK
Seçim Kurulu'nun verdiği karar, Irak'a asker göndermenin bu hafta görüşülecek olması piyasadaki olumlu havayı iyice körükleyecek. Bu olasılıklar piyasa tarafından önemli ölçüde satın alınmıştı ama yine de bu haberin, piyasaları tam anlamıyla coşturma ihtimali yüksek.

Olumlu hava epeydir esiyor ve artık kamuoyunda 'Bu olumlu hava neden halka yansımıyor?' sorusu sorulmaya başladı. Şimdi, bu soru da doğal olarak daha sık sorulmaya başlanacak.

Peki, bu olumlu hava halka nasıl yansır?

Bence bunun en somut yollarından biri, başta akaryakıt olmak üzere halkın yoğunlukla kullandığı, diğer tüketim mallarının fiyatlarını etkileyen ana mallarda fiyat indirimidir.

Herkes biliyor ki; bu yıl mali disiplinin sağlanmasında Hükümetin düşen dünya petrol fiyatları ve kura rağmen akaryakıt fiyatlarını indirmeyip, bunun yerine vergiyi yükseltip Hazineye gelir yazmasının büyük etkisi oldu. Sanayicilerin yakındığı gibi benzin fiyatı 1 dolarken, son dönemde neredeyse 1,5 dolara yükseldi. Bu sürede indirimler ancak 'göstermelik' kaldı.

Enerji Bakanı geçtiğimiz gün bu tür indirimlerin işaretini verdi.Kurlar nedeniyle zora düştüğünü belirten sanayici ve ihracatçılara da 'maliyetlerin düşürmek' için indirim sözü verildi.

Herkes bilmeli ki; Hükümet bu farkı tümüyle fiyat indirimine yansıtamaz, indirim sınırlı olur.. Bence temkinli olma gereği de var. 2004 için de bu gelire ihtiyaç bulunduğu kesin. Yanısıra, bence ileride oluşabilecek dünya petrol fiyatlarındaki artış veya kur artışı için de belirli bir marj tutulup, belirlenecek enflasyon hedefi tuttururken bu marjın kullanılması daha yerinde olacaktır.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı