Gündem Haberleri

GÜNDEM

    IMF hukukta sürat istedi

    Hürriyet Haber
    12 Aralık 2001 - 00:00Son Güncelleme : 12 Aralık 2001 - 00:01

    Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Uluslararası Para Fonu`nun (IMF) hukuk siteminin süratli işlemesini, bu arada alacaklıların alacaklarına zamanında kavuşmasını istediğini belirtti. IMF heyeti içinde yer alan Bankacılık Bölüm Şefi Carl Lindgren ve icra iflas konusunda uzman Mark Griffith`i kabul ederek bir süre görüşen Türk, ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Ziyarette Türkiye`de hukuk ve yargı alanında yapılan reform çalışmaları konusunda bilgi verdiğini anlatan Türk, ``IMF, hukuk sisteminin süratli işlemesini, bu arada alacaklıların alacaklarına zamanında kavuşmasını istemektedir`` dedi. Bu çerçevede çeşitli kanunlarda yapılan ve yapılmakta olan değişikliklerin gözden geçirildiğini belirten Adalet Bakanı, şöyle devam etti: ``Bilindiği gibi Türkiye`de temel kanunlarda değişiklik çalışmaları var. Bunlardan biri olan Medeni Kanun yürürlüğe girdi. Bu Kanun aynı zamanda kredi sistemine güvenceyi artırıyor. Öte yandan, Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ile ilgili çalışmalar devam ediyor. Bunlarda AB standardı esas alınmıştır. Bunlar önümüzdeki 1 yıl içine tamamlanmış olacak.`` USUL HUKUKU PAKETİBir usul hukuku paketinin önümüzdeki haftalarda Bakanlar Kurulu`na, uygun görüldüğü takdirde de TBMM`ye sunulacağını açıklayan Bakan Türk, bu paket içinde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu, İcra İflas Kanunu ve İş Mahkemeleri Kanunu`nda ya tümüyle ya önemli maddelerde değişiklikler yapan hükümlerin yer aldığını kaydetti. Ayrıca ilk derece mahkemeleri ve bölge asliye mahkemelerinin kurulması ile ilgili kanun tasarısının da bu paketin içinde olduğunu söyleyen Türk, yeni paketin ortak noktasının Türkiye`de istinaf mahkemelerinin kurulması ve temyiz öncesinde istinaf yolunun açılması olduğunu vurguladı. Türk, bu tasarılar yasalaştığı zaman Nisan`da 15 ilde bölge asliye mahkemelerinin kurulacağını kaydederek, bu konular hakkında IMF uzmanlarına bilgi verdiğini ifade etti. İCRA İFLAS TAKİPLERİKrizle birlikte icra iflas takiplerindeki artışa dikkat çeken Bakan Türk, alacaklıların haklarını gecikmeden elde etme hakları olduğunu, borçluların da borçlarını ödeyebilecek durumda olmaları gerektiğine işaret etti. Bu konuda İstanbul yaklaşımı gibi yeni yaklaşımlar olduğunu, alacaklılar hakkında bir yarışmaya meydan vermeksizin haklarını almalarını sağlayacak, borçlunun da borçlarını ödeyebilecek durumda bulundurabilecek çalışmaların yapıldığını anlatan Adalet Bakanı, şöyle konuştu: ``Bu şüphesiz alacaklılar arasında bir centilmenler anlaşmasını yapılmasını gerektirmektedir. Ancak hukuki bakımdan da buna olanak sağlayacak bir düzenleme yapılabilir. İcra İflas Kanunu`nda alacaklılarla borçluların menfaatlerini dengeleyici hükümler vardır. Fakat ihtiyaçlar daima yürürlükte olan kanunların gözden geçirilmesinive uluslararası standartların da yapılacak değişikliklerde dikkate alınmasını gerektirir. Bu konuda Bakanlığımızda çalışmalar devam etmektedir. Bu konularda karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk.`` HİÇ BİR FİRMA GÜNDEME GELMEDİGazetecilerin ``Heyetin herhangi bir talebi oldu mu?`` şeklindeki sorusu üzerine Türk, özellikle İcra İflas Kanununda alacakların tahsilini kolaylaştıran ve burada alacaklıları zarara uğratacak gecikmelere meydan vermeyecek hükümlülerin gerekli olduğuna işaret ettiklerini kaydetti ve ``Bu konuda zaten aramızda görüş farkı yok`` dedi. Sorular üzerine hiç bir firmanın görüşme sırasında gündeme gelmediğini söylen Bakan Türk, ``Bir takvim var mı?`` sorusunu da şöyle cevapladı: ``Tabi... Sözünü ettiğim usul kanunları paketi önümüzdeki haftalarda Bakanlar Kurulu`na ve uygun görüldüğü takdirde TBMM`ye sunulacak. Borçlar ve Türk Ticaret Kanunu ile ilgili değişiklik çalışmalarının, bu konuda çalışmaların hazırlanmasıyla önümüzdeki yıl içinde tamamlanacağını düşünüyoruz`` Türk, 2003 yılının tüm bu kanunların yasalaşması açısından önemli bir yıl olacağını, ama usul paketinin önümüzdeki yıl yasalaşmasını beklediğini kaydetti. Öte yandan, bunların performans kriterleri içinde yer alıp almadığı yönündeki bir soruyu da IMF Bankacılık Bölüm Şefi Carl Lindgren cevapladı. Burada yapılanın hukuk ve adalet sitemine ilişkin bilgi almaktan ibaret olduğunu vurgulayan Lindgren, Türkiye`de yapısal reformların yapıldığını ve ilerlediğini, bunların yürümekte olan programın önemli unsurları olduğunu ancak performans kriteri olmadığını kaydetti. BANKACILIK SUÇLARININ DGM`LERDE GÖRÜLMESİBaşka bir soru üzerine ise Adalet Bakanı Türk, bankacılıkla ilgili olarak Adalet Bakanlığı`nda bir çalışma yapılmadığını ve Bankalar Kanunu`nun yürürlükte olduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu: ``Meclis`te son olarak DGM`lerle ilgili değişikliğin bankacılık kesimi doğrudan doğruya hiçbir ilgisi yoktur....DGM`ler ülkemizde sadece 9 ilde görev yapmaktadır. Oysa ağır ceza mahkemeleri bütün illerimizde ve büyük ilçelerimizde mevcuttur. Bu nedenle Türk Ceza Kanunu`nun 313. maddesi kapsamındaki suçlar bundan böyle daha hızlı olarak ve suçun işlendiği yere en yakın yerde ele alınacak ve sonuçlandırılacaktır. Dolayısıyla bu değişiklik yolsuzlukla mücadeleyide güçlendirecektir.. Yapılan değişiklik bu suçların bağlantılı suç olarak birlikte ele alınmasını sağlayacaktır. Dolayısıyla delillerin değerlendirilmesi bakımından da bu yapılan değişiklik suçların ortaya çıkarılması ve yolsuzlukla mücadele bakımından daha uygun bir çözüm getiriyor.`` Bankacılık açısından bugüne kadar yapılanların yeterli görülüp görülmediği konusunda IMF uzmanlarına sorulan soruya karşılık Lindgren, görüşülmediğini söylerken, ``Diğer reformalar yeterli mi?`` sorusuna da toplantının tek konusunun hukuk ve yargı sistemi reformları olduğunu belirterek, ``Bugünün konusu bunlar değildir`` dedi.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı