IMF: Çok iyi gidiyorsunuz

Hürriyet Haber
26.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

ULUSLARARASI Para Fonu (IMF) heyeti, stand-by'ın ilk denetimini tamamladı. IMF Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli, ‘‘Performans kriterleriniz çok iyi. Hatta bazılarında daha da iyi’’ dedi. Cottarelli, Türkiye'ye verilecek kredinin ikinci dilimi için ‘‘olur’’ vereceklerini söyledi.

HÜKÜMET ve ekonomi bürokratları, Uluslararası Para Fonu (IMF) karşısındaki ilk sınavı başarıyla atlattı. IMF Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli başkanlığındaki heyet, incelemelerini dün tamamladı. Cottarelli, Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp'le birlikte düzenlediği basın toplantısında ilk denetimin sonuçlarını açıkladı. Cottarelli, 1 Aralık itibariyle belirlenen performans kriterlerinin hepsinin tutturulduğunu, hatta bazılarında daha iyi duruma getirildiğini söyledi.

Cottarelli, Washington'a dönünce bir rapor hazırlayacaklarını, bunun da nisan ayında IMF İcra Kurulu'nda görüşüleceğini belirtti. Cottarelli, ‘‘Buraya gelen heyet olarak, IMF'den Türkiye'ye verilecek kredinin ikinci dilimini kullandırılması konusunda da uygun görüş vereceğiz’’ dedi.

Cottareli, herkesin hesabını döviz kuruna göre yapmasını istedi. Eskiden hizmetler ve fiyatların geçmiş enflasyon oranına göre belirlendiğini bildiren Cottarelli, ‘‘Herkese tavsiyem hesaplarını yaparken döviz kuruna bakarak gelişmeleri izlemelidir’’ dedi. Cottarelli, şöyle konuştu:

‘‘Yeni ortam hedeflenen enflasyona göre yapılmalıdır. Bu ilk başta kolay olmayacaktır. Ancak bunun için yollar var: Döviz kurunda, Merkez Bankası 12 aylık kur hedefini açıkladı. İlk üç ayda yüzde 2.1, ikinci 3 ayda yüzde 1.7, yıl sonunda da yüzde 1 seviyesinde gerçekleşecek. Bunlar bakılması gereken değerler.’’

EKONOMİK BÜYÜME 5.5

Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp IMF Türkiye Masası Şefi Carlo Cotarelli ile birlikte düzenlediği basın toplantısında ‘‘Enflasyon ile ilgili değerlendirmeler ilk üç aylık gelişmeler dikkate alınarak yapılacaktır’’ dedi.

Ocak ayında konsolide bütçede 200 trilyon lira civarında faiz dışı harcamalarda bir açık programlanmış olmasına karşın sözkonusu dönemde yaklaşık 400 trilyon liralık fazla gerçekleştiğini kaydetti. Demiralp, ‘‘Dolayısı ile ocak ayında yaklaşık 600 trilyonluk bir faiz dışı fazla performansı sözkonusu olmuştur’’ diye konuştu.

Şubat ayında da konsolide bütçedeki gelişmelerin program doğrultusunda olumlu yönde geliştiğinin gözlendiğini belirten Demiralp, ilk üç aylık dönemde konsolide bütçe performansının programın ötesinde olumlu yönde gerçekleşeceğinin ve bunun da Türkiye'nin finansman durumunu daha da güçlendireceğini gösterdiğini kaydetti. Demiralp, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘‘Ocak ve şubat aylarında iç ve dış borçlanmada gerçekleşen olumlu gelişmelerin programdaki hedeflere ulaşılmasında olumlu bir rol oynayacağı ortaya çıkmıştır. Ocak ayındaki enflasyon oranının yüksek olması programın hedeflerini olumsuz yönde etkilemeyeceği, yıllık enflasyon hedeflerinin değişmesini gerektiren bir neden bulunmadığı, programın yıllık bazda planlanan rakamlarda gerçekleşeceği beklentisi sürdüğünden, enflasyonla ilgili değerlendirmeler ilk üç aylık gelişmeler dikkate alınarak yapılacak.

1999 yılının son 3 ayından başlamak üzere ekonomimizde görülen olumlu gelişmeler çerçevesinde ekonomik büyümenin programda belirtildiği şekilde yüzde 5 ile yüzde 5.5 arasında olması beklenmektedir.’’

ÖZELLEŞTİRME

Ekonomik istikrarın elde edilebilmesi ve programın hedeflerine ulaşabilmesi amacıyla özellikle tarım, ulaştırma, sosyal güvenlik ve enerji sektörlerinde programda yer alan hususların uygulanmasının sürdürülmesinin gerekli görüldüğünü anlatan Demiralp, özelleştirme gelirleri üzerinde de durulduğunu kaydetti. Özelleştirmeden 2000 yılında 7.6 milyar dolarlık bir gelir beklendiğini belirten Demiralp, Petrol Ofisi'nin yüzde 51'lik hisse satışı ile Tüpraş'ın yüzde 15'lik satışına ilişkin işlemlerin başlanmasının özelleştirmedeki gelişmeler açısından olumlu değerlendirildiğini kaydetti.

Demiralp, GSM satışlarından elde edilecek gelirlerin mart sonuna kadar gerçekleşemeyeceğinin anlaşıldığını ve bu gelirlerin ikinci 3 aylık dönem içinde gireceği şekilde programda değişiklik yapıldığını bildirdi. Demiralp, ‘‘Sözkonusu değişiklik ilk üç aylık performansımıza olumsuz bir etki yapmayacaktır’’ dedi.

Türk Telekom'un yüzde 20'lik hisse satışı çalışmalarının da bitirildiğini, satış işlemlerinin 2000 yılında bitirilmesinin sözkonusu olduğunu anlatan Demiralp, Türk Telekom'un 2000 yılında satış işlemlerinin tamamlanarak bitirilmesi ve bu gelirlerin Hazine'ye girmesinin program hedefleri açısından önemli bir husus olarak görüldüğünü söyledi.

İkinci niyet mektubu da yolda

HAZİNE Müsteşarı Selçuk Demiralp, Uluslararası Para Fonu'na (IMF) durum değerlendirmesi niteliğinde olan kısa bir niyet mektubu hazırlandığını söyledi.

Demiralp, hükümetin onayı alındıktan sonra bu mektubun IMF yetkililerine gönderileceğini ve IMF'nin yönetim kurulunda nisan ayı ortalarına doğru görüşüleceğini ve aynı tarihte kamuoyunun bilgisine sunulacağını kaydetti. Demiralp, şunları söyledi:

‘‘Son olarak Dünya Bankası ile görüşülmekte olan 750 milyon dolar tutarındaki ekonomik reform kredisi ile yine 1.5 milyar dolarlık kredinin birinci dilimi olan 750 milyonluk mali sektör uyum kredisinin programa uyumlu bir şekilde yönetilmesi için çalışmalar sürdürülmektedir. Tarım, enerji ve sosyal güvenlik sektörlerinin yeniden yapılanması çalışmalarını içeren ekonomik reform kredisi, mart sonundaki Dünya Bankası yönetim kurulu toplantısına yetiştirilmeye çalışılıyor. Mali sektör uyum kredisi de mayıs sonundaki Dünya Bankası'nın yönetim kurulu toplantısına yetiştirilmesi planlanıyor.’’

Cottarelli: Aşırı iyimser de olmayın

ULUSLARARASI Para Fonu (IMF) Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli, enflasyonu düşürmeyi amaçlayan ekonomik programın uygulanmasında, teorik olarak bir ‘‘aşırı iyimserlik riski’’nin bulunduğunu belirtti. Cottarelli, Hazine Müsteşarlığı'nda düzenlen ortak basın toplantısında, bir soruya karşılık, faiz oranlarındaki hızlı düşüş nedeniyle insanlar ve hükümetin rehavete kapılabileceğini, bunun örneklerinin başka ülkelerde görüldüğünü, bu ülkelerde hükümetlerin iyimserlik nedeniyle politikalarını gevşettiğini söyledi.

Şu ana dek Türk hükümetinde böyle bir gevşeme görülmediğini kaydeden Cottarelli, hükümetin faizlerdeki hızlı düşüşü programın iyi uygulanmasına bağladığını ve düşüşe rağmen uygulamadan taviz vermediğini ifade etti. Cottarelli, bir soru üzerine, enflasyon ile mücadelede psikolojik etkinin çok önemli olduğunu belirterek, Ankara temasları çerçevesinde uygulanmakta olan anti-enflasyonist programa güven olduğunu gördüğünü belirtti.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı