İmar'da müthiş tuzak

Hürriyet Haber
24.10.2003 - 01:54 | Son Güncelleme:

BDDK Başkanı Engin Akçakoca, ‘‘Uzanlar sizi tuzağa mı düşürdü’’ sorusuna, ‘‘Evet’’ yanıtını verdi. Akçakoca, ‘‘Ancak, onların hükümete ve bize kurduğu bir tuzağı da bozmuş olduk. Eğer İmar Bankası'na 14'e 4'ten el koysaydık, ertesi sabah 8 katrilyon lirayı ödememiz gerekirdi’’ dedi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Engin Akçakoca, İmar Bankası'nda 8 katrilyon lirayı aşan mevduat büyüklüğünü önceden göremedikleri için ‘‘tuzağa’’ düştüklerini söyledi. Akçakoca, ‘‘Ancak, anladığımız kadarıyla Uzanlar, bizim bankaya Bankalar Kanunu'nun 14'üncü maddesinin 4'üncü bendine göre el koyacağımızı düşünüp, ona göre plan yaptı. Amaçları 8 katrilyon lirayı aşan mevduat büyüklüğünü ertesi sabah ödemek zorunda kalmamızı sağlamaktı. Biz de onların bu oyununu bozduk. En azından zaman kazandık’’ dedi.

ÇEAŞ VE KEPEZ OLMASAYDI

BDDK ‘‘Türk Bankacılık Sektörünün Güçlendirilmesine Yönelik Çabalar ve İmar Bankası Olayı’’ raporunu kamuoyuna açıklarken Başkan Engin Akçakoca, İstanbul'da biraraya geldiği gazetecilerin sorularını yanıtladı. İmar Bankası'nda neden Bankalar Kanunu'nun 14'üncü maddesinin 4'üncü fıkrasının uygulanmadığı sorusuna, ‘‘bu pahalı bir çözüm olurdu’’ yanıtını veren Akçakoca, bankanın bugün dahi ortada defterinin, bilançosunun bulunmadığını söyledi.

Karar alındığında duble kayıt olduğunun da bilinmediğini belirten Akçakoca, defteri kebir hesaplarında oynama yapıldığını, şube defterlerinin Genel Müdürlük'te manipüle edildiğini kaydetti. ‘‘10-15 kişilik bir olay. Enformasyon teknolojisi muhteşem bir şekilde kullanılmış’’ dediği İmar Bankası'ndaki açığa Hazine bonosu satışlarının gözden nasıl kaçtığına ilişkin olarak da ‘‘ÇEAŞ ve Kepez olmasaydı daha da gözden kaçabilirdi. Katrilyonlarca liralık işlem içinde açığa satışın tespiti pem mümkün değil’’ diye konuştu. İmar Bankası olayı için ‘‘tuzak’’ diyen Akçakoca, bu durumu şöyle açıkladı:

‘‘Uzan Grubu, İmar Bankası'ndaki çifte kayıttan BDDK'nın haberinin olmadığını bildiği için, doğal olarak BDDK'nın bundan önceki 20 bankaya yaptığı gibi İmar Bankası'nı da Fon'a alacağını zannetti. Böylelikle, Fon'a alınışının ertesi günü çifte kayıtla karşılaşacak olan Fon'un ve dolayısıyla hükümetin kendileri ile anlaşma zemini arayacağını tahmin etmiş olmalıydı. Ancak BDDK Fon'a almak yerine bankanın tasfiyesine karar verince böyle bir olasılık devre dışı kalmış oldu. BDDK'yı ve hükümeti çifte kayıt nedeniyle tuzağa düşürmekisterken kendi kazdıkları kuyuya düşmüş oldular. 20 bankada olduğu gibi İmar Bankası hisselerini Fon'a almış olsaydık, ertesi gün de kapıda 8 katrilyon lira para veren mudileri görseydik, o günkü nakit ihtiyacını karşılamada zorlanacaktı sistem. Daha değişik sıkıntılara yol açacaktı, faiz, borçlanma gibi. Dolayısıyla o beklediklerini yapmamış olmakla biz ciddi bir şekilde sistemi tesadüfen de olsa büyük bir rizikodan kurtardık. O bu tuzağı kurmuştu bize. Biz 16'ya 1, yani doğrudan tasfiyesini istemek suretiyle buradan sıyrılmış olduk. Ama netice itibariyle duble kayıt nedeniyle biz de açığa düştük.’’

KALPTEN GİDERDİK

‘‘BDDK, bilançoya bakarak kabul ettiği tasarruf mevduatıile aniden ortaya çıkan mevduata bakarak arasındaki farkı ödemem diyebilir miydi’’sorusu üzerine ise şöyle konuştu:

‘‘Diyebilirdi belki ama büyük bir kaos olurdu. Ertesi gün 171 şubenin kapısında 378 bin mudi senin hiç görmediğin, bilmediğin mevduat cüzdanlarıyla gelip senden 8 katrilyon lira istiyor 750 trilyon lira yerine. Hepimiz kalpten giderdik herhalde.’’

Uygulanacak prosedüre ilişkin ise, mudiye ödeme yapıldığında, mudi adına iflas masasına yazılarak şahsi iflasın istendiğini belirten Akçakoca, ‘‘Bundan sonrası artık yargının işi’’ dedi. Akçakoca, ödemeleri yaptıktan sonra iflas masasına öncelikli alacaklı olarak yazılacaklarını, tedbir koydurdukları malların mülkiyetinin kendilerine geçmesi için girişimlerde bulunacaklarını bildirdi.

Cem Uzan'ın yaptığı son açıklamaların hatırlatılması üzerine, ‘‘Cem Uzan gelip bize söylemiyor, hükümete söylüyor’’ diyen Akçakoca, hakim ortağın ödeme için kendilerine başvurması halinde ne yapılacağına ilişkin olarak da ‘‘Öyle bir talep yok, görüşmüyoruz, '8 katrilyon lira cebimde, geliyorum' derse, gel paranı öde deriz tabii’’ dedi.

İmar’ın bilançosunu henüz bulamadık

BDDK Başkanı Engin Akçokoca, İmar Bankası'nda sadece mevduat ve DİBS hesaplarına ulaşabildiklerini belirtirken, ‘‘Bilançoyu henüz bulamadık’’ dedi. Dün düzenlenen basın toplantısı ile hazırlanan raporlar BDDK Başkan Yardımcısı Ercan Türkan ve Fon Başkan Yardımcısı Nebil İlseven tarafından sunulurken, BDDK Başkanı Engin Akçakoca da bazı sorulara yanıt verdi. İmar Bankası'nda sadece sadece mevduat ve DİBS hesaplarına ulaşılabildiğini belirten Akçakoca, ‘‘Önceki yılın kayıtlarına ulaşmak zaten mümkün değil’’ dedi. Banka bilançosunda 170 günden geriye gitme imkanı zaten mümkün olmadığını söyleyen Akçakoca, ‘‘Gün be gün geri giderek bilançoyu oluşturacağız ama geriye gidilmesine ilişkin kayıtlara da zaten şu anda ulaşamadık’’ dedi. Kayıt yok edildiğini ve karartıldığnı söyleyen Akçakoca, ‘‘Dolayısıyla bir mevduat ve bunun dışında başka pasif varsa bunun karşılığı, hangi kaynaklarda kullanıldığı, nerelere plase edildiği de şu anda görülebilir durumda değil ’’ diye konuştu.

İmarzede'ye ödeme bayramdan önce

Raporlarda, ödemelere ilişkin kararname taslağının 12 Eylül'de Hazine Müsteşarlığı'na gönderildiği hatırlatılarak ‘‘Kararnamede belirtilecek usul ve esaslara uygun olarak ve bütçe imkanları çerçevesinde ödemeler yapılacaktır’’ denildi. Başkan Akçakoca ise, basın toplantısında ‘‘Ödemelerin ne zaman yapılacağına ilişkin öngörünüz var mı’’ sorusuna ‘‘Yok’’ yanıtını vermekle birlikte, bir gece önce yaptığı sohbet toplantısında yine buna yönelik bir soru üzerine mudilere ödemenin bayramdan önce başlayabileceği görüşünü dile getirdi.

Bu arada raporda BDDK'nın DİBS mağdurlarına ödeme yapılması konusuna da olumlu baktığı ve bu konudaki önerilerin Hazine'ye iletildiği belirtildi. Toplantıda bu durumu hatırlatan Akçakoca, ‘‘Olumlu bakıldığını da tahmin ediyorum. Ama hükümetin bileceği bileceği bir iş’’ diye konuştu.

Ödemeleri Uzanlar engelledi

İmar Bankası'nın mevcut bilanço verileri çerçevesinde, banka Fon'a geçtikten iki hafta içinde mutabakat çalışmalarının tamamlanacağı ve bunun ardından da mudilere ödemelere başlanacağı kamuoyuna duyuruldu. Ancak TMSF ve BDDK'nın bankanın resmi kayıtlarına ulaşması Uzan Grubu'nca engellendi. İlk incelemeler sonucunda, işlemlerin kayıt dışı bırakıldığı veya eksik beyan edildiği, gerçek mevduat rakamının kamu otoritelerinden gizlendiği ortaya çıktı. Bu nedenle kamuoyuna ilan edilen süreç uzadı. Banka kayıtlarına ulaşılması engellenirken şu yöntem izlendi:

‘‘Bankanın bilgi-işlem sistemiUzan Grubu'na bağlı Merkez Yatırım tarafından sağlanıyordu. Bu şirket aynı zamanda bankanın ortakları arasında yer alıyor. BDDK banka kayıtlarını talep ettiğinde, Merkez Yatırım'daki canlı kayıtlar ve yedekleme sistemleri tamamen kapatıldı. Kilit konumdaki yöneticilerin toplu halde istifa ettikleri için durdurulan bilgi-işlem raporlarının ikamesi de mümkün olmadı. Bunun üzerine genel müdürlüğe ve bazı şubelere incelemeye gidildi, ele geçirilen ve deşifre edilen bilgisayar kayıtları yeterli olmayınca mudilerden belge derlenmesine başladı. 4 Ağustos'tan 1 Eylül'e kadar incelenen bu belgelere göre, BDDK'ya son raporlama tarihinde (25 Haziran) 746.9 trilyon lira olarak bildirilen tasarruf mevduatı tutarının 8.144 trilyon lira olduğu ortaya çıktı. Bu büyüklükteki bir ödemenin TMSF kaynaklarıyla karşılanması mümkün olmadığı için Hazine ve Hükümetin devreye girmesi gerekti.’’

En az 31 yıl hapis cezası

BDDK'nın yaptığı tespitler sonucu İmar Bankası'nın hakim ortaklarına ve üst düzey yöneticilerine yöneltilen suçlamaların cezai müeyyidesi, kanundaki en düşük ceza gözününe alındığında 31 yılı buluyor.

SPK'ya eleştiri

BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu) raporunda, mevzuata aykırı işlemler aktarılırken, DİBS (devlet iç borçlanma senetleri) işlemlerinde SPK üstü örtülü bir biçimde suçlanıyor. Raporda, Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) görevleri hatırlatılarak, şöyle deniliyor:

‘‘SPK, sermaye piyasasını ilgilendiren her türlü iletişim araçlarıyla yapılan yayın, duyuru ve reklamları izlemek ve bunlardan yanıltıcı olduğu tespit edilenleri yasaklamak ve gereği yapılmak üzere ilgili kuruluşlara bildirmekle yükümlüdür.’’
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı