Gündem Haberleri

    İmamların yüzde 30'u okuma yazma bilmiyor

    Hürriyet Haber
    11.01.2002 - 16:45 | Son Güncelleme:

    Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’, ‘‘Yerleşik Halk İnançları ile Din Eğitimi Arasındaki İlişki’’ konusunda, 700 din görevlisini kapsayan bir araştırma yaptı. Araştırmaya göre, imamların yüzde 30’u Türkçe okuma yazma bilmiyor.

    YYÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. İlhan Yıldız tarafından yapılan araştırma çerçevesinde, Van’daki Abdurrahman Gazi ve Sofu Baba türbeleri başta olmak üzere bir çok türbede gözlem de yapıldı. Sözkonusu yerlerin, batıl inançlardan medet uman insanlarla dolup taştığı, bunların arasında öğretmen, mühendis gibi üniversite mezunu kişilerin de bulunduğu görüldü.

    İlhan Yıldız, Van yöresinde batıl inancın kronik hale geldiğini bunun gelenek ve görenek olarak görülmeye başlandığına dikkat çekerek,’’İnsanlar dini gerçek anlamda bilmedikleri için bir takım insanlardan medet ummaktalar. Örneğin bir öğretmen şifa bulacağı ümidiyle Abdurrahman Gazi Türbesine zeka özürlü oğlunu getirmiş, boynuna ip bağlayarak türbenin etrafında sürüklemiştir. Bir takım yerlerden dini öğrenmiş imamlar da, bu inançlardan fayda sağlayıp bu işi ticarileştirmektedirler’’ diye konuştu.

    İMAMLARIN EĞİTİM DÜZEYİ DÜŞÜK

    Yıldız, 700 din görevlisini kapsayan araştırmada, imamların yüzde 15’inin sivil din kurumlarında eğitim gördüğünü, eğitim oranın çok düşük olduğunu, imamların yüzde 30’unun ise Türkçe okuma yazma bilmediğini tespit ettiklerini anlatarak, araştırmayla ilgili şu bilgiyi verdi:   

    ‘‘İmamların bazıları araştırmayı yürütmek üzere kendilerine verdiğim anket formlarını doldurmakta güçlük çektiler. Doğru dürüst Türkçe bilmiyorlar. Dini bilgileri anlatırken, Arapça ve Kürtçe konuşuyorlar. Türkiye genelinde diyanet teşkilatının yüzde 80’i ilkokul ya da lise mezunudur.’’

    HALK EĞİTİMLİ DİN ADAMI İSTİYOR

    Yıldız, araştırma sırasında görüştüğü halkın, yaygın din eğitim kurumu olarak gördüğü cami görevlilerinin en az öğretmenler kadar eğitimli olmasını istediklerini ifade ederek, şöyle devam etti:

    ‘‘Türkiye’de hala 3-4 bin civarında iş bulamayan ilahiyat fakültesi mezunu bulunmaktadır. Diğer taraftan imam hatip lisesi mezunları halen imamlığa alınıyor. İmam hatip lisesi mezunları için belirlenen kontenjan, ilahiyat fakültesi mezunları için belirlenen kontenjandan daha fazladır. Halk, imam hatip liselerinden mezun olan imamları ‘‘dinden’’ geleneksel din kurumlarında eğitim görmüş imamları ise ‘‘dünyadan’’ habersiz diye nitelendirmektedir.’’

    KADIN VAİZLER ATANMALIDIR

    ‘‘Yerleşik halk inançlarının hem yaşanmasında, hem de korunmasında kadınlar önemli roller üstlenmişlerdir’’ diyen Yıldız, Yerleşik halk inançları ile mücadelede başarı isteniyorsa, kadın vaizlerin sayısının arttırılması, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın acilen ilahiyat fakültesi mezunu kadın vaizleri atayarak kadınların yeterli din eğitimi almasını sağlaması gerektiğine dikkat çekti.

    YENİ İBADET ŞEKLİ

    Yıldız, türbe ziyaretleri ile yeni bir ibadet şeklinin ortaya çıktığına da işaret ederek şunları kaydetti:

    ‘‘İnsanlar türbeye giderek psikolojik olarak rahatlamakta ve ibadet etmiş gibi huzurlu bir şekilde evlerine dönmektedirler. Örneğin, caminin avlusunda veya civarında bulunan türbeye gelen ziyaretçiler ezan okunduğu halde namaza gitmemekte, ancak ibadet etmiş hissi ve hazzıyla oradan ayrılmaktadırlar. Yerleşik halk inançlarının en tehlikeli boyutu budur.’’

    Ekonomik canlılığı oluşturacak akılcı koşulları sağlamadan, Türkiye’de arzulanan modern yaşamın gerçekleşemeyeceğini belirten Yıldız, ‘‘Batıl inançlar aracılığıyla insan beynine çöreklenmiş yoksulluk felsefesi mikrobu çıkarılmadıkça hiç bir ekonomik gelişme olamaz’’ dedi. 

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı