Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İmamın hukuk savaşı

    Oya Armutçu / Ankara
    30.07.2007 - 09:50 | Son Güncelleme: 30.07.2007 - 11:12

    Diyanet İşleri Başkanlığı Antalya'nın Kaş ilçesi Gökçeören Köyü'nde vekil imamlık yapan Ahmet Akpınar hakkında önce soruşturma açtı.

    Soruşturma sonunda imam kıyafetini giymediği, bazı namazları kıldırmadığı, yöredeki düğünlerde içki içip, oyun oynadığı tespitleri üzerine Akpınar'ın işine son verildi. Vekil imam, Diyanet İşleri'nin bu kararına karşı Antalya İdare Mahkemesi'nde dava açtı. İdare Mahkemesi Akpınar'ın davasını reddetti. Akpınar red kararını Danıştay 12.Dairesi'ne temyiz etti. Daire de Akpınar'ın iş akdine son verilmesi işleminde usul eksikliği yapıldığı gerekçesiyle yürütmesini durdurdu. Bu gelişmenin ardından, Diyanet usul eksikliğini gidererek, yürütmeyi durdurma kararına bir üst kurul olan Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nda itiraz etti. Akpınar hakkındaki kararı önümüzdeki günlerde kurul verecek. Diyanet İşleri Başkanlığı Akpınar'ın itikat, ibadet tavır ve hareketleriyle İslami törelere uygunluk vasfını kaybettiği ve iş akdinin feshinin hukuka uygun olduğunu savundu. Akpınar ise dilekçesinde şu ifadelerle kendisini savundu:

    "Dört yıldır vekil imamım. Bu süre içerisinde, mesleğin gerektirdiği özen ve ihtimamı eksiksiz olarak gösterdim. Anayasa tarafından güvence altına alınan laiklik ilkesi uyarınca, laik bir cumhuriyet memuru olarak görevimi sürdürdüm. Dinin gerektirdiği kılık kıyafetleri giydim ve ona uygun tavır ve hareketlerde bulundum. Görev saatlerim dışında ise çağdaş ve laik insanların giyim, kuşam, tavır ve hareketleri içinde yer aldım. Bu özelliklerimle, devlet memurlarında aranan niteliklere sahip bir kişiyim. Bu yapımdan rahatsız olan kişiler, aleyhime tanıklık yapmıştır. Ülkede, kamu kurumlarına dini yaşamı çağrıştıran kılık ve kıyafetle girilemeyeceği tartışılırken, benim bir devlet memuru olarak İslam törelerine uygunluğumu kaybettiğim iddiasıyla işten çıkarılmam ciddi bir çelişkidir. Görevden alınmama gerekçe gösterilen iddialar, iş sonrası davranışlarım ile kılık ve kıyafetimle ilgilidir. Ben, iş saati dışında takım elbise, kravat ve boyalı ayakkabı giyerim. Günlük tıraşımı da olurum. Eğer yapılan yanlış bu ise, Anayasa’da güvence altına alınan haklar ne anlama gelmektedir? Halkla birebir ilişki ve samimi diyaloglar kurdum. Bu yaşam biçimim, bazı çevrelerde rahatsızlık yaratmış olabilir. Hiçbir zaman alkollü içki kullanmadım."

     

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı