"Oya Armutçu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Oya Armutçu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Oya Armutçu

İmam nikahı cezası ertelenemez

FATİH ve Eyüp belediyesinin muhafazakar aile danışmanı Sibel Üresin, “İmam nikahlı 2,3 ve 4. eş yasal olsun” önerisi büyük tartışma yaratırken, resmi nikahla evlenmeden, imam nikahı kıymak eski TCK’daki gibi yeni TCK’ya göre de hala suç.

Bu suçun cezası, “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kapsamında da ertelenemiyor. Çünkü, yasal ve anayasal engel var.
Yargıtay’da geçtiğimiz günlerde bu konuda çarpıcı bir örnek karar verdi. Bingöl’den, Ankara’ya kadar uzayan imam nikahı davası bakın şöyle gelişti:

İmam nikahıyla  ikinci kez evlendi

Resmi nikahlı ve yedi çocuklu A.B, Eylül 2003’te 18 yaşından küçük Ö.B. ile rızasıyla birlikte oldu ve imam nikahı yaptı. Çifte, dava açıldı. Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde eski TCK’ya göre “Evlenmenin resmi işlemini gerçekleştirmeden dinsel tören yapma” suçundan sanık oldular.

Kadının cezası paraya çevrildi

Yerel Mahkeme, iki sanığın bu suçunu sabit gördü. İnkar etmelerini ise “ceza almamak için yapılmış savunma” olarak değerlendirdi. Ö.B’nin 15-18 yaş grubunda olmasını ve “iyi halini” gözönüne alan mahkeme 25 gün hapis cezası verdi ve cezasını paraya çevirdi.

Mahkeme erkeğe ceza verdi

Mahkeme, yedi çocuklu ve resmi nikahlı olmasına rağmen ikinci eşini kaçırarak evlenen sanık A.B’yi ise cezalandırdı. Sanığa “Evlenmenin resmi işlemini gerçekleştirmeden dinsel tören yapmak” suçundan 1 ay 20 gün hapis cezası verildi. Kişiliği, pişman olduğuna dair bir halinin gözlemlenmemesi karşısında mahkeme, imam nikahı sanığı kocanın cezasını para cezasına çevirmedi ve ertelemedi. Sanığa “reşit olmayan kızla cinsel ilişkiye girme” suçundan açılan dava ise şikayetten vazgeçildiği için düştü.
Karar temyiz edildi. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, mahkemenin, CMK’nın 231. maddesiyle getirilen iki yıl ve altındaki suçlar için öngörülen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” uygulanamasının tartışılmasını istedi ve bozma kararı verdi.

 Başsavcılıktan “Anayasal engel” itirazı

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 21 Ocak’ta hükmün açıklanmasının ertelenmesi hukuki kurumundan yasal ve anayasal engel nedeni ile imam nikahı ile evlenme suçunu işleyenlerin yararlanamayacağı gerekçesiyle Yargıtay Ceza Genel Kurul’na itiraz etti. İtirazda, “Anayasanın 174. maddesinde koruma altına alınan İnkılap Kanunları’nda yeralan suçlarla ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu uygulanamaz” denildi.

Kurul itirazı kabul etti

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Başsavcılığın itirazını 10 Mayıs’ta toplantıda görüşüp kabul etti. Kurul, Medeni Kanun’un, “resmen evlenmeden imam nikahı kıymak” suçunun Anayasa’da koruma altına alınan İnkilap Kanunlarında yeralan suçlardan olduğuna dikkat çekti. Bu suçlar için “hüküm açıklanmasının geri bırakılması” yoluna gidilemeyeceğine karar verildi. Kurul, “Anayasanın 174. maddesinde koruma altına alınan İnkılap Kanunları’nda yeralan suçlarla ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılması yoluna gidilemez” dedi. Sanık A.B’yi ise zamanaşımı kurtardı. Kurul, imam nikahı davasıyla ilgili olarak açılan da davayla ilgili zamanaşımından düşme kararı verdi.
Yedi çocuklu resmi nikahlı kocayı, imam nikahı ile ikinci kez evlendiği için  hapse girmekten zamanaşımı kurtardı.

X