Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İmam Hatip'in önü açılıyor

    Hürriyet Haber
    07.10.2003 - 11:26 | Son Güncelleme:

    ÖSS'de değişiklik yapacak kanun TBMM'ye sevk ediliyor. Yeni kanun, İmam Hatipler'in de dahil olduğu meslek lisesi mezunlarının üniversiteye giriş koşullarını değiştiriyor.

    Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) puanlarının hesaplanmasında kullanılan katsayılarda değişiklik öngören kanun tasarısının, bugün TBMM'ye sevk edileceğini bildirdi.

    Tasarıda, meslek lisesi öğrencilerinin şikayetlerine konu olan katsayı sorunu başta olmak üzere üniversiteye giriş ile ilgili esaslar yeniden düzenleniyor.
      
    Tasarıya göre, üniversiteye girişte adayların, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi'nin (ÖSYM) yapacağı sınavdan alacakları puanın yüzde 2'si ile diploma notlarının çarpımından bireysel başarı puanlarıelde edilecek. Bireysel başarı puanları adayların ÖSYM'nin yaptığı sınavdan aldıkları puana eklenecek ve üniversitelere yerleştirme bu puanla yapılacak.
      
    2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, mevcut kanunda YÖK'ün görevlerini düzenleyen bazı maddelerde değişiklik öngörüyor.
      
    Söz konusu kanunun ''Yükseköğretim Kurulu'nun Görevleri'' başlıklı 7. maddesinin (h) bendinde yapılan değişiklikle, YÖK'ün, üniversitelere kabul edilecek öğrencileri se ve kabul etme ile ilgili esasları belirleme'' yetkisi kaldırılıyor.
      
    Mevcut kanundaki, YÖK'ün ''Üniversitelerin her eğitim-öğretim programına kabul edeceği öğrenci sayısı önerilerini inceleyerek kapasitelerini tespit etmek; insan gücü planlaması, kurumların kapasiteleri ve öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda ortaöğretimdeki yönlendirme esasları da dikkate alarak öğrencilerin seçilmesi ve kabul edilmesi ile ilgili esasları tespit etmek'' şeklindeki görevi; kanun tasarısında, ''Üniversitelerin her eğitim-öğretim programına kabul edeceği öğrenci sayısı önerilerini inceleyerek kapasitelerini tespit etmek ve insan gücü planlaması yapmak'' olarak değiştirildi.
       
    BİREYSEL BAŞARI PUANI
       
    Yürürlükteki kanunda ''yükseköğretime giriş''i düzenleyen 45. maddenin (a) fırkasında yapılan değişiklikle, yükseköğretim kurumlarına girişte esas alınacak puan türleri ve bu puan türlerinin sınavdaki ağırlıkları, bireysel başarı puanının tanımlanması ve bu puanın yerleştirme puanına ilave edilmesine ilişkin usul ve esaslar belirlendi. Kanun tasarısındaki düzenleme şöyle:
      
    ''Yükseköğretim kurumlarına ÖSYM'nin yapacağı sınavla girilir. Sınav sonuçları, bütün adayların ortaöğretimdeki başarıları dikkate alınarak değerlendirilir. Adayların yükseköğretim programlarına yerleştirilmelerinde puanlamalar; sözel, sayısal, eşit ağırlık ve yabancı dil olmak üzere dört puan türü esas alınarak yapılır.
      
    Sözel puanın yüzde 45'ini Türkçe, yüzde 40'ını Sosyal Bilimler ve yüzde 15'ini Matematik; sayısal puanın yüzde 20'sini Türkçe, yüzde 40'ını Matematik ve yüzde 40'ını Fen Bilimleri; eşit ağırlıklı puanın yüzde 40'ını Türkçe, yüzde 35'ini Matematik ve yüzde 25'ini Sosyal Bilimler; yabancı dil puanının yüzde 30'unu Türkçe, yüzde 10'unu Sosyal Bilimler ve yüzde 60'ını yabancı dil puanları oluşturur.
      
    Bireysel başarı puanı, adayın 5'li sisteme dayalı ortaöğretim diploma notu ile ÖSYM'nin yapmış olduğu sınavdan aldığı puanın yüzde 2'sine karşılık gelen sayının çarpımıyla elde edilir. Bütün adaylar için yükseköğretim programlarına yerleştirme, her bir adayın ÖSYM'nin yaptığı sınavdan aldıkları puana, bireysel başarı puanı eklenerek ÖSYMtarafından gerçekleştirilir.''
       
    SAYI VE TARİHİ BAKANLIK BELİRLEYECEK
       
    Tasarıda, ''yükseköğretime giriş sınavı sayısının, tarihinin, diploma notunun 5'lik sistemin dışında bir puanlama yöntemiyle hesaplandığı ortaöğretim kurumlarında diploma notunun beşlik sisteme uyarlanmasının, ortaöğretimde bir mesleğe veya belli sanat dallarına yönelik programların yükseköğretimdeki devamı niteliğindeki programlarile yükseköğretim programlarının puan türlerine göre belirlenmesinin ve diğer hususlara ilişkin usul ve esasların Milli Eğitim Bakanlığı'nca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği'' kaydedildi.
      
    ''Yükseköğretim programlarına yerleştirmede, bu maddede yer verilenler dışında herhangi bir ölçüt dikkate alınmaz'' hükmü de tasarıda yer aldı.
       
    ÖSYM'NİN GÖREVİ
        
    YÖK Kanunu'ndaki, ''ÖSYM'nin görev ve işleyişi ile ilgili'' düzenlemelerin yer aldığı 10. maddenin ikinci fıkrasındaki ''ÖSYM, yükseköğretim kurumlarının isteği üzerine yükseköğretim kurumlarına anket, doçentlik sınavları dahil her düzeyde sınav ve değerlendirme ile öğrenci kayıt işlemlerini ve Yükseköğretim Kurulu'nca verilecek diğer işleri yapar'' hükmü de şöyle değiştirildi:
      
    ''ÖSYM, yükseköğretim kurumlarına öğrenci alınması amacıyla öğrenci seçme ve yerleştirmeye ilişkin sınavları hazırlayan ve yapan, kamu veya özel sektör kuruluşlarının talepleri doğrultusunda personel veya öğrenci seçilmesi ve yerleştirilmesine ilişkin sınavlar düzenleyen bir kuruluştur. Bu sınavlar ve yerleştirme işlemleri, ilgili kurum ve kuruluşlarla doğrudan işbirliğini sağlayan protokollerçerçevesinde yürütülür.''
       
    GEREKÇE
        
    Kanun tasarısının gerekçesinde, yükseköğretime girişin başta yükseköğretim kurumlarına girmek isteyen gençler ve aileleri olmak üzere toplumu yakından ilgilendirdiği belirtildi. Yükseköğretime girişte uygulanan hesaplama yöntemleri nedeniyle bu konunun toplumda huzursuzluklara yol açtığı ve mağduriyetlere neden olduğu kaydedilen gerekçede, şöyle denildi:
      
    ''Yükseköğretime giriş sistemindeki huzursuzlukları ortadan kaldırmak için, eşitlik esasına göre, adil, objektif ölçütlere dayalı bir giriş sisteminin getirilmesi, toplum barışı açısından zorunlu halegelmiştir.
      
    Bu kapsamda, Anayasa'nın ilgili hükmü çerçevesinde yükseköğretime girişe ilişkin puanlama sistemi ile ortaöğretim başarısının yükseköğretime girişe yansıtılması hususunda objektif düzenlemeler yapılması gereği ortaya çıkmıştır. Bu tasarıyla yükseköğretime girişteeşitsizliği ortadan kaldırmak için ortaöğretimlerini bitiren gençlerimizin mezun oldukları alan/bölüm ve kol farkı gözetilmeksizin değerlendirmeye alınmaları ve öğrencilerin ortaöğretimdeki başarılarını da gözeten bir uygulama ile bu sorunların giderilmesi amaçlanmaktadır.''

    BAKAN ÇELİK: KATSAYI MESELESİ ARTIK KANGREN OLDU

    Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Yükseköğretim Kanunu'nda katsayılarla ilgili yapılacak değişiklik konusunda, ''Katsayı meselesi Türkiye'de artık kangren oldu. Biz liselerimizle ilgili büyük bir mağduriyeti gideriyoruz'' dedi.
      
    Çelik, bazı çevrelerin imam hatip liseleri konusunda endişe ettiğini belirterek, ''(İmam hatipler şu olmasın, bu olmasın) diye bir endişeden dolayı ülkedeki bütün mesleki ve teknik eğitimin kendi haline bırakılmasına veya her geçen gün kan kaybetmesine müsaade edemezsiniz'' diye konuştu.
      
    Milli Eğitim Bakanı Çelik, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Hilmi Bengi'yi ziyaret etti. Görüşmede, meslek liseleri ve üniversiteye girişte katsayılarda değişiklik öngören kanun tasarısı da gündeme geldi.
      
    Çelik, ÖSS'ye başvurularla ilgili takvimi göz önünde bulundurarak böyle bir tasarı hazırladıklarını bildirdi.
      
    Yükseköğretim Kanunu'nda yapılacak değişikliklerle ilgili 80-90 maddelik tasarının TBMM'de Genel Kurul'a gelmesinin zaman alacağına işaret eden Çelik, ''Bunun yaşanmaması için bu düzenlemeyi müstakil olarak yaptık. Kılavuz basıldığı zaman bunun geri dönüşü zor olur'' diye konuştu.
      
    Kanun tasarısının Üniversitelerarası Kurul Alt Komisyon çalışmasında gündeme gelmediğini ifade eden Çelik, şunları söyledi:
      
    ''Biz liselerimizle ilgili büyük bir mağduriyeti gideriyoruz. Meslek liselerini teşvik etmek, mesleki ve teknik eğitimi ayağa kaldırmak bizim görevimizdir. Dolayısıyla hangi tür lisemizin ne yapması gerektiği aslında bizim yetki alanımız içindedir. Sınavları yine ÖSYM yapacak. Ama hangi lisenin hangi yükseköğretim programıyla ilişkilendirileceği bir yönetmelikle belirlenecek. Biz bu yönetmeliği hazırlarken yine ÖSYM'nin, YÖK'ün görüşünü alacağız. Katsayı meselesi Türkiye'de artık kangren oldu. Bunun çözülmesi gerekiyor ve biz bunu bu nitelikteki düzenlemeyle çözüyoruz.''
       
    ''PROGRAMIMIZDA İMAM HATİP YOK''
       
    İletişim meslek, elektronik-elektronik, ticaret-turizm ve diğer birçok bölümden mezun olanların alanlarıyla ilgili bölümlere gidemediklerini, bunu doğru bulmadığını vurgulayan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
      
    ''Bütün kilitlenme noktası, özellikle bazı çevrelerin duyarlılığı imam hatip meselesinden dolayıdır. Siz (imam hatipler şu olmasın, bu olmasın) diye bir endişeden dolayı ülkedeki bütün mesleki ve teknik eğitimin kendi haline bırakılmasına veya her geçen gün kan kaybetmesine müsaade edemezsiniz. Bırakın kan kaybetmeyi sabit kaldığını düşünün. Sabit kalması da bizim işimize gelmez.
      
    Defalarca söyledim. Benim programımda da, hükümetin programında da kesinlikle özel olarak bir imam hatip yoktur. Mesleki ve teknik eğitimi bir bütün olarak görmemiz lazım. Mesleki ve teknik eğitimde Türkiye çapında 100'e yakın programımız var. Bu 100 içinde imam hatip bir tanedir. Gelip gelip buraya takılmanın hiçbir anlamı yok. Geçmişte lise mezunları bir yükseköğretim kurumuna o yükseköğretim programının istediği puanı almak şartıyla girebiliyordu. Elektrik mühendisliğinin gerektirdiği puan türü sayısal puansa, bu başarıyı elde ettikten sonra insanlara mani olmanın bir anlamı var mı?''
      
    Mesleki teknik eğitimin genel ortaöğretim içindeki oranının yüzde 34 olduğunu ifade eden Çelik, 822 bin öğrencinin mesleki eğitim gördüğünü belirtti. Çelik, ''Bunun yüzde 8'i imam hatiplerden oluşuyor. Yani 62 bini imam hatip öğrencisi, yüzde 92'si başka. Ortaöğretimde öğrenci sayısının 3.5-4 milyon olduğunu göz önünde bulundurursanız sadece 62 bini imam hatipli'' diye konuştu.
      
    Çelik, uzun süredir artık yeni imam hatip okulları açılmadığını ifade ederek, ''öğrenci sayısının astronomik şekilde artacağı endişesinin doğru olmadığını'' söyledi. Çelik, bu yıl öğrenci sayısında artış olduğu yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine, ''Artış varsa bütün mesleki ve teknik eğitimde var. Bu, katsayı meselesinin hallolacağı beklentisiyle olmuş bir şeydir'' dedi.
       
    ''KANDIRMANIN GEREĞİ YOK''

       
    ''Meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş hakkı verildiği için meslek liselerinden mezun olanların engellenmediği'' yönünde açıklamalar bulunduğunu kaydeden Çelik, şunları söyledi:
      
    ''Birbirimizi kandırmanın anlamı yok. Meslek yüksekokullarının durumu ortada. Türkiye'de kağıt üzerinde 605 tane meslek yüksekokulu var, bunun 475 tanesi faaldir. Bu sene birçok meslek yüksekokulu öğrenci bulamadı çünkü müracaat olmadı. Meslek yüksekokullarının altyapısı, bazılarını tenzih ediyorum, öğretim kadrosu çok zayıftır. Öğretim elemanlarının büyük çoğunluğu doktoralı değildir.

    Meslek yüksekokullarının büyük çoğunluğu ilçelerdedir. Türkiye'de ara eleman yetiştirmek yerine aralıkta kalacak eleman yetiştiriyoruz. Meslek yüksekokulları öğrenciler tarafından artık mesleksizlik yüksekokulu gibi algılanıyor. Böyle olunca çok az tercih ediliyor. Onun için mesleki teknik eğitimi ayağa kaldırmak, özendirmek, cazip hale getirmek mümkün değil.
      
    Katsayı problemi kalkınca öğrenci şöyle düşünecek: Ben meslek okuluna giderim bir meslek sahibi olurum, eğer gayret gösterirsem üniversiteye de girerim.
       
    ''HER MEZUN HER BÖLÜME GİREMEYECEK''
       
    Üniversite sınavında diğer lise öğrencileri düzeyinde puan alan meslek okulu öğrencisi çok azdır. Yüz öğrenciden belki 2'si alıyor. Ama bu 2 kişi de olsa, 2 kişinin de önünü kapattığınız zaman, bu,  meslek okullarına yönelişi maalesef azaltıyor.''
      
    Bakan Çelik, tasarı kanunlaştıktan sonra çıkarılacak yönetmelikle hangi tür mesleki lisenin hangi yükseköğretim programıyla ilişkilendirileceği konusunda düzenleme yapılacağını bildirdi. Çelik, ''Bu, her meslek okulundan mezun olan öğrencinin bütün yükseköğretim programlarına girebileceği anlamına da gelmiyor. Bunu ÖSYM ve YÖK ile görüşerek yapacağız'' diye konuştu.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı