"Mehmet Y. Yılmaz" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mehmet Y. Yılmaz" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mehmet Y. Yılmaz

İmam hatip açarak olmuyor

Ülkelerin eğitim sistemlerinin işleyişini ve başarısını diğer ülkeler ile kıyaslayabilmelerine olanak vermek için 1995’ten bu yana bir araştırma yapılıyor.

Uluslararası Fen ve Matematik Çalışması (Trends in International Mathematics and Science Study-TIMSS) her 4 yılda bir yenileniyor.
IEA isimli uluslararası bir kuruluş tarafından yapılan bu araştırma 4. ve 8. sınıf öğrencilerinin fen ve matematik alanındaki başarılarını ölçüyor.
Bu araştırmanın sonuncusu 2011 yılında yapıldı.
50 ülke arasında Türkiye, matematik eğitimi başarısında 35. sırada.
Listenin ilk sıralarında Singapur, Güney Kore, Hong Kong, Taipei, Japonya, Kuzey İrlanda, İngiltere, Rusya, ABD gibi ülkeler var. Hemen hepsi teknoloji ve bilgi üretip ihraç eden ülkeler bunlar.
50 ülkenin başarı sıralamasında Türkiye’nin yeri 35’incilik ve TIMSS başarı ortalamasının da sekiz sıra altında.
Bizden daha kötü durumda olan ülkeler şunlar: Azerbaycan, Şili, Tayland, Ermenistan, Gürcistan, Bahreyn, Arap Emirlikleri, İran, Katar, Suudi Arabistan, Umman, Tunus, Kuveyt, Fas ve Yemen.
Araştırmanın sonuçlarının İnsani Gelişmişlik Endeksi ile paralellik gösterdiğini de belirteyim.
Matematik eğitiminin içeriğinden okulların durumuna kadar birçok faktörün de değerlendirildiği bu çalışmayı TIMSS’in internet sitesinde bulabilirsiniz.
Fen bilimleri alanında da durumumuz farklı değil, 36. sıradayız. İlk sıralar yine teknoloji ve bilgi üretip satan ülkelerden oluşuyor, son sıralar yine aynı!
Ve Türkiye bundan önceki araştırmadaki sonuçlara göre gerileme de göstermiş.
TBMM kurulduğundan beri 61 hükümette 76 Milli Eğitim Bakanı görev yapmış, varabildiğimiz yer burası.
Ne matematik öğretebiliyoruz, ne fen, ne yabancı dil. Ve hatta ne de Türkçe. Bu sorunu çözemezsek ne orta gelişmişlik çemberini kırabilmemiz mümkün ne de teknoloji ve bilgi üreten bir toplum olabiliriz.
Üç dönemdir iktidarda olan partinin 4 Milli Eğitim Bakanı işbaşına gelmiş, onların da uğraştığı şey imam hatiplerin orta bölümünü açmak, ortaöğretime geçiş sınavının şartlarını her yıl değiştirmek, dini ağırlıklı bir eğitim sistemi yaratma peşine düşmek.
Çocuklar ve gelecek kimsenin umurunda değil!

Yağcılarda inecek var!

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan’ın hayatının anlatıldığı “Ustanın Hikâyesi” programı yayınlanır yayınlanmaz bazı AKP’li yöneticiler ve bakanlar Twitter’a sarılmışlar.
İşte mesajları:
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik: “Muhteşemdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın finaldeki konuşması ise düşman çatlattı.”
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: “Usta, Anadolu’yu baştan sona ilmek ilmek işledi, bir kuyumcu hassasiyetiyle dünyamızı yeniden imar etti. Sağ olsun, var olsun. Bu ustalık bir eldir, Âdem’den başlar, nice liderin, önderin elvermesiyle olgunlaşıp günümüzün büyük ustasına kadar gelir. Ekonomik başarı, değişim ve dönüşüm, sessiz devrim, büyüme, gelişme, devlerle arayı kapatma, kükremenin adı: Büyük Usta.”
Aile Bakanı Fatma Şahin:
“Ustanın Hikâyesi’nden nice bilgiler, tecrübeler öğrendim. Bu bir okul; çalışmayı, sabır ve sebat etmeyi, iradeyi, vefayı öğrendiğimiz bir okul.”
AB Bakanı Egemen Bağış: “Kemal Bey akşam ortadan kaybolursa bilin ki gizlice Ustanın Hikâyesi’ni izleyip not alıyordur.”
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz:
“Son başlangıçtadır. Allah bu milleti böyle liderlerden mahrum bırakmasın.”
Kendilerini kutluyorum! Gelecek seçimler için de koltukları garantidedir, hiç merak etmesinler.
Bu mesajları ertesi gün okuyan ve ustanın hatırına bir tweet bile atmayı akıl edemeyen bakanlar ve yöneticiler için ise üzgünüm, fırsatı kaçırdılar.
Gelecek sefere daha uyanık olmaları gerekiyor, uyarmış olayım.

Balta ustanın ellerinde!

ADALET Bakanı Sadullah Ergin, Adli Yıl’ın başlaması nedeniyle verilen davette şöyle konuştu:
“Sayın Başbakan ile değerlendirmeden sonra bizzat Sayın Başbakanımız kendisi paylaşacak kamuoyuyla.”
Gazetecilerin “Bu ay içinde açıklanır mı” sorusunu da şöyle yanıtladı:
“Gecikmez inşallah!”
Gazetelerde barış süreci çalışmaları çerçevesinde hazırlandığı belirtilen demokratikleşme paketinin “hazır” olduğunu ilk okuduğumuzda haziran ayındaydık.
Sonra aynı haberi temmuz ayında bir kez daha okuduk. Ağustos da paketin hazır olduğu haberleriyle geçti.
Hepsinin sonunda da şöyle deniliyordu: “Paket, Başbakan’ın onayına sunulduktan sonra bizzat Başbakan tarafından açıklanacak.”
Ama gördüğünüz gibi eylül ayına geldik, vardığımız koordinat “Gecikmez inşallah” noktası!
Başbakan bu süre zarfında Nobel’i, Birleşmiş Milletler’i, Arap Birliği’ni, İslam İşbirliği Teşkilatı’nı, Sisi’yi, Putin’i, Obama’yı, İsrail’i, Esad’ı azarladı. Elbette bizler de bundan nasibimizi aldık.
Tabii dünyadaki herkesle uğraşırken oturup çalışmaya, demokratikleşme paketini incelemeye vakit bulamadı!
Barış sürecini birileri baltalayacak diye çok korkuyorduk ama öyle görünüyor ki balta, ustanın ellerinde!

X