"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

İmaj ve ötesi

Günümüzde imaj kavramının önemi tartışılmaz bir gerçek. Hatta “image maker” diye bir deyim bile var.

İmaj bence doğal gerçekle yapay gerçeğin birleşiminden doğan bir konum. İçinde efsaneyi, çok kullanılan deyimle karizmayı da barındırıyor.
Ünlü piyanist Glenn Gould’un ölümünün otuzuncu yılında Gramophone’un hazırladığı dosyanın adı:
“İmajın ötesinde ...ve gerçek.”
Onun için ünlü besteci ve şef Leonard Bernstein, “Yaratıcı, icracı” demişti.
“Dünyanın En Büyük 20 Piyanisti” sıralamasında 17. sırada yer almıştı. Bach’ın Goldberg Varyasyonları icrası ile bugün efsaneleşen bir müzikçi. 50 yaşında beyin kanamasından ölüyor.
İmaj bir ölçüde efsane ile bütünleşir, belki de imaj gittikçe, yıllar sonra efsaneye dönüşür.

<ınput name="pollID" value="1851" type="hidden"><ınput name="pollVoted" value="1" type="hidden">
Sizce Türk edebiyatının 'efsane' ismi kimdir?
<ınput name="pollchoice" value="101792" type="radio">Ahmet Hamdi Tanpınar
<ınput name="pollchoice" value="101793" type="radio">Ahmet Haşim
<ınput name="pollchoice" value="101794" type="radio">Ahmet Kutsi Tecer
<ınput name="pollchoice" value="101795" type="radio">Ahmet Mithat Efendi
<ınput name="pollchoice" value="101796" type="radio">Ahmet Muhip Dıranas
<ınput name="pollchoice" value="101797" type="radio">Ahmet Rasim
<ınput name="pollchoice" value="101798" type="radio">Attilâ İlhan
<ınput name="pollchoice" value="101799" type="radio">Aziz Nesin
<ınput name="pollchoice" value="101800" type="radio">Behçet Necatigil
<ınput name="pollchoice" value="101801" type="radio">Bedri Rahmi Eyüboğlu
<ınput name="pollchoice" value="101802" type="radio">Cahit Külebi
<ınput name="pollchoice" value="101803" type="radio">Cahit Sıtkı Tarancı
<ınput name="pollchoice" value="101804" type="radio">Cemal Süreyya
<ınput name="pollchoice" value="101805" type="radio">Edip Cansever
<ınput name="pollchoice" value="101806" type="radio">Falih Rıfkı Atay
<ınput name="pollchoice" value="101807" type="radio">Faruk Nafız Çamlıbel
<ınput name="pollchoice" value="101808" type="radio">Fazıl Hüsnü Dağlarca
<ınput name="pollchoice" value="101809" type="radio">Haldun Taner
<ınput name="pollchoice" value="101810" type="radio">Halide Edib Adıvar
<ınput name="pollchoice" value="101811" type="radio">Halikarnas Balıkçısı
<ınput name="pollchoice" value="101812" type="radio">Halit Ziya Uşaklıgil
<ınput name="pollchoice" value="101813" type="radio">Hüseyin Rahmi Gürpınar
<ınput name="pollchoice" value="101814" type="radio">Kemal Tahir
<ınput name="pollchoice" value="101815" type="radio">Melih Cevdet ANDAY
<ınput name="pollchoice" value="101816" type="radio">Mehmet Âkif Ersoy
<ınput name="pollchoice" value="101817" type="radio">Mehmet Rauf
<ınput name="pollchoice" value="101818" type="radio">Memduh Şevket Esendal
<ınput name="pollchoice" value="101819" type="radio">Nazım Hikmet
<ınput name="pollchoice" value="101820" type="radio">Necati Cumalı
<ınput name="pollchoice" value="101821" type="radio">Necip Fazıl Kısakürek
<ınput name="pollchoice" value="101822" type="radio">Namık Kemal
<ınput name="pollchoice" value="101823" type="radio">Oğuz Atay
<ınput name="pollchoice" value="101824" type="radio">Oktay Rıfat
<ınput name="pollchoice" value="101826" type="radio">Orhan Kemal
<ınput name="pollchoice" value="101827" type="radio">Orhan Veli Kanık
<ınput name="pollchoice" value="101828" type="radio">Ömer Seyfettin
<ınput name="pollchoice" value="101829" type="radio">Özdemir Asaf
<ınput name="pollchoice" value="101830" type="radio">Peyami Safa
<ınput name="pollchoice" value="101831" type="radio">Recaizade Mahmut Ekrem
<ınput name="pollchoice" value="101832" type="radio">Refik Halit Karay
<ınput name="pollchoice" value="101833" type="radio">Reşat Nuri Güntekin
<ınput name="pollchoice" value="101834" type="radio">Rıfat Ilgaz
<ınput name="pollchoice" value="101835" type="radio">Sabahattin Ali
<ınput name="pollchoice" value="101836" type="radio">Sabahattin Kudret Aksal
<ınput name="pollchoice" value="101837" type="radio">Sait Faik Abasıyanık
<ınput name="pollchoice" value="101838" type="radio">Tarık Buğra
<ınput name="pollchoice" value="101839" type="radio">Tevfik Fikret
<ınput name="pollchoice" value="101840" type="radio">Yahya Kemal Beyatlı
<ınput name="pollchoice" value="101841" type="radio">Yakup Kadri Karaosmanoğlu
<ınput name="pollchoice" value="101842" type="radio">Ziya Gökalp
<ınput style="WIDTH: 80px; FONT-FAMILY: Verdana; HEIGHT: 20px; FONT-SIZE: 12px" onclick="return validateanket1851();" name="anket" value=" Gönder " type="submit">

Hiç kuşkusuz imaj olmanın koşulları vardır. Yaşadığı dönem, yaşamının çevresinde yaratılan efsaneler ve gerçekler.
Genç ölümler efsaneleri besler. Çünkü ölümden sonra gerçekle hayal birbirine karışır.
Her alanda yetenekli bireyler yalnızdır,
ömür boyu onların en yakın arkadaşıdır. Özdemir Asaf’ın dediği gibi, “Yalnızlık paylaşılmaz”.
Onu tanıyanları etkilerler, onların anlattıkları, yazdıkları da bu imgeyi kesinleştirir ve efsaneye dönüşmesinde rol oynar.
Bu kişilerin sadece mesleklerindeki başarısı da bir imgeyi, efsaneyi yaratmak için yeterli değildir. Yaşama biçimleri, onların çizgi ve sıradışı oluşları da toplumun ilgisini çeker. Farklılık, insanların gözünde önemli bir kavramdır. Üstelik onlar başkalarının yapamadıklarını yapmışlardır.
Onlarda gerçeklikle romantizmin buluştuğu yerler de vardır. Çoğu, doğruların değil hatta daha çok yanlışların insanlarıdır. Genel geçer inanışlardan söz ediyorum.

***

İMAJ, efsane, karizma onu kuşatır ama bu kuşatmanın öyküsü, onun alanındaki başarısını özetlemez. Bütün iyi edebiyatçıların, sanatçıların, müzikçilerin, mesleklerindeki başarısı, zirve öyküleri içinde imaj ve efsane unsurları bulunmaz.
Aksine, onlar kendilerini fazlasıyla işlerine adadıkları için bu tür gösterişleri de yoktur. Ne yazık ki zaman zaman toplumun, sanatına bakmadan birini övmesi, beğenmesi, imaj kavramının insanı düşürdüğü yanlışlıktır.
Siyasetten edebiyata, sinemadan resme, mimariye kadar uzayan konu zenginliğinde imaj, efsane olma bizi ne kadar etkiler.
Ben imaj ve efsane özelliklerinin bazen bir kişiyi değerlendirmede gerçekleri saptırdığı, özü bozduğu kanısındayım.
Ayrıca bir alanda çalışmaya başlayan biri, yetenekli birini tanıdığında şiiri bırakır, çalgı çalmayı sonlandırır.
Glenn Gould’un da yer aldığı Thomas Bernhard’ın Bitik Adamı’nda bu gerçek dile getirilir:
“On yıl boyunca kendi seçtiğimiz bir çalgıya çalışırız, bu yorucu, üç aşağı beş yukarı bunalımlı on yıl sonunda bir dâhinin birkaç tınısını duyarız ve sona ereriz, diye düşündüm.”
Her zaman, imajın, efsanenin ardındaki gerçekleri de düşünmeyi ihmal etmeyelim.
Marilyn Monroe, James Dean... İkisi de genç yaşta öldüler. Aynı Gould gibi.
Çok beğendiğim bir söz vardır:
“Şeyh uçmaz, müritleri uçurur.”
Gerçekten de hayranlarının ördüğü hâle, gerçekleri örter, imgeleri parlatır.
Dosyada, Glenn Gould için yapılan bir benzetmeyi alıntılayacağım.
Salinger’i okumak, Bergman’ın filmlerini seyretmek gibi.
Salinger’in dilimize önce “Gönül Çelen”, sonra da “Çavdar Tarlasında Çocuklar” adıyla çevrilen “Catcher in the Rye”ı okumayan çok azdır.
Salinger, görünmez bir kimliği seçti, sadece bir posta kutusu vardı.
Bergman da beşyüz kişinin yaşadığı bir adaya taşınmıştı, kimseyle görüşmüyordu... Zaten kimse de onu tanımıyordu.

***

LİSTEYİ ben belirlemek istemedim, çok kişisel tercihlerimi yansıtırdı.
Sözü okurlarımın tercihine bırakmak istedim.
Herkes edebiyat dünyasındaki efsanesini belirlesin, hurriyet.com.tr’deki 50 isimlik listeden seçip göndersin.
Anketimiz sadece edebiyatçıları kapsıyor.

Yararlandığım kaynaklar :
Behind the image...the real Glenn Gould, Gramophone, September 2012
Bitik Adam, Thomas Bernhard, Çeviren: Sezer Duru, YKY.

X