Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İltica edebilmek için Kaplancılar'a katıldım

    Hürriyet Haber
    04.07.2001 - 00:00 | Son Güncelleme: 04.07.2001 - 00:01


    <ı>Alaverdi TURHAN / STUTTGART

    Almanya'da ‘irticai faaliyetlerde bulunduğu’ için vatandaşlığa alınmayan İmam Ali Osman Soysal, ‘‘İltica başvurumun kabul edilmesi için Kaplancılar'la birlikte oldum’’ dedi.

    Soysal, son dönemde Cemalettin Kaplan'dan ayrıldığını söyledi. Soysal, ‘‘Kendini Halife ilan edince çekildim. Beni, ‘Cemalettin Kaplan'ı yıkan adam' olarak tanıyorlar’’ diye konuştu.

    Almanya’da Baden-Württemberg Eyaleti Yüksek İdare Mahkemesi tarafından vatandaşlık başvurusu irticai faaliyetleri yüzünden reddedilen imam Ali Osman Soysal, karara itiraz edeceğini söyledi. İltica başvurusunun kabul edilmesi için Kaplancılar'a katıldığını belirten Soysal, ‘‘Kaplancılar'dan kopalı yıllar oldu. Uzun süre Kaplancılar'la bir olmamın tek nedeni iltica başvurumun kabul edilmesiydi. Bir oğlum, kızım ve torunum Alman vatandaşı. 3 çocuğumun başvurusu sürüyor. Alman devletine yılda 50 bin marktan fazla vergi ödüyorum. Bu devlet beni nasıl tehlike görür. İtiraz edeceğim’’ dedi.

    DİYANET GÖNDERDİ

    1980 yılında Diyanet tarafından Almanya'ya gönderildiğini ve Weiblingen'deki camide imamlık yaptığını anlatan Soysal, 8 ay sonra rahatsızlandığını söyledi. Bu arada, eşini ve 4 çocuğunu da Almanya'ya getirdiğini vurgulayan Soykal, Kaplancılar'a geçişini şöyle anlattı:

    ‘‘Hastalandığımda doktor bir aylık rapor verdi. Bunu Stuttgart Başkonsolos'una götürdüm. Kısa süre sonra Diyanet'ten vazifeme son verildi. 4 çocukla Türkiye'ye dönemeyeceğime göre Müslümanlar Birliği'nde imamlığa başladım. Burası Cemalettin Kaplan'a yakınlığı ile biliniyor. Konsolosluk, belediyeye ‘Türkiye'ye dönmesi icap ediyor' talimatını vermiş. Yabancılar Dairesi beni çağırdı ve pasaportumu aldı. Bir süre sonra iltica talebinde bulunmaya karar verdim. İlticamın kabul edilmesi için cemiyette daha faal çalıştım. Kaplancılar'la o kadar iç içe olmamın nedeni iltica başvurumun olumlu sonuçlanmasıydı. Yani aslında Türk Devleti beni iyice o tarafa sürükledi. Aslında çocuklarımın Almanya'da kalması için bu yola başvurdum.’’

    RADİKALLEŞİNCE KOPTUM

    Bir süre Cemalettin Kaplan’la hareket ettiğini kaydeden Soysal, sözlerini şöyle sürdürdü:

    ‘‘İslamın gerçeğini yaşamak istiyorduk. Cemalettin hocamız bunu uzun süre bu yolda götürdü, ancak sonra radikalleşmeye başladı. Cemalettin hocanın, Anadolu Federe İslam Devleti ilan etmesi ve bazılarının cenazesi kılınmaz demesine tepki gösterdik. Kendisine ‘Çok sert gidiyorsunuz. İnsanlar bizden ve islam anlayışımızdan korkmaya başladılar' dedim. Ancak daha da ileriye gitti. Köln'deki gösterilerinde tahtadan silahlarla sahneye çıkarak, ‘Türkiye'yi yıkacağız ve İslam Devleti kuracağız' demeleri beni düşündürdü. Bardağı taşıran damla ise kendisini Halife ilan etmesiydi. Bunun üzerine çekildimi. Bana, ‘Cemalettin Kaplan'ı yıkan adam dediler.’’

    Atatürk’ü hiç anımsamıyorum ki vaazımda olsun

    Vaazlarında bir kere bile Atatürk'e dil uzatmadığını belirten Soysal, şunları söyledi:

    ‘‘Atatürk'ü anımsamıyorum bile. Aklıma gelmeyen şeyi niye vaazlarda kullanayım ki. Ben Türkiye'yi hiç karşıma almadım. Türkiye Müslüman değil mi? Ben de sadece müslümanlığımı yaşamak istiyorum. İş bu kadar basit. Ben Türkiye düşmanı olsam, paramı Türkiye'ye yatırır mıydım? Almanya'ya geldiğimde kuruşum yoktu. Kazandığım paralarla İstanbul'a, bir düğün salonu dahil olmak üzerine 2 milyon marklık yatırım yaptım. 20 yıldır Türk devleti beni vatanımdan uzak tutuyor. Almanya'da yaklaşık 3 bin metrekare üzerine market işletiyoruz. Şu an kiradayız, ancak bunu yakında satın alacağız. Bu da 4-5 milyonluk yatırım olacak. Benden hem Türkiye, hem de Almanya kazanıyor. Hatta Almanya'da marketler zinciri kurmayı düşünüyordum. Böyle birini neden anarşist gibi gösteriyorlar. Bakın, bende anarşist tipi var mı? Türkiye'de hakkımda iki dava vardı. Biri Tekirdağ Asliye Hukuk Mahkemesi'nde, diğeri de Çankırı Ağır Ceza Mahkemesi'nde. İkisi de lehime sonuçlandı.’’

    50 BİN MARK GİTTİ

    4 yıl önce Stuttgart'ta vatandaşlık için başvurduğunu söyleyen Soysal, bugüne kadar verdiği hukuk mücadelesi için 50 bin marktan fazla masraf yaptığını öne sürerek, şöyle konuştu:

    ‘‘Müracaattan bir yıl sonra ret cevabını aldım. Avukat tuttum ve Vatandaşlık Dairesi'nin ret cevabının, Eyalet Anayasa Koruma Teşkilatı'nın önerisiyle geldiğini öğrendik. Gerekçe olarak, irticai faliyette bulunan birinin Almanya'ya sadık vatandaş olamamasıymış. İtiraz ettik ve Stuttgart'taki davayı kazandım. Bu kez Vatandaşlık Dairesi itiraz etti, demek bunu kaybetmişiz, sizden duydum. Hakkımızı sonuna kadar kullanacağız. Türkiye beni istemiyor. O zaman Almanya vatanım ve vatandaşlığımı kabul etmeliler, çünkü vetansız olmak kötü.’’

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı