Gündem Haberleri

    İlker Paşa’ya teşekkür edilmesi gerekirdi

    Toygun Atilla
    27.01.2012 - 00:00 | Son Güncelleme:

    İnternet Andıcı soruşturması kapsamında eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un tutuklanmasına ilişkin Hürriyet’e konuşan eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç, “İlker Paşa’ya teşekkür edilmesi gerekirdi” dedi.

    7 Ocak 2009’da Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan Tuncer Kılınç, şöyle devam etti:“Andıç şu demek: Karargâhta kimi zaman alt kademeden başlayan, kimi zaman da üst kademenin ana fikrini vererek başlatılmasını istediği çalışma. Karargâh subaylarının inceleyip araştırması sonucu oluşturulan doküman. Ben bahsedilen andıcı basına yansıdığı şekilde inceledim. Tamamen legal, duruma uygun bir şekilde yapılmış. O karargâhtaki subayların bile neden gözaltına alındığını anlayabilmiş değilim.”

    Tutuklanması hatadır

    İnternet Andıcı soruşturması kapsamında tutuklanan emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un 40 yıllık dostu,silah arkadaşı, emeklilik günlerinde ise kapı komşusu olduğunu belirten Kılınç, “İlker Başbuğ’un tutuklanmasını hazmedemiyorum. Çok üzülüyorum” dedi. Başbuğ’un tutuklanmasını büyük bir hata olarak değerlendiren Kılınç, “Türkiye kendi değerlerini harcıyor, geleneklerini hırpalıyor. Böyle hoyratça bir tutum olmamalı. Tutuklanma oldu. Herkes gördü ki İlker Paşa hastaneye falan yatmadı” diye konuştu. Kılınç şöyle devam etti: “İlker Paşa bu andıcın kendisine sunulmadığını söylüyor. O böyle söylüyorsa olan budur. Aksi bir durum olsa altında zaten imzası olurdu. Belki komutana sunulan evrakın arasında kalmıştır ve bunu görmemiştir. Bu da ihtimal dahilinde. Ancak komuta katına arz edildiyse zaten bunun bir kaydı vardır. Bana gelse imzalar mıydım? Evet, imzalardım. Suç unsuru olabilecek bir durum olduğunu düşünmüyorum. İlker Paşa’ya sunulsa onun da imzalayacağını düşünüyorum.

    Kocaman silahlı bir örgüt

    Başbuğ’a silahlı terör örgütü üyesi yöneticiliği suçlaması getiriliyor. Böyle yakışıksız bir ifade mi olur? Evet, Genelkurmay koskoca bir örgüt. Hem de koskocaman silahlı bir örgüt. Ama bir terör örgütü asla değil. Cezaevinde şu anda tek başına. Tek başına olmak Allah’a mahsus. Ancak İlker öyle gururlu bir adamdır ki, yalnızlığını da yaşadığı zorluğu da kimseye hissettirmez.”

    Horasanlı’dan adalet şiiri

    Sözlerini Horasanlı bir şairin sözleriyle süsleyen Tuncer Kılınç, “İster isen mülk-i hüsn âbâd ola dâd eyle kim. Pâdişehler dâd ile mülkünü âbâd eyledi’ Yani ‘Ey sultan, güzellik ülkesini bayındır eylemek istiyorsan adaletli davran ki padişahlar yurtlarını adalet ile âbâd ederler’ diyor şair. Yargı kurumları vicdanlarına da kulak vermeli” dedi.

    Özkök, insan-ı kamil

    Kılınç, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök’le Çorlu’da üsteğmen rütbesi ile birlikte görev yaptıkları 1967-1968 yıllarında aynı evi paylaşmış. Özkök için, “İnsan-ı kamil seviyesindedir” ifadesini kullanarak, “Ona kondurulmak istenen hiçbir menfi şeye katılamam. Ona yakıştırılan ifadelere asla itibar etmem. Özkök, arkadaş canlısı, nüktedan bir kişiliktir” dedi.

    Ocak ayının hüznü

    Kılınç’ın hayatında ocak ayı hep hüznü ifade etmiş. Bunu da şu sözlerle anlatıyor: “8 Ocak 1995’te ODTÜ Makine Mühendisliği mezunu oğlum Alpar Kılınç’ı henüz 26 yaşında trafik kazasında kaybettim. Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alındığımda da tarih 7 Ocak 2009’du. Can dostum, kader ve silah arkadaşım İlker Başbuğ da 6 Ocak 2012’de tutuklandı.”
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı