"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

İlk zar atan eleştirmen

Doğan HIZLAN

Cumhuriyet döneminin önemli eleştirmeni Nurullah Ataç'ın Günce'sini okuyorum.

Ataç,Günce'yi tanımlarken, farklılığının da altını çiziyor:

<ı>‘‘Günce, sizin anlayacağınız <ı>hatıra defteri, Frenklerin <ı>journal dedikleri.’’

Çağdaş Türk edebiyat eleştirisi kimilerine göre Nurullah Ataç'la başlar.

Ataç'ın unutulmaz bir özelliği; şairler, yazarlar üzerine zar atmasıydı, sonuç kendini bağlardı.

Sanırım, romancılar üzerine zar atma cesaretini de şimdi Fethi Naci gösteriyor.

Tek partili dönemin, tek etkili, yönlendirici, yok eden ve var eden edebiyat gücü.

Cumhuriyet ideolojisinin edebiyattaki izdüşümünün yılmaz savunucusu. Şiiri de, romanı da, öyküyü de, bu kültürün içinde değerlendirdi.

Siyasi ideolojisi de, edebi ideolojisi de, sağı solu kaldırmaz.

Hiç kuşkusuz ben eleştirmenleri bile dönemlerinin genel kuralları, belirleyici öğeleri içinde yargılıyorum.

Ataç, bugün eleştiri tarihinin yaptığı sınıflandırmayla, öznel bir eleştirmen. ‘‘Ben beğendim, ben tuttum’’, sözü yeterliydi. Gerçi zaman zaman beğenilerinin ardındaki gerekçeyi yazardı. Ama tek cümlelik yargı bile okurlar için yeterliydi.

Dilin Türkçeleşmesi, arılaşması konusunda önderdi.

* * *

GÜNCE, 1953 ile 1957 arasında yayınlanan gazete yazılarından oluşuyor.

Bir kültür adamının, edebiyattan tiyatroya, günlük kültür meselelerine, tartışmalarına kadar her şeyle ilgilenip sıcağı sıcağına tavrını, düşüncelerini yansıtması, Günce'leri bugün de ilgi çekici kılıyor.

Türkçesi varken, kelimenin Osmanlıcasını, Frenkçesini kullanandan, polis romanlarından, halk şiirini samimi bulanlardan, yalınlıkla basitliği karıştıranlardan, okullarda Yunanca ve Latince öğrenilmesine karşı çıkanlardan, yaşayan dil bahanesiyle yenileşmeyi engelleyenlerden, baba oğul anlaşamıyor diyerek kuşaklar arasındaki çekişmeyi doğal bulmayanlardan nefret ederdi.

Nelerden, hangi şairlerden hoşlanırdı, sorusunun cevabını bekleyenlere kopya vermeyeceğim. Günce'yi okusunlar.

Eskiyen dil yüzünden genç kuşağın bir takım şairlerden yoksun kalacağını ama buna da çare olmadığını yazmış 14 Ocak 1953 tarihli güncesinde:

<ı>‘‘Tevfik Fikret'in şiirlerini,<ı> Ahmet Haşim'in şiirlerini anlayalım diye eskiye dönemeyiz ya! Yenilikte büyük payı vardır onların, ama yenilik, yeni düşünce önce onları uzaklaştırdı bizden.’’

* * *

ATAÇ'ın Günce'sini okuyun, Cumhuriyet kültürünün önemli bir eleştirmeninin düşüncelerini, doğrularını, çelişkilerini bulacaksınız.

O, bize tartışmaya, okunmaya değer eserler bıraktı.

(Günce 1 (1953,1964,1955), Günce 2 (1956, 1957), Nurullah Ataç, Can Yayınları.)



X