Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İlk yardım, ama doğru olmak şartıyla

Gündüz TEZMEN

YAZ mevsiminin gelmesiyle tatil gezileri artıyor. Gerek trafik ve gerekse de deniz, kazalar açısından risk yaratıyor. Özellikle sağlık yardımı olanaklarının az olduğu bölgelerde bir kazayla karşılaşınca, sağlık yardımı ulaşıncaya ya da yaralıyı bir sağlık merkezine ulaştırıncaya kadar, ‘iş, başa düşüyor’. Eğer doğru bir ilk yardım yaparsanız, yaralının hayatını kurtarabilirsiniz, eğer yanlış bir iş yaparsanız, kurtulma ümidini ortadan kaldırmış olursunuz. Sizin yardımınıza muhtaç kişi belki de sizin en yakınınız olabilir. Acil duruma düşen bir yaralıya yardımcı olmak istiyorsanız ilk yardım kurallarını, uygulamaya gerek olmadan, tam olarak öğrenin.

Kalp masajı kime yapılır ?

Kalp masajı yapılması için hastanın kalbinin durmuş olması gerekiyor. Şuuru kapalı bir hastanın boynunun iki yanından şah damarlarındaki nabız kontrol edilir. Şuuru açık bir kişinin kalbi durmuş olamaz, aynı şekilde şah damarlarından nabız alınıyorsa kalp çalışıyor demektir. Aynı şekilde suni solunum için de hastanın solunumunun durmuş ya da yetersiz durumda olması gerekiyor. Nefes almaya çalıştığı halde alamayan kişinin ya solunum yolu tıkanmış ya da göğüs kafesinin genişlemesini engelleyen bir durum var demektir.

Trafik kazası geçiren bir kişi nefes almaya çalıştığı halde alamıyorsa, ağız içini kontrol edip takma diş, yabancı cisim ya da dilinin solunum yolunu tıkayıp tıkamadığına bakmak gerekir. Daha sonra yere yatırılıp başı arkaya doğru bükülüp nefes yolunun açık kalması sağlanır. Nefes alabilen ama yetersiz kalan durumlarda göğüs duvarında ezilme veya kaburga kırığına bağlı ağrının solunumu kısıtladığı düşünülür. Ellerin, ayakların ya da yüzün morarması gibi oksijen eksikliği belirtileri yoksa, nefes almasını güçleştiren kemer, kravat ve sıkı giysiler gevşetilip rahat bir durumda yatırılıp ambulansın gelmesi beklenir. Morarma başlamışsa, ağızdan ağıza suni solunum yapılır.

Trafik kazası geçirmiş, kaburgası kırık olduğu için ağrı nedeniyle yeterli solunum yapamayan, kalbi çalışan bir kişiye kalp masajı yaparsanız öncelikle kırık kaburganın akciğeri yırtması gibi bir risk yaratırsınız. Kalbi zaten çalıştığı için bir yarar sağlamayacak kalp masajı sadece ciğer yırtılması riskini arttırmaktan öte bir yarar sağlamayacak.

Bu noktada çok önemli bir konuyu belirtmek istiyorum, bu söylediklerim kalbi durmuş kişiler için geçerli değildir. Çünkü, bu kişiye 3-5 dakika içinde etkili bir kalp masajı yapılmazsa zaten ölecektir. Eğer bu kişiyi hayatta tutmayı başarırsanız, oluşabilecek kaburga kırığı ve ciğer zedelenmesi gibi durumları tedavi etme şansı olabilir.

Tıpta, ‘öncelikle hastaya zarar vermeme’ kuralı vardır. Bunun için de hastaya müdahale edecek kişinin bilgilerinin yeterli olması gerekir.

Biz milletçe, kıvrak zekalı olduğumuz için kolay kavrıyoruz ama, ana hatlarını öğrendiğimizde de tümünü öğrendiğimizi sanıp, ayrıntının üzerinde durmuyoruz. Olay insan sağlığı olunca da yarım bilgi, hiç bilmemekten daha tehlikeli bir hal alıyor. İlk yardım kuralları, hele suni solunum ve kalp masajı tam bilindiği, yerinde ve doğru uygulandığında zaman hayat kurtarıcı olabiliyor. Kurtardığınız kişi bazen sizin çok önem verdiğiniz biri olabilir, bu nedenle kuralları lütfen tam olarak öğrenin, filmlerde gördüğünüz gibi ağız içine üflemek ya da göğse bastırmak kadar kolay bir iş değil.

t OKUR MEKTUPLARI

Oğlum kan hastası mı?

l N. B. / İstanbul

SİZİN 4-5 nesildir İstanbul’lu olmanız, oğlunuzun ‘Akdeniz Kansızlığı’ olmasını engellemez. Bu zaten bulaşıcı bir hastalık olmadığı için Akdeniz civarına gitmek ya da doğmakla bir ilgisi yoktur. Akdeniz civarındaki ülkelerde daha sık görüldüğü için bu isim verilmiş olan kalıtsal bir hastalıktır. Kaldı ki oğlunuzda başka bir kan hastalığı düşünülmüş. Orak hücre kansızlığında bazen karın ağrısı krizleri görülebilir. Bu açıdan bakıldığında oğlunuzdaki karın ağrısı krizi buna uyar, ama, tahlil sonucunda da bir doktor taşıyıcı olduğunu söylerken bir başkası da ilgisi olmadığını söylemiş. Tahlil sonuçlarını göndermediğiniz için benim görüş belirtme şansım yok. Oğlunuzu tıp fakültelerinden birinin çocuk kliniğinin, hematoloji bölümüne muayene ettirin, gerekli tetkikleri yaptıktan sonra kesin teşhisi koyacaklardır.

X