Eğitim Haberleri

    İlk serveti diploma

    Nuran ÇAKMAKÇI
    22.05.2017 - 09:20 | Son Güncelleme:

    Hüsnü Özyeğin, Türkiye’nin hatta dünyanın sayılı iş adamlarından biri. “Seri girişimci” olarak nitelendirilen Özyeğin’in yaşam öyküsü geçtiğimiz günlerde Rıdvan Akar’ın kaleminden “Bir Dünya Kurmak” adlı kitapta yer aldı. Girişimciliğinin, iyiliğe ve hayata dair başarı sırlarının anlatıldığı kitapta kuşkusuz en önemli şey, Hüsnü Özyeğin’in en önemli ve ilk servetinin diplomaları olması idi.

    TEK SERMAYESİ EĞİTİM

    Yazar Rıdvan Akar da, “Profesyonel iş hayatına başlarken tek serveti eğitim ile diplomaları olan ve bugün Türk bankacılığının duayeni olarak anılan Özyeğin’in bankacılık sektöründeki başarı hikayesi 29 yaşında Pamukbank Yönetim Kurulu üyesi ve ardından 32 yaşında Genel Müdür olmasıyla yazılmaya başlıyor” diye anlatıyor, “Özyeğin’in biricik sermayesi eğitim. Eğitimle bir dünya yaratıyor ve Amerika’dan Türkiye’ye döndüğünde ona diploması kapıyı açıyor. Çünkü, Harvard Business Scholl’dan mezuniyeti iş hayatına büyük katkı sağlıyor.”

    İlk serveti diploma

    “YAPABİLMEYİ İSTEDİKLERİMDE SINIRLARIMI ZORLADIM”

    Hüsnü Özyeğin de hayatının dönüm noktası olarak nitelediği, daha küçük yaşında Robert Koleje gitmek istemesinin onun geleceğini etkilediğini belirterek, “8 yıl yatılı okudum. Ayaklarımın üstünde durma kapasitemin işte bu dönemde arttığını düşünüyorum. Yapabilmeyi istediğim her şeyde sınırlarımı zorladım” diyor. Türkiye’ye döndüğünde üç işadamına mektup yazdığını ve bunların hiçbirini tanımadığı halde diplomasının kapıları açtığını söyleyen Özyeğin, daha sonra kurduğu şirketlerde 50 bin kişiye iş imkanı sağladığını vurgulayarak, “Gençlere iş vermek önemli. Üniversite yıllarında çalışmaya başlamalı. Gençler anne-babaları dışında mentör bulmalı. Özellikle hocaları onları yönlendirmeli” diye konuşuyor.

    “KİTABI GENÇLER İÇİN YAZDIM”

    “Bu kitabı gençler için yazdım. Gelecekte nerede olacağımızı eğitimdeki sıralamalar belirleyecek. Eğitim kalitesini daha da yukarılara çekmeliyiz. Niteliği arttırmalıyız” diyerek en keyifli ve değerli girişiminin açtığı üniversite olduğunu açıklıyor. 12 ülkede 100’e yakın şirket kuran Hüsnü Özyeğin, 2007’de kurduğu Özyeğin Üniversitesi ile eğitim alanındaki hayalini gerçeğe dönüştürdüğünü belirtiyor. Özyeğin gençlere de şunları öneriyor:

    “Hayal kurmaktan vazgeçmeyin. Hayal aslında hayatta çıtanın nereye konulacağını belirliyor. Tabii ki ulaşılamayacak hayallerden ve hayal dünyasından söz etmiyoruz. Hayaller piyango gibi bir defada ulaşılabilir bir hedef değil. Bir genç hayallerine kavuşmak için uzun dönemli düşünmeli ve yaşamını buna göre planlamalı. Türkiye’de yıllardır kariyer denince akla ailelerin de etkisiyle tıp, mühendislik vb.. alanlar geliyor. Oysa bir genç öncelikle kendi istek ve hayalleriyle zamanın ruhu arasında bir denge kurarak kariyerini şekillendirmeli. Örneğin günümüzde aşçılık, pilotluk gibi yepyeni alanlarda hem istihdam açısından, hem gelir boyutuyla yepyeni fırsatlar var. Bir genç bu realiteleri ıskalamadan düşünme becerisine sahip olmalı.

    İlk serveti diploma

    Ben yaşamımda sadece derste başarı odaklı bir eğitim yaşamı kurmadım. Spordan eğlenceye, tiyatrodan sosyal faaliyetlere ve öğrenci başkanlığına kadar uzanan geniş bir yelpazede hem öğrenciliğin tadını çıkardım, hem de çok şey öğrendim. Daha önemlisi beni üst noktalara taşıyan örneğin, Harvard’a kabul edilmemi sağlayan kriterlerden biri de bu çok yönlülüğüm oldu. Okul yaşamında kurulan dostluk ve paylaşımlar hayat boyunca önemli ve yararlıdır. “

    GELİRİ BURS FONUNA

    Satışından elde edilen gelirin Özyeğin Üniversitesi Fırsat Eşitliği Burs Fonu’na bağışlanacağı kitapta, Özyeğin’in çocukluk ve gençlik yıllarına, eğitim-öğretim hayatına ve ilk iş deneyimlerine ait tüm detaylarla beraber iş hayatındaki yükseliş hikayesi anlatılıyor.

    “ÇALIŞMAK BENİM YAŞAM TARZIM”

    Defalarca Türkiye’nin en zengin adamı listelerine giren Özyeğin, harcayacak onca parası varken neden keyfini çıkarmıyor, neden hala haftada altı gün çalışmaya devam ediyor? Özyeğin sıkça karşılaştığı bu soruya gülerek, “Çalışmak benim yaşam tarzım. Çalışmadığımda yani bir değer yaratmadığımda yaşamım anlamlı olmazdı “ diye yanıt veriyor. 

    Özellikle yarattığı Fiba Holding’i hatırlatarak 15 bin çalışanı bulunduğunu ve onlarla kurduğu bu yapının sürdürülebilir olmasının asıl zenginlik olduğunu, çalışanlarına karşı bir sorumluluğu bulunduğunu söyleyen Özyeğin, “O insanlara bir iş, ücret ve gelecek vaat ettik. Kendi keyif ve zevkim için böylesine dev bir yapıyı ihmal etmenin ya da işten uzaklaşmanın bir bedeli olur. Bu sorumluluk beni motive ediyor. Kaldı ki kazanılan her kuruş için yaşadığım topluma bir sosyal sorumluluk payı ödüyorum. Bu bana para harcamaktan çok daha keyif veriyor” diyor.

    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı