İlk pahalı gazı 253 dolara İran’dan almışız

Yelda ATAÇ / ANKARA
06.01.2006 - 00:00 | Son Güncelleme:

Rusya-Ukrayna doğalgaz krizinin ardından açıklanan doğalgaz satış rakamları nedeniyle Türkiye’nin alım fiyatı tartışma konusu olurken, İran gazının bu rakamın çok daha üzerinde olduğu ortaya çıktı. Gaz ithalat rakamlarından yola çıkılarak ulaşılan verilere göre, 2005 yılında Rusya’dan bin metreküpü ortalama 192 dolara gaz alan Türkiye’nin İran’a aynı dönemde 253 dolar ödediği ortaya çıktı.

2006’da Rus gazına 260 dolar ödeyeceği Gazprom tarafından açıklanan Türkiye’nin İran gazını alış fiyatı da bu doğrultuda yükselecek.

İRAN’LA DA F1: İran’ın Rusya’nın Türkiye’ye kabul ettirdiği fiyat formülünün benzerini kullandığı da belirlendi. Rusya’dan gelen Batı Hattı’nda baştan bu yana kullanılan ve Mavi Akım’a da son anlaşma ile uyarlanan (F1) formülü, fuel oil’e endeksli olması ve katsayısı ile petroldeki fiyat artışını doğalgaz fiyatına daha fazla yansıtıyor. Rus gazında F0 yerine F1 formülünü kabul ettiği için Enerji Bakanı Hilmi Güler hakkında CHP tarafından gensoru önergesi verilmişti. Güler, düzenlemenin ANAP dönemine dayandığı savunmasını getirirken, gelinen noktada İran anlaşmasının Recai Kutan’ın bakanlığı döneminde imzalanmış olması da tartışmaya yeni bir boyut ekledi. İran ile halen tahkim sürecinde olan ve İran gaz akışında sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediği için anlaşmayı feshetme hakkı doğan Türkiye, yalnızca Rusya’ya mahtaç hale gelmemek gerekçesiyle İran anlaşmasını sürdürüyor.

TAHKİMDE STOCKHOLM GÖLGESİ: Rusya-Türkiye fiyat müzakerelerinin düğümlendiği tahkim sürecine ilişkin de Stockholm gölgesi ortaya çaktı. Rusya’nın isteğini kabul edip tahkime gitmemekle suçlanan Enerji Bakanlığı’ndan, "Tahkime gidilse Stockholm belirleyici olacaktı. Rusya’nın tüm tahkimlerini Stockholm’e endekslemesi tesadüf değil" savunması geldi. Bakanlığın yeni çıkardığı "Mavi Akım ile İlgili Gerçekler" kitapçığında, Rusya-Stockholm-tahkim ilişkisi şöyle anlatıldı: "Rusların hem teknik ve hukuki açılardan güçlü, hem de sözleşmedeki tahkim yerinin önceki yönetimlerin tercihi sonucu Stockholm oluşu, tarafların belirlediği iki hakemin baş hakem olarak hareket edecek üçüncü hakemi belirlemede anlaşamamaları halinde, baş hakemin Stockholm Ticaret Odası Başkanı tarafından atanacak oluşundan dolayı, tahkimden çıkacak kararın aleyhte olması, leyhte olması ihtimalinin çok üstünde, hatta, mutlak görülmüştür. Rusların tüm sözleşmelerinde, bunlardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin tahkim yerine ilişkin tercihlerinin Stockholm olduğu bilindiğinden bunun tahkimde verilecek karara etkisi de dikkate alınmıştır."
Etiketler:
Son Dakika Haberler


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı