Eğitim Haberleri

EĞİTİM

    İlk okul günü normal ve sıradan olmalı

    Gülşah ERGİN- Uzman Klinik Psikolog Davranış Bilimleri Enstitüsü (DBE)
    08 Eylül 2014 - 09:15Son Güncelleme : 06 Eylül 2014 - 13:28

    Uzun ama bir o kadar da hızlı geçen yaz tatilinin ardından okullar yeniden açılıyor. Aileler ve çocukları yeniden tatlı bir telaş içerisindeler. Bir de bu yıl okula ilk defa başlayacak olanlar var. Onlarnı da ailelerinin de telaşı ve heyecanı daha farklı. Hayatlarının çok önemli bir dönemine başlıyorlar.

    Peki, bu dönemi mümkün olduğunca sağlıklı ve sorunsuz bir şekilde atlatabilmek için ailelere ne gibi görevler düşüyor? Bu aşamada çocuklardan önce velilerin sakin ve gerginlikten uzak olmaları çok önemli. Çünkü ebeveynlerin duygu durumu bir şekilde çocuklarına yansıyor. Telaş içerisinde görünen ve her şeyin yolunda olup olmadığını sürekli kontrol etmeye çalışan bir annenin çocuğu, “telaşlanılması gereken bir durum var” mesajını ya da sürekli okulda korkmaması gerektiğini söyleyen bir annenin çocuğu da, “demek ki okul korkulacak bir yer” mesajını çok rahat alabiliyor ve kendisi de bu duyguları yaşamaya başlayabiliyor. Bu noktada öncelikle ebeveynlerin soğukkanlı ve kaygılarını kontrol edebilir olmaları oldukça önemli.

    Okula başlamadan önce, çocuklara okul ve öğretmenle ilgili gerçekçi bilgiler vermek, okulda bir gününün nasıl geçeceğini anlatmak oldukça faydalı olacaktır. Çocukların tam ve yeterli bilgi edindikleri durumunda endişe seviyelerinin de düştüğü görülüyor. Çünkü çocuk ne ile karşılaşacağını bilecek, bu da onun rahatlamasını sağlayacak.

    Okula daha hazırlıklı başlayabilmek için okul düzeni 1 hafta öncesinden uygulanmaya başlanabilir. Böylece çocuk okulun ilk günü o düzene alışmış olacak ve bu durum, onun için ilk gününü daha da normal kılacak ve stresini azaltacak. Sabah onu uyandırma anından, okula hazırlanma, okula gitme, sınıfa girme anına, okulda yapılacaklara ve onu okuldan alma anına kadar neler olacağı anlatılabilir. Okulun başlama ve bitiş saatleri de söylenebilir. Böylelikle çocuk ilk gün karşılaşacağı durumlara daha hazırlıklı olacak ve bu da yine onu sakinleştirecektir.

    Çocukların okula başladığı ilk günün mümkün olduğunca normal ve sıradan bir gün gibi geçirilmesinde de fayda var. İlk gün için onların olağandışı hissedebilecekleri hazırlıkların yapılması çocuklarda tedirginlik ve stres yaratabilir. Kahvaltıda ne yemek istedikleri sorularak ve okula hazırlanma aşamasında onlara yardım edilerek güne keyifli başlamaları sağlanabilir. Okula gidildiğinde ise öncelikle okul çevresinde kısa bir tur atılarak, arkadaşlarına “merhaba” demesi için cesaret verilebilir.

    İlk günlerde okul önünde beklenebilir

    Çocukların çoğu okula başladığı ilk günlerde ayrılma kaygısı yaşıyor. Bu durumu ve duyguyu çok yoğun yaşayan çocuklar için, okulun ilk günleri anneleri okulda bekleyebilir. Ancak bu durumun sadece birkaç gün için geçerli olması ve kademeli olarak uzaklaşma yönteminin kullanılması gerekmektedir. Yani önceleri çocuk dersteyken onu görebilecek bir yerde duran annelerin, daha sonra koridorda ve daha sonra da okulun bahçe kapısında bekleme şeklinde kademeli olarak uzaklaşmak ve bu durumu çocuklara önceden açıklayarak, onları da buna alıştırmak gerekiyor.

    Ayrılma kaygısı yaşayan çocukların bu durumla sağlıklı bir şekilde başa çıkabilmeleri için vedalaşmalar oldukça önemli. Ancak vedalaşmalar oldukça kısa ve duygusallıktan uzak olmalı. Çocuk güvenli bir şekilde sınıfa bırakıldıktan sonra öpülerek ve kucaklanarak, onu nerede bekliyor olacağımızın ya da nerede ve ne zaman onunla buluşacağımızın açıklaması yapılmalı ve bize “güle güle” demesi sağlanarak sınıftan uzaklaşılmalı. Bu noktada ebeveynlerin vedalaşmaları acıklı bir hale getirmemeleri oldukça önemli.

    Çocuğun okulda yalnız bırakılmaya hazır olmasındaki en büyük kriterin “güven” duygusu olduğunu unutmayın. Çocuk, okula ve öğretmenine güven duygusu geliştirdiği noktada artık okulda yalnız kalmaya hazırdır. Bu duygusu henüz gelişmeden okulda yalnız kalan çocukların ise, ayrılma kaygısını ve olumsuz etkilerini daha yoğun ve sarsıcı biçimde yaşama ihtimalleri yüksek.

    İlk haftalarda okuldan sonra okulla ve öğretmeniyle ilgili sohbetler etmek oldukça faydalı olur. Fakat çocuktan bu konularla ilgili bilgi edinme yöntemi sorgulamadan uzak olmalı. Burada çocuğun dikkatle ve eleştirilmeden dinlenmesi oldukça önemli. Onun duygularını, endişelerini ve varsa korkularını dikkate alıp, neler yapılabileceği konusunda birlikte düşünmek, onu da problem çözme sürecinin bir parçası haline getirmek gerekiyor.

    Çocuk hissettiklerinden dolayı suçlanmamalı, daha ziyade onun korku ve endişelerinin nedenleri üzerinde durulmalı. Bu tarz duyguları her çocuğun başlangıçta hissedebileceği ama bu durumun geçici olduğu ona açıklanmalı.

    Ayrıca veli-okul ve veli-öğretmen ilişkisinin ilk günden itibaren çok önemli olduğu unutulmamalı. Gerekli olduğu durumlarda hem adaptasyon aşamasında hem de ileriki aşamalarda karşılıklı bilgilendirme sağlanarak, uyum içerisinde işbirliği yapılmalı.


    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı