Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İlk küresel vatandaşlar nesli

<B>ZENGİNLER</B> Zirvesi ilk kez böyle bir ilgi çekiyor. Genova'yı anlamadan bugün Türkiye'de yaşadıklarımızı kavramak zor. Yepyeni kavramlar giriyor artık hayatımıza.

Dünya Bankası Başkanı James Wolfensohn, dün İtalyan La Repubblica Gazetesi'ne yazdığı makalede, ‘‘Biz, hergün daha küçülen ve karşılıklı bağımlılığı artan bu dünyada, hem ulusal hem de global vatandaşlar gibi düşünmek zorunda olan ilk nesiliz’’ diyor.

Küreselleşme, muhalefetini bile küreselleştiren karşı konulmayan bir süreç.

Bugünkü Zirve'nin en önemli konusu, zenginlerin rahatlarının bozulmaması için alınacak önlemler.

Yani yoksulluğa karşı mücadele. Çünkü yoksulluğun, barış ve istikrarın önündeki en ciddi tehlike olduğunu herkes kabul ediyor.

Bu mücadele için, zenginler Dünya Bankası ve İMF gibi uluslararası kuruluşlara aktardıkları parayı ne kadar arttıracaklarını da tartışacaklar.

Dünya nüfusunun yarıdan fazlasının günde iki dolar ile yetinmek zorunda kalması, çoğu kız 130 milyon eğitim yüzü görmemiş çocuğun terör dahil her türlü melanet için malzeme oluşturması, AİDS virüsü taşıyan 30 milyon kişinin elini kolunu sallayarak hergün daha da küçülen bu gezegende dolaşıyor olması kimsenin hoşuna gitmiyor.

Ama iş cepten para çıkartmaya gelince kaşlar çatılıyor. Hele de dünya ekonomisinden sıkıntı işaretlerinin yükseldiği böyle bir dönemde.

Bu yüzden de, ekonomik yardım, siyasi koşullarıyla birlikte geliyor.

* * *

DÜNYA Bankası Başkanı, küreselleşme ile birlikte ekonomik yardım anlayışının da değiştiğini yazdı La Repubblica'daki makalesinde.

‘‘Ekonomik büyüme yeterli değildir. Ekonomik reformlar, ancak toplumsal ve sivil gelişmeye hizmet ettikleri takdirde kalıcı olabilirler’’ diyor Wolfensohn, bu yüzden de Dünya Bankası'nın son altı yıldır politikalarını değiştirdiğini vurguluyor.

Eskiden sadece ekonomik kalkınma programları hazırlanırken artık eğitim ve sağlık da önemli.

Altı yıl önce AİDS'e karşı mücadele kampanyaları için sadece 36 milyon dolar ayrıldığını, bugün bu miktarın 1 milyar doları bulduğunu yazıyor Dünya Bankası Başkanı.

Dünya Bankası'nın ilgi alanına giren bir alan daha var, o da yolsuzluk.

‘‘Altı yıl önce Dünya Bankası'nda yolsuzluk konusu gündeme bile gelmezdi’’ diyor Wolfensohn, ‘‘Bunu, o ülkenin kendi iç sorunu, siyasi bir meselesi olarak görürdük. Bugün 95 ülkede yolsuzluğa karşı mücadele programları uyguluyoruz.’’

* * *

BAŞKAN Bush da, Genova'ya hareket etmeden önce, Washington'da yaptığı açıklamada bu konu üzerinde durdu.

Zenginler Zirvesi'ne yoksul ülkere verilen borçların silinmesi önerisiyle giden Bush, ‘‘Yoksulların yanındayız. Gereken yardımları yapacağız’’ dedi.

Ama ‘‘Demokrasiye, hukuk düzenine bağlı kalmaları ve yolsuzluklara karşı mücadele etmeleri koşuluyla.’’

Adına ister küreselleşme, ister yeni dünya düzeni ne derseniz deyin, sistemin dayatması bu.

Buna karşı her girişim, güvensizliği tetiklemeye yetiyor.
X