İlk günde kırk erkek

Gülden AYDIN
23.10.1997 - 00:01

‘‘Bu bir roman değil, gerçek bir yaşam öyküsü... Okul önlerinde kol gezen p..ler, insanlıklarını vicdanlarından silmiş genelev patronları, aşkları, umutları, düşleri imkansız o..ların kitabı...

Onlar, p...lerine göre hayvan

Patronlar için alınıp satılabilen bir mal...

Onlar, toplumun seks köleleri...’’

Kitabını böyle tarif ediyor Aysel Firmalı. Yazar Dursun Akçam'la 1977'de sohbet ettiğinde oluşmuş kitap fikri. Ama on yıl sonra gerçekleştirebilmiş. ‘‘Çünkü büyük bir birikime ihtiyacım vardı. Geçen süre içinde bu birikim oluştu. Hem de en acı şekilde...’’

Çok zor koşullarda yazdı, yemek ve ev işlerinden arta kalan zamanda. Kızının, kardeşinin sorunlarıyla uğraşmak da cabası. Yazmış, yazmış. Bazen saatleri farketmeden, açlığı farketmeden. Yazdıklarını okudukça şaşırmış, ben bu cümleleri nasıl kurdum, diye. Bazen de ağlayarak yazmış, yazdıkça ağlamış. ‘‘Şimdi de okurken ağlıyorum’’ diyor, yine ağlayarak. Kolay değil yaşanan o acıları, an be an tekrar anımsamak...

Dört beş saat aralıksız yazdığı olmuş. Tükenmez kalemle, kolu, parmakları uyuşuncaya değin. Bugüne kadar iki mektup yazmaktan ibaret hayatında yüzlerce sayfa yazmış. Bu iki mektubun biri sevgilisine diğeri de kızının babasına olmuş. Yine de ‘‘Yazmak istediklerimin çoğunu yazamadım’’ diyor. Yazmadığı, bilerek es geçtiği olaylar da var. Kendisiyle ilgili olan herşeyden bahsetmiş. ‘‘Neyi gizleyeyim, hepsi polis kayıtlarında mevcut.’’ Şimdiden ikinci kitabına başladı. Yine ‘‘o’’ hayatı anlatıyor: ‘‘Uyanış’’. ‘‘O’’ dünyada hâlâ bir şeylerin düzelmediğini görmek, Aysel Hanım'a büyük acı veriyor. ‘‘Atamın kemiklerinin sızladığını biliyorum’’ diyor.

Ah şu erkekler

Yaşadığı acı olaylar, insanlara olan güvenini sarsmış ama inancını yitirmemiş: ‘‘İnsanlara güvenmiyorum ama onları seviyorum. Onları anladığımı sanıyorum.’’ Ama erkekler başka. Birçok kötülüğün erkeklerden kaynaklandığını düşünüyor. ‘‘Fahişeliğin, eşcinselliğin nedeni, erkeğin tecavüzü. Kadının böyle yapma şansı yok. Kumar, cinayetler de erkek kaynaklı.’’ Aysel Firmalı, feminist olmadığını söyleme zorunluluğu duyuyor. ‘‘Erkeklerden hoşlanıyorum ama öyle yapmamaları gerektiğini düşünüyorum. Feministleri ve lezbiyenleri de erkeklerin yarattığını biliyorum.’’

‘‘O’’ hayatı yaşamasının başlıca nedenini, 10 yaşındayken emekli bir polisin cinsel tacizine uğramasına bağlıyor. Korkudan kimseye söylememiş. Bedeninden para kazanmaya başladığında 28 yaşındaymış. Aydın'da telekızlık yapmış. ‘‘Beceremiyordum, çoğu zaman aç dönüyordum. Çalgıcılara katılıp düğünlerden para kazanmayı denedim. Ama olmadı. Çalışmayı denedim, yine olmadı.’’ Aralıklarla yeniden, yeniden telekızlık yapıyor. Biriktirdiği para bittiğinde tekrar başlıyor. Başlayışlarından birinde, müşterisinin yanında otel odasını yakmış. Sayıklar gibi ‘‘Yanması lazım herşeyin’’ demiş. Fuhuşun olmaması gerektiğini düşünüp yok etmek istemiş, ‘‘O’’ yaşantıyı.

Manisa'da ilk işe başladığı gün, 40 erkekle birlikte olmuş. Çok utanç duymuş. Vücudunu erkeklerden saklamaya çalışmış. Yorganı üzerine çekmiş hep. Müşteriler de alay etmiş kendisiyle. ‘‘Sonra utancımı belli etmemeyi öğrendim. Alıştım.’’ Onlarca erkekle birlikte olmanın şaşılacak bir şey olmadığına örnek vermek için, günde 120 erkekle birlikte olan kadınları anlatıyor. ‘‘Genelev küçük bir şehirdeyse, kadın da genç ve güzelse...’’

Aysel Firmalı, o dünyada geçirdiği 22 yılda yüzlerce hatta binlerce fahişe tanıdı: Telekızlar, öğrenci, evkadını, travesti fahişeler... Travestileri daha ‘‘bilinçli ve kültürlü’’ olarak niteliyor. Genelev kadınlarını ise ‘‘genelde bayağı’’. Firmalı, ‘‘Ruhları bayağı olmayanlar da kendilerini uyuşturucuya veriyorlar’’ diyor. O koşullara, o hayata tahammül edebilmek için. Firmalı'ya göre tüm fahişelerin ortak paydaları, parayı sevmekmiş. Başkalarına verebilmek için. ‘‘Almadan vermek Allah'a mahsus. Oysa ben de almadan o kadar çok verdim ki...’’

Başka ortak yönleri de varmış fahişelerin. Ev hayatını çok sevmeleri. Evci kadınlar, çalışmak için geneleve gelirken, ayakları geri geri gidermiş. Genelevlerde hayaller, gerçekmiş gibi konuşulurmuş hep. Olmasını istediklerini gerçekmiş anlatırlarmış. Ama doğru olan tek şey varmış; hayat hikayeleri... Nasıl buralara düştükleri... Çalıştığı 20 yıl boyunca, ayırdetmeyi öğrenmiş; ruhu fahişe olanlarla olmayanları. Görmüş ki bunca yıl boyunca, ruhu fahişe olmayanlar çoğunlukta.

Emniyet müdürü sevgili

Ölmeyi hiçbir zaman düşünmemiş. ‘‘Emniyet müdürü sevgilim de intihar et demişti gerçekleri kavradığımı anladığında. Aristo gibi ölmeyi denesene. Ben de hiç olmazsa başka kadınlara benim için bir kadın öldü derim. Zavallı. Ona defalarca zavallı dedim.’’

Aysel Firmalı, kitabında Emniyet müdürü sevgilisine çok geniş yer veriyor. Onun kendisine yaptığı kötülüklere rağmen, kazancının büyük bölümüne elkoyan bu sevgiliden vazgeçememiş. Hatta kendisini terkettikten sonra bile. ‘‘Önce bir tutkuydu, sonra merak oldu. Hep neden, dedim. Nedenini buldum neticede: Bir insan, hele hele bir kamu görevlisi nasıl böyle davranırdı? Hadi beni insan yerine koymadı. Pragmatik sözlerle beni aldattığını sanıyordu. ‘Beyninin içindekileri merak ediyorum' derdi. Ben de beynimin içindekileri ona açık etmedim.’’ Firmalı, o günün parasıyla toplam ikibuçuk milyar vermiş. Gerekçesi, onun düştüğü çıkmazı da açıklıyor: ‘‘Ona vermeseydim, genelev mafyasına verecektim.’’ Birlikte olduğu yıllarla kalmamış onun Firmalı’dan para talebi. Ayrıldıktan sonra da para almaya devam etmiş. ‘‘Kurban parası’’, ‘‘Çocuğun tedavi masrafı’’ gibi gerekçelerle. Yoksulluk günlerinde, Aysel Firmalı Emniyetçi eski sevgiliden borç istediğinde ise hayır cevabı almış. Nedenini kendince şöyle açıklıyor. ‘‘Babası tarafından kin ve nefretle yetiştirildi. Bu nedenle onu bağışladım.’’

Kitabında kişi adlarını değiştiren Firmalı, Emniyetçi sevgilinin adını belirtmiyor. ‘‘İntikam almak, para kazanmak için birini satmam. Hangi emniyet müdürü diye soranlara, bütün emniyet müdürleri derim. Belki böyle yaşayan emniyet müdürleri fazladır. Rütbesiz, sıradan polis memurlarına hiçbir sözüm yok. Onlar da benim gibi köle.’’

Sevgiye sevdalıyım

Bugün Kora Yayınları'ndan yeni bir kitap çıkıyor piyasaya: ‘‘Sevgiye Sevdalıyım/Bir Hayat Kadınının Anıları.’’ Kitabı yazan Aysel Firmalı, 16 yıl önce fahişeliği, birbuçuk yıl önce de genelev patronluğunu bıraktı. Fahişelik serüveni, 1975'in 17 Mayısı'nda, Manisa'da başladı. ‘‘İlk tescil tarihim. Odamın duvarına yazmıştım.’’ Firmalı, ilkokul ikiden terk. Çünkü su çiçeğinden hasta yatarken, annesi ‘‘akıl hastanesi’’ne götürülmüş. Babası onu okuldan çekip aldığında çok ağlamış, çok üzülmüş. Yine de ‘‘Tahsilim olmadan bunları yazabildim. Tahsilim olsaydı neler yazardım, kimbilir?’’ diyerek teselli ediyor kendini. Öğrenim görenlere hep saygı ve özlemle bakmış. İçinde bir ukte olmuş okuyamamak. Aysel Firmalı, ağır aksak el yazısıyla bıkmadan, sekiz ay boyunca emek verdi ve Sevgiye Sevdalıyım, ortaya çıktı. Niçin mi? ‘‘Benim gibi köle olan kadınların sesini duyurmak için.’’

Sevda şimdi başka şehirde

‘‘Ayrı bir dünyadır genelev dünyası. Toplumla bağdaşan tek tarafı, hepsinin çevre ve ailelerinde gördükleri, alıştıkları örf ve adetler ve din ile yeraltı dünyasıyla genelevlerin dolaylı bağlantısından kaynaklanan argo ve racondur. Bu kurallara genelde uyulur. Uyulmadığı ve sistemin dışına çıkıldığı zamanlarda denge bozulur. Kişiler bu davranışları sebebiyle bazen aforoz edilir, bazen mafya usulü cezalandırılır ya da küçük görülerek itibardan düşer, dışlanırlar.’

‘‘Bu durumdaki kadının tek seçeneği, yer değiştirmek yani bir başka ilin genelevine gitmek oluyor. Çünkü bu kadının müşterisi azalıyor. Bir türlü bitiremediği borcunu patronuna ödeyemiyor.’

‘‘Fahişelerin ahlak anlayışının temelini birbirlerinin erkek ‘dost'unu tanımak oluşturuyor. Tanımak istiyorlardı, çünkü bir başka genelevde karşılaşırlarsa arkadaşlarının sevgisine hürmeten o erkekle cinsel ilişki kurmamak içindi. Biliyorlardı, arkadaşlarının bir sevgi uğruna o hayatın pisliklerine ve meşakkatine katlandığını. Karmaşık ilişkiler, hile, mutsuzluk ve hep yalnızlığa mahkum fahişeler... Ama ben hem fahişeliğe hem fahişe patronluğuna bir türlü alışamadım.’

‘‘Sevda işe başladığında hayatından bezdiği, genç yaşına rağmen yüzüne yansımıştı. En az 10 yaş fazla gösteriyordu. Yaşama sevincinden oluşan o cıvıl cıvıl hareketli hali de yoktu artık. İçkiye başlamıştı. İşe başlarken birkaç kadeh mutlaka içiyordu. Genelevlerde hap, esrar, içki yasak olmasına rağmen her zaman bulunan, kullanılan nesnelerdi. Hap kullanmak neredeyse bir zorunluluğa dünüşmüştü. Kadınların hayal aleminde acı çekmeden çalışabilmelerini sağlamak için patronların dostların başvurdukları etkili bir yöntemdi... O...nun kilosu kaç paraydı? O kadar çok vardı ki biri gider, biri gelirdi.’’

‘‘Sevda şimdi bir başka şehirde, Nihatlar'la eski acıları, yeni sevdaları yaşıyor...’’

Yayınlanma Tarihi : 23.10.1997 - 00:00
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Koç Burcu
      21 Mart - 20 Nisan

      Kişisel farkındalığınızı arttıracak, bilgi kazanmanızı sağlayacak, ama bu esnada bütçenize çok fazla zarar vermeyecek şeyler planlamalısınız. Tüm...Koç Burcu - Bugün

      Boğa Burcu
      21 Nisan - 20 Mayıs

      Başarınızı diğerleriyle de kutlayabilirsiniz. Bilgi toplamalı, bilgilerin gerçekliğinden emin olmalı ve başladığınız işleri bitirmelisiniz. Fark yaratmak istiyorsanız,...Boğa Burcu - Bugün

      İkizler Burcu
      21 Mayıs - 20 Haziran

      Evinizde ve özel ilişkilerinizde yapacağınız değişiklikler duygusal anlamda istikararı sağlayabilir. İş birliğine açık olmanız durumunda, evinizi veya yaşadığınız yeri...İkizler Burcu - Bugün

      Yengeç Burcu
      21 Haziran - 22 Temmuz

      Önemli detayları atlamadığınızdan emin olun. İstediğinizi açık açık ortaya koymak işe yarar çözümler üretmenizde size yardım edebilir....Yengeç Burcu - Bugün

      Aslan Burcu
      23 Temmuz - 23 Ağustos

      Duygusal anlamda motive bir gündesiniz. Yanlış nedenlere dayalı değişiklikler yapmak doğru olmayabilir. Olayları doğru değerlendirmeli, daha alçak...Aslan Burcu - Bugün

      Başak Burcu
      24 Ağustos - 23 Eylül

      Sahip olduğunuzdan daha fazla paranız varmış hissine kapılmayın ve aşırı harcamalardan kaçının. Sizi motive eden kişilerle görüşebileceğiniz bir hafta...Başak Burcu - Bugün

      Terazi Burcu
      24 Eylül - 23 Ekim

      Bu hafta sonu, önemli kişisel değişiklikler yapmanız durumunda kendinizi çok iyi hissedebilirsiniz. Sizi bekleyen güzel bir gelecek varken lüzumsuz...Terazi Burcu - Bugün

      Akrep Burcu
      24 Ekim - 22 Kasım

      Dış etkilere bağlı duygusal durumlarla uğraşabileceğiniz bir hafta sonundasınız. Bazı kişilerin yapacağı son dakika değişiklikleri sizi asıl uğraşmanız gereken işlerden...Akrep Burcu - Bugün

      Yay Burcu
      23 Kasım - 21 Aralık

      Duyduğunuz her şeye inanmamalısınız. Belli anlaşmalar yapmadan ya da bazı sözler vermeden önce, kendi araştırmanızı bizzat yapmanızda fayda var. Bu hafta sonu, elinize...Yay Burcu - Bugün

      Oğlak Burcu
      22 Aralık - 20 Ocak

      Endişelerinizi dile getirerek olaylara netlik kazandırabilir ve doğru kararlar alabilirsiniz. Eviniz ve ailenizle bağlantılı konularla ilgilenirken daha sorumlu davranmalısınız....Oğlak Burcu - Bugün

      Kova Burcu
      21 Ocak - 18 Şubat

      Çok fazla bilgi paylaşımı size ters şekilde geri dönebilir ve size bazı bedeller ödetebilir. Bu hafta sonu, sevdiğiniz kişilerle ilişkilerinizi...Kova Burcu - Bugün

      Balık Burcu
      19 Şubat - 20 Mart

      Bu hafta sonu, bazı işleri ele alış veya uygulayış biçiminizi ya da bilgi edinme ev haber alma yöntemlerinizi gözden geçirebilirsiniz. Bu sayede kendinizi...Balık Burcu - Bugün