Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İlk gün dersi...

<B>YENİ </B>ders yılı her sene bu aylarda gördüğümüz, yaşadığımız teranelerle başladı:<br><br>Başbakan ve Milli Eğitim Bakanı, <B>‘okullarda hiçbir veliden bağış adı altında kayıt parası alınmayacağı’</B> vaadinde bulundular.

Ama sözlerinin mürekkebi kurumadan okullar, velilerden ‘bağış’ alma kampanyasını başlattılar.

Ve böylece mutad, utanç verici oyun yine sahneye kondu:

Bakan ‘kesinlikle izin verilmeyecek’ diyecek. İllerin Milli Eğitim Müdürleri yarım ağızlarının bir tarafıyla ‘bağış istemeyeceğiz’ derken öteki yarısıyla okul müdürlerine ‘bildiğiniz gibi yapın’ talimatı verecek.

Müdürler de, akıllarına koydukları tarife üzerinden okulla ilgili derneğe bağış makbuzu kesecek.

Ve evladını okula kaydettirmek için okul koridorlarında sıra bekleyen ana-babalar, içeride yaşayacakları verirsin-veremem kavgasının baskısı altında devlete de, onu yönetenlere de lanet okuyup duracak.

Öyle ya... ‘Benden bağış isteyeceğine git kara para kaynaklarını kurut. Devletin gelirini artır. Eğitime de, sağlığa da kaynak yarat’ diyen veliyi kim haksız bulabilir?

Gerçekten Maliye Bakanı, Türkiye’nin elindekini avucundakini bir mirasyedi coşkusuyla satmak için sarf ettiği enerjiyi kara parayla, vergi kaçağıyla ve vergi mükellefi olması gerekirken Maliye’nin yanından bile geçmeyen ahlaksızlarla mücadeleye ayırsa sorun çoktan çözülmüş olacak.

Ama ne yaparsınız ki Sayın Bakan’ın da, Maliye’nin de kendi işlerini yapacak kadar vakitleri yok.

Dünkü gazetelerde İstanbul’daki bir okul müdürünün, ‘Bağış veren velinin çocuğu iyi sınıfa, vermeyeninki kötü sınıfa gidecek’ diyen hikáyesi vardı. Gerçekten çocukları buna göre ayırmış. Para veremeyen ama çocuğunun ayrıma tabi tutulmasına karşı çıkan veliye de ‘Onlar (siyasiler) size vermeyeceksin diyor, benden de bildiğim gibi yapmamı istiyor’ diyerek gerçeği tüm açıklığıyla ortaya koymuş.

Müdür -evet kaba ama- haksız mı?

Peki bu çocuklara okulda ne öğretilecek?

İyi insan olma, devleti yönetenlerin ve kamu görevlilerinin sözlerine güvenme, kurallara uyma, hem kendine hem de başkalarına karşı dürüst, saygılı ve nazik olma vs. değil mi?

Oysa çocuk daha okul hayatının ilk gününde en önemli dersi aldı:

‘Okula başladığım gün devletin büyüklerinin babama ve bizlere yalan söylediğini öğrendim. Okul müdürü babamı azarladı. Ona suçlu imiş gibi davrandı. Ben de müdüre çok kızdım. Okulu da o nedenle sevmedim.’

Yine de söyleyelim:

Velilerin okula destek vermelerini doğru ve gerekli buluyoruz. Ama o destek böyle zart-zurt yaparak, tehditlerde bulunarak sağlanmaz. Okul müdürlerimiz sosyal etkinliklerle, değerlendirilmiş becerilerle ve biraz yaratıcı olmakla çok şey sağlayabilirler. Bir de o yolu deneseler olmaz mı?
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI