Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İlk düşen şehre ilk o girdi

    Hürriyet Haber
    24.02.2011 - 16:12 | Son Güncelleme: 24.02.2011 - 16:12

    Libya’da göstericilerin kontrolü sağladığı ilk şehir olan Bingazi’ye girebilen ilk yabancı gazeteci Martin Chulov, gördüklerini Guardian için yazdı. İşte Chulov’un çok çarpıcı izlenimlerinden satır başları:

    Dünya gündeminin nabzı Planet'te atıyor

     

    Muammer Kaddafi’nin, iktidara geliş yolculuğuna başladığı şehir olan Bingazi’deki saygınlığının bugün sıfıra indiğini söylemek mümkün. Üç günden fazla süren olaylar sırasında, Libya’nın en büyük ikinci şehrindeki göstericiler saatleri 42 yıl önceye çekmeyi başardı. Bingazi düştü, Kaddafi’nin iktidara tutunma çabası da Bingazi’yle birlikte yok oldu. Şehirde kendisiyle dalga geçen birkaç küfürlü duvar yazısı dışında Kaddafi’nin izi bile yok.

     

    Daha önce bir davet gelmeden ana askeri üssün yakınına bile yaklaşamayacak olan Bingazililer arabalarıyla binanın etrafında turlar atıyorlardı. İçerideki her kışla binası yakılmış ve yağmalanmıştı. Kaddafi’nin Bingazi’ye yaptığı ziyaretlerde kitlelere seslenmek için kullandığı sahne yıkılmıştı. 41 yıllık liderin yolun karşısındaki evi de yağmalanmış, içeride bir tane bile kendisine sadık asker kalmamıştı.

     

    Gizli polis karargahının önünde bağıran Ahmed el Fatuir, “Gitti, canavarı öldürdüler” dedi, “Şimdi bütün cesetlerin nerede olduğunu açıklaması gerekiyor.”

     

    Ancak Ortadoğu’nun en uzun süre iktidarda kalan otokrat lideri böyle bir açıklama yapmaya da sessizce uzaklaşmaya da gönülsüz görünüyor. Salı gecesi yaptığı konuşma Bingazi’de birçok kişiyi Kaddafi devrilse de akan kanın durmayacağına ikna etti.

     

    İŞLENEN SUÇUN KANITI

    Libya’daki hastaneler ve yetkililer, ülkede on yıllardan bu yana görülen en şiddetli çatışmalarda hayatlarını kaybedenleri saymaya devam ediyor. El Cala hastanesinde 17 Şubat’tan itibaren 65 kişinin öldüğü belirtilirken, durumu çok ağır olanlar da dahil onlarca yaralı olduğu ifade edildi.

     

    Tam ben hastanenin yoğun bakım ünitesine girdiğimde, Libyalı bir askerin öldüğü açıklandı. Askeri tedavi etmeye çalışan doktor, “Hala dışarıdalar… Kaddafi’nin kiraladığı paralı askerler gölgelerin içinde saklanıyor” dedi.

     

    Taraf değiştiren askerler, tüm gün boyunca, Bingazi’deki gizli polis merkezinin avlusuna binlerce kilo mühimmat taşıdı. Günün sonunda, avluya bir tugayı baştan aşağı donatacak kadar silah yığılmıştı.

     

    Yaşanan katliamın kanıtı, yakınlardaki binaların ve morgların duvarlarında görülebiliyordu. Doktorlar, yaralı ve ölülerin yaralarına ait fotoğrafları soğukkanlı bir şekilde göstererek, Kaddafi’yi işledikleri suçtan dolayı kınadı.

     

    İsyanın başladığı günden bu yana Bingazi’de 232 kişinin öldüğü, 1000'den fazla kişinin de yaralandığı  tahmin ediliyor.

     

    BULDOZERLE DUVARLARI DELDİLER

    Protestoların ne kadar ateşli olduğu, şehrin askeri üssünün duvarlarındaki deliklerden anlaşılıyor. Yakınlardaki inşaat alanlarından alınan buldozerlerin şekline sahip bu delikler, protestocuların duvarları aşmasını sağladı. Buldozerlerin ise en az altı tanesi, başarıyla kullanıldıkları yerlerde yanmaya devam ediyor.

     

    Üsse saldıranlardan biri olan Muhammed Fatih, “Burası uçaksavar bataryasının durduğu ve Afrikalı paralı askerlerin ölü bulunduğu yer… İnsanlar cenaze yürüyüşü düzenlerken üsten üzerlerine ateş açıldı. Evlerine gittiler, kendilerini toparladılar ve geri geldiler. Sonra bunlar oldu” dedi.

     

    Kaddafi’nin paralı askerleri kullandığı haberi, birçok protestocu ve silahlı kuvvetler için bir uyarı olmuşa benziyor. Hava Kuvvetleri’nde binbaşı olan Recib Feytuni, “Hükümete bu yüzden sırt çevirdik… Bu yüzden ve savaş uçaklarıyla protestoculara saldırma emri verildiği için” ifadesini kullandı.

     

    PARALI ASKERLER HAZIR TUTULDU

    Feytuni, isyan hareketinin başlamasından birkaç gün önce Libya askeri nakliye uçaklarıyla dört-beş bin kadar paralı askerin hava üssüne girdiğine bizzat tanıklık ettiğini anlattı: “Uçaklar her seferinde 300 asker getirdi. Her biri silah kuşanmıştı… Hepsi Gana, Kenya gibi ülkelerden gelen Afrikalılardı.”

     

    Bingazi’deki kanun ve düzenin çökmesinden bu yana şehre gelen ilk Batılı gazeteciler, neredeyse kurtarıcılar gibi kucaklandı. Hastanede geçirdiğimiz sabah, bir kişi yanımıza gelerek “Libya için özgürlük… Libya’ya hoş geldiniz. Dünyanın burada ne olduğunu görmesi gerek” dedi.

     

    Her biri Kaleşnikoflar kuşanmış, mahalle devriyelerine benzeyen gruplar, kasabaların içindeki ve dışındaki tüm kontrol noktalarına adam yerleştirdi. Ancak 580 km mesafe içindeki tüm asker ve polis noktaları terk edildi. Polisin dağılması, şehrin genç nüfusu arasında zafer hissi doğurdu.

     

    Bingazi, Libya’nın vaktinin geldiğine inanıyor. Halk, kendilerini unutan liderlerinin devlet başkanı olarak sadece sayılı günler, muhtemelen haftaları kaldığı konusunda inançlı. Bingazi halkı, Kaddafi’nin halen kontrolünde olduğu görülen Libya’nın batısında ne olduğuna dair çok az düşünceye sahip.

     

    Uluslararası kamuoyu, on yıllarca tedavi etmeye çalıştığı adam tarafından topal bırakılmış gibi duruyor. Nüfuzu kısıtlı durumda ve seçenekleri çok az. El Cala hastanesinde görevli Dr. Şakir, “Uluslararası kamuoyunda insanlar, suikastçıya yardımcı olmak için kendi hükümetlerine yardım ediyordu. Bunun tek nedeni suikastçının ve hükümetinin onlara yardım ediyor olmasıydı. Bu kusurlu bir mantık” dedi.

     

    Planet'i Facebook'ta takip etmek için:
    http://www.facebook.com/#!/HurriyetPlanet

    Planet'i Twitter'da takip etmek için:  
    http://twitter.com/HurriyetPlanet
     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı