"Emre Özpeynirci" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Emre Özpeynirci" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Emre Özpeynirci

İlk 5 aydaki ikincilik bizim için sürpriz

Dünyanın bir numaralı otomotiv üreticisi konumuna yükselen Japon Toyota, Türkiye’de de hızla büyüyor.

2005 yılında Türkiye’nin en çok satan 7’nci markası olan Toyota, 2006 yılında 5’inciliğe yükseldi. Bu yılın ilk 5 ayında ise yeni modellerin etkisiyle bir anda 2’nci sıraya çıktı. Japon markanın Türkiye temsilcisi Toyotasa’nın Genel Müdürü İbrahim Orhon bile 2’nciliğin kendileri için sürpriz olduğunu söylüyor.

PERAKENDE’DE BİRİNCİYİZ

Orhon, Türkiye’de yavaş ama emin adımlarla ilerlediklerini belirterek, "Bizim 2007 yılı hedefimiz en çok satan 4’üncü marka olmak. İlk 5 ayda 2’inci olmayı biz bile beklemiyorduk. Düşen pazarda yeni modellerimizle etkili olduk. Ama rakiplerimiz filo satışlarıyla yıl sonunda sıralamayı değiştirirler. Biz de yıl sonunda en kötü ihtimalle 4’üncülük hedefimizi tuttururuz. Ama yılı 3’üncü olarak da bitirebiliriz" dedi.

Toyota’nın Türkiye hedefinin en çok satan ilk 3 marka arasına girmek olduğunu söyleyen Orhon, bu hedeflerine beklenilenden önce ulaşacaklarını da sözlerine ekliyor. Düşen pazarda filo satışlarının toplam satışların yüzde 40’ına ulaştığını kaydeden Orhon, filo satışları çıkartılırsa bugün Toyota’nın perakende satışlarda birinci marka olduğunu söyledi.

Türkiye’de üretim yapan markaların filo satışlarla paylarını artırdığını kaydeden Orhon şöyle konuşuyor: "Çünkü ellerinde ve fabrikalarda stok var. Pazar payı için filoda yüzde 25’e varan indirim yapabiliyorlar. Toyota’nın global stratejisi doğrultusunda bizim böyle bir şansımız yok. Toyota’nın Türkiye’de üretim yapıyor olması bize de aynı yöntemi uygulama şansı vermiyor. Rakiplerimiz, perakende satışlar düşünce, stoktaki araçları büyük indirim yaparak filoya satabiliyor. Bizde ise üretilen her aracın gideceği yer 3 ay önceden belli. İç pazarda talep biranda artsa bile 3 ay önceden sipariş vermediysek, araç bulma şansımız çok zor."

Orhon, bununla ilgili olarak 3 kapılı Auris örneğini veriyor: "Bugün 3 kapılı Auris, dünyada sadece Türkiye’de üretiliyor. Biz Türkiye’de 3 kapılı araçlara çok fazla talep olmadığı için bu modeli satmıyoruz. Ama satmak istesem bile Türkiye’de üretiliyor olmasına rağmen alma şansım yok. Çünkü kapasite sınırlı ve üretilen araçların gidecekleri ülkeler belli. Ben şu anda test için bile bir tane 3 kapılı Auris bulamam."

Bunun üzerine Orhon’a, "Toyota Türkiye’nin CEO’luğuna Tamer Ünlü’nün gelmesi durumu değiştirir mi" diye sorunca cevabı çok netti: "Tabiki bir Türkün Japon şirketin başına gelmesi çok önemli ve gurur verici. Toyota’nın Türkiye’ye duyduğu güvenin bir göstergesi. Ünlü’yle birlikte Toyota Türkiye’nin üretim kapasitesi ve model sayısı yükselir. Ama bize istediğimiz zaman istediğimiz kadar otomobil alma şansı vermez. Yani bir avantaj yaratmaz. Çünkü Toyota’nın global stratejisi aynen devam ediyor."

Küçük sedan aracımız olsa 10 bin satarız

Dizel motorlar ve modellerle birlikte Türkiye’de güçlendiklerini söyleyen İbrahim Orhon, "Ama bizim dezavantajımız, B sınıfında yer alan Sedan bir modelimizin olmaması. Bugün Renault, Symbol ile bu sınıfta çok güçlü. Biz burda biraz eksik kalıyoruz. Türkiye pazarına uygun böyle bir modelimiz olsa 10 bin tane bile satabiliriz" diye konuşuyor. Bunun üzerine, "Amerika’da satılan Yaris Sedan var, niye getirmiyorsunuz" diye hatırlatınca Orhon, "Bu aracı getirmeye kalksak hem vergi hem de lojistik dezavantajı nedeniyle fiyat olarak rakiplerimize karşı avantajımız olmaz. Toyota da global stratejisinde de sadece bir pazarı düşünerek hareket etmiyor. Bölgede yoğun bir talep varsa kararını öyle veriyor" dedi.

1000 adedin altında satan otomobil ’zarar’ demektir

Toyota ve PSA (Peugeot-Citroen) Grubu’nun ortak olarak ürettikleri üçüz modellerinden sadece Toyota Aygo’nun Türkiye’de satılmadığını hatırlatmam üzerine de Orhon, "Türkiye’de A sınıfı yani minik sınıf çok fazla telep görmüyor. Biz açıkçası Peugeot 107 ve Citroen C1’in performansına baktık. Bu modeller talep görseydi getirebilirdik. Ama getirmemizi gerektirecek bir satışa ulaşmadılar" cevabını verdi.

Bugün Türkiye’ye küçük veya orta sınıfta yer alan yeni bir modeli getirmek için en az 1000 adet satmayı garantilemeniz gerektiğini kaydeden Orhon, "1000 tane satarsanız yedek parça, altyapı ve pazarlama yatırımını çıkartabilirsiniz. Aksi takdirde tamamen zarardır" dedi.

Kar yağmayınca satışlarımız düştü çektiğimiz reklam rafa kalktı

Türkiye’de 2007 yılına kadar 4x4 satışlarında yaşanan artışta ’kar’ yağışının etkisini de gözardı etmemek gerekir. Özellikle 2005-2006 yıllarında İstanbul’da yağan yoğun kar nedeniyle yollarda mahsur kalanlar çözümü 4x4 araç almakta bulunca, bu sınıfta yer alan modellerin satışında önemli bir patlama meydana geldi. Bu artış sonucunda pazara giren yeni model sayısında da adeta bir yarış yaşandı.

Ama son dönemde dünyanın en önemli gündem maddesi haline gelen ’küresel ısınma’yla birlikte mevsimlerde yaşanan değişim, 4x4 satışlarını da vurdu. Kia’nın Türkiye distribütörü Çelik Motor’un Genel Müdürü Alp Evcimen, küresel ısınmaya bağlı olarak mevsimlerde yaşanan değişimin satışlarını olumsuz etkilediğini belirterek, "Bu yıl hiç kar yağmadığı için Sorento satışlarımızda düşüş var" diye konuşuyor. Son 3 yılın 4x4 lideri olan Sorento’nun satışlarındaki düşüşün ilk 5 ayda yüzde 35’i bulduğunu kaydeden Evcimen şöyle konuştu: "Bu düşüşte pazarın küçülmesinin dışında bu yıl hiç kar yağmamasının da etkisi var. Biz yıl başında Sorento ve Sportage modellerimiz için kar yağışını öngören bir reklam kampanyası hazırladık. Ancak hiç kar yağmadığı için bu reklamı iptal etmek zorunda kaldık. Kışın adeta kar duasına çıkacaktık. Neredeyse her gün internete girerek hava durumunu takip ettik. Ama yağmadı ve bizde reklamı iptal etmek zorunda kaldık." Evcimen’in anlattıkları sadece Kia’nın Türkiye’de yaşadığı bir tecrübe. Küresel ısınmaya bağlı olarak dünyada da 4x4 satışlarında bu yıl önemli bir düşüş yaşanıyor.

Sportage’ye YTL dopingi

Alp Evcimen, Sorento’nun satışlarındaki düşüşü kar yağmamasına bağlarken, kompakt SUV modelleri Sportage satışlarının ise YTL sayesinde arttığını kaydetti. Evcimen, Sportage’nin dövizle satıldığını hatırlatarak, "Rakiplerimiz ise YTL’yle satış yapıyor. Döviz fiyatları düşünce Sportage’nin fiyatı biranda rakiplerine göre çok avantajlı bir hale geldi. Bu da satışlarında önemli bir artış yaşanmasını sağladı. Şu anda Sportage satışlarında yüzde 20’lik bir artış var. Araç olsa bu oran çok daha fazla artacak. Ama elimizde hiç araç kalmadı"dedi.

Kar kralı yoluna devam edemedi

Kia, Sorento ve Sportage için hazırladığı reklam filminde, "Yakında kar yağacak. Yollar kapanacak. Sokaklar kapanacak. Herkes camdan bakıp beklerken. Ben kar kralı. Sadece ben yoluma devam edeceğim" sloganını kullanmıştı. Ancak kar yağmadığı için bu reklam filmi rafa kalktı
X