Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İlahi komedya

Ayşe ÖZEK KARASU

İslam dünyası tamamen Hıristiyan işi olarak gördüğü için ‘‘millenium’’ fikrine karşı çıkıyor. Buna karşılık Katolik Kilisesi 2000'e giriş kutlamalarının dinle alakası olmadığı görüşünden hareketle, ‘‘millenium’’ kavramını reddediyor. Yani çelişkili ve tuhaf bir durum söz konusu.

İngiliz Katolik Kilisesi geçenlerde, üçüncü bin yıla giriş kutlamalarına direnmeleri için milyonlarca üyesine çağrıda bulundu.

Çünkü kiliseye göre yılbaşı kutlamaları, Hıristiyanlık öğretisiyle en ufak bir ilgisi olmayan, zevk düşkünlerinin cümbüşünden ibaret dünyevi bir eğlentiydi. Kilise, üyelerinin bu eğlencelerden uzak kalmasını istiyordu.

Tabii 2000'e giriş eğlenceleri insanlığın ilk yılbaşı kutlaması olmayacağı için bu çağrı biraz garip kaçtı.

Ancak kiliseden yapılan açıklamanın içerdiği başka bir çağrı, durumu anlaşılır kılıyordu. Kilise, üyelerinin maneviyatlarını 2000'e giriş çılgınlığına kapalı tutup, Hz.İsa'nın 2000'inci doğum gününe çevirmelerini istiyordu. Çünkü yeni yüzyıla giriş coşkusunun, 25 Aralık'taki Büyük Jübile'yi gölgede bırakma ihtimali belirmişti.

Bu nedenle İngiliz Katolik Kilisesi Kardinali Basil Hume, yılbaşının dini açıdan hiçbir önem taşımadığını bildirdi ve Hz.İsa'nın doğum yıldönümüne hazırlık amacıyla önümüzdeki 25 Mart'tan başlayarak dokuz ay süreyle dualar edileceğini açıkladı.

ŞEYTANA YENİ TANIM

İslam dünyası ve İngiliz Katolik Kilisesi farklı bakış açılarıyla ‘‘millenium’’ kavramını reddederken, Katolik dünyasının merkezi Vatikan önümüzdeki yeni bin yıl için son derece radikal değişim hazırlıkları içinde bulunuyor. Bu konsept değişikliğinin en ilginç ayrıntılarından biri şeytanın tanımıyla ilgili.

Geçen ocak ayında Tanrı'nın ille de ‘‘ak sakallı ihtiyar bir adam’’ olarak düşünülmemesi gerektiğini ortaya atan Vatikan, şimdi de yeni bir şeytan imajı oluşturmak için çalışmalara başladı. Vatikan bünyesinde teologlardan kurulu bir komisyon 17'inci Yüzyıl'dan kalma şeytan kovma ritüellerini yeniden gözden geçirdi. Amaç; iblis karşısında artık yetersiz kalmaya başlayan şeytan kovucular için yeni usuller tespit etmekti. Bunun için de önümüzdeki milleniumda şeytanın, daha sofistike bir şekilde tanımlanması gerekiyordu.

Böylelikle, insanların ruhunu ele geçiren tek bir şeytan fikrinin yerini, bütün bireylerin içinde pusuya yatmış karanlık güç tanımının alması kararlaştırıldı. Vatikan bundan böyle rahiplerin şeytanla mücadele ederken, cennetten kovulduğu farzedilen asi melek yerine, daha belirsiz ve bulanık güçlerin varlığını ortaya çıkarmak için uğraşmasını öngörüyor. Yani ‘‘Satan’’ ya da ‘‘Lucifer’’ adı altında boynuzlu, kuyruklu; veya ejderha biçiminde varlık imajlarının silinmesi isteniyor.

Bu arada Papa İkinci Jean Paul'un kişisel inancı nedeniyle, şeytan kovucuların ritüel sırasında Bakire Meryem'den de yardım istemesi buyuruluyor.

Vatikan'ın baş şeytan kovucusu Monsenyör Corrado Balducci, kilisenin daha modern bir düşünce biçimi geliştirerek, şeytani güçlerle psikolojik bozuklukları birbirinden ayırt etmesi gerektiğini söylüyor. Monsenyöre göre şeytan kovuculura başvuran her bin kişiden ancak beş-altısında iblis etkisi görülüyor; geri kalanların ise psikiyatrik tedaviye ihtiyacı bulunuyor.

Galiba Vatikan bu alanda bütün yetkileri psikiyatri bilimine terk etmek istiyor da, bunu açıkça telaffuz etmekten çekiniyor.

X