Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İktidar istiyor mahkeme onaylıyor

    Okan KONURALP / ANKARA
    07.01.2012 - 00:00 | Son Güncelleme:

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un tutuklanmasıyla ilgili, “Anayasa’ya göre genelkurmay başkanlarının Yüce Divan’da yargılanması gerekir” dedi. İktidarın mahkemeleri yönlendirdiğini iddia eden Kılıçdaroğlu, TBMM’de bir grup gazeteciye Başbuğ’un tutuklanmasıyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Anayasa’nın hükmü çok açık. Anayasa’da var olan bazı maddelerin uygulanmadığını biliyorduk ki burada da uygulanmıyor. Yani burada katledilen bir hukuk var. Aslında bu konuda konuşması gereken Sayın Başbakan’dır, Adalet Bakanı’dır. ‘Ne oluyor burada?’ diye sorması lazım.

    Büyükanıt’a gider mi

    (Süreç Yaşar Büyükanıt’a kadar uzanır mı sorusu üzerine) Bu sürecin nerede biteceği belli değil zaten. Bu süreci belirleyen hükümet, iktidar. Hatırlarsanız Başbakan ‘Ben bu davaların savcısıyım’ demişti. Dolayısıyla bu süreç nerede biter, kimi kapsar, ne zaman kapsar, onlar,  AKP’ye yönelik, ya da AKP’yi sıkıştıran, ya da AKP’nin aleyhine olaylar olduğu zaman AKP belli noktalarda köşeye sıkıştığı zaman özel mahkemeler ve savcılar yine harekete geçer. Birilerini daha içeri alacaklardır. Zamanlamaya öyle bakmamız gerekir.

    Adalet söz konusu değil

    Hukuk herkes için varsa hukukun üstünlüğü demokrasilerde çok temel bir kavramsa, herkesin adil mahkemelerde yargılanması gerekir. Yargılama sürecine hepimizin saygı duyması gerekir. Ama özel yetkili mahkemeler bizim anladığımız anlamda hukukun üstünlüğüne dayanan mahkemeler değil. Bu mahkemeler, siyasi iktidarın sopası gibi kullanılan mahkemeler. Bu mahkemeler adalet dağıtmıyor. Bu mahkemelerde adalet söz konusu değil. Biz ‘Genelkurmay başkanları yargılanmaz, başkaları yargılanmaz’ diye düşünmüyoruz. Herkes yargılanabilir, herkes çağrılabilir, ifadesi alınabilir. Ama gerçek anlamda hukukun olduğu yerlerde bu kavramlar, bu hareketler bir anlam taşır. Burada gerçek hukuk söz konusu değil. Eski DGM’ler bile bu mahkemelerden daha sivildi. Bunlara ‘sivil mahkeme’ demek mümkün değil. Bunlar siyasi iktidarın istediği zaman, istediği şekilde yönlendirebileceği, istediği kararı aldırabileceği mahkemeler.
    Bakın bugüne kadar ne zaman AKP’nin aleyhine bir olay olduysa, arkasından buna benzer operasyonlar gelişti. Bu tek örnek değil ki. Onlarca örnek var. Uludere’nin perdelenmesi için bunun yapıldığı belli. Kaldı ki, Allah aşkına ben şunu da merak ediyorum; ‘Bu hükümete ben muhtıra verdim’ diyen kişiye, hiçbir şey olmuyor. Ona dokunan yok. Niye dokunan yok? Ona bakıyorsunuz bir de buna bakıyorsunuz.

    Bakan kaçamaz

    Bir bakan imza atmışsa, onay alınmışsa o bakandan (internet andıcıyla ilgili) kendisi o sorumluluktan kaçamaz. Çünkü bürokraside bir olayın gerçekleşmesi bakan makamının onayına bağlıysa, bakan onaylamadığı sürece bürokrasi o olayı gerçekleştiremez. Ancak bakan onaylayıp evet bunu yapabilirsiniz dedikten sonra bürokrasi harekete geçer. Milli Savunma Bakanı’nın bundan kaçınma şansı da yoktur.”

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı