"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

İktidar Cemevi deyince susuyor

BİZLER, Pir Sultan Abdal Vakfı’nın yöneticileriyiz. AKP’li yetkililerin, yurttaşlar arasındaki çifte standardını, ayırımcılığını, hak ve hukuk tanımazlığından şikayetçiyiz.

Bildiğiniz üzere sürekli ahlak, adalet, özgürlük, dürüstlük ve dindarlıktan söz eden Sn. Başbakan ve AKP’liler, sıra Alevi-Bektaşilerin hukukunu tanımaya ve iade etmeye gelince derhal çifte standarda başvuruyor ve varlığımızı yok sayıyorlar. Başörtüsü için kıyametleri koparan, İHL’nin katsayı meselesi için yüksek mahkemelere demediğini bırakmayan Sn. Başbakan, sıra Alevilerin ibadethanesi olan cemevlerinin statüsüne gelince, laf söylemekten öteye gitmiyor.
AKP, Alevi-Bektaşi kurumlarının, bu iktidar dönemine değin bütçeden aldıkları sembolik ödeneklerin tamamını tasfiye ederken, bu yardımların belki de yüzbin katını iktidar yandaşı dinci sivil toplum kurumlarına akıtmaktadır. 
AKP hükümetinin, 60 milyar lira açık veren fukara bütçemizden sünni Diyanet’ine 2010 yılı bütçesi olarak ayırdığı ödenek tam, 2.650.530.000 bin TL’dir. İlahiyat Fakülteleri, Din Eğitimi Genel Müdürlüğü, İmam Okulları, Vakıfların cami onarımları, elektrik, su, tamir, ısınma bedelleri derken, hükümetin sünni inanç alanına ayırdığı bütçe toplamı 5 milyar lirayı aşmaktadır. Bu rakam, savunma giderlerimizden fazla olduğu gibi, 10 bakanlığın bütçesinin de katbekat üstüne çıkmıştır. Örneğin Alevi-Bektaşi kurumlarına bir kuruş kaynak ayırmaktan fellik fellik kaçan AKP hükümeti, Maliye Bakanlığı’ndan aldığımız verilere göre; sandık, birlik, kurum, kuruluş gibi ideolojik birlik içinde olduğu kuruluşlara, 2009 yılının ilk on ayında tam 216.300.000 TL yardım yapmıştır.
Henüz bütçe görüşmeleri bitirilmeden, taleplerimizin dikkate alınmasını, Cemevi giderleri için de bütçe ödeneği ayrılmasını, sair dernek ve vakıflara yapılan yardımların kurumlarımıza da yapılmasını ve Alevi-Bektaşilerin bilinen temel sorunlarının çözülerek eşitliğin sağlanmasını diliyoruz. 
Murtaza DEMİR-Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı Başkanı

KISA... KISA...

HAKAN Esmer, Ekrem Kadak, Özlem Özkan ve Barış Sarıbaş’ın dörder yapıtıyla yer alacakları “Dört-Dörtlük Sergiler” konulu sergi 25 Kasım-13 Ocak 2010 tarihlerinde Galeri Soyut’ta izlenebilir.

Devlet verdiği sözü tutmak zorundadır

SÖZLEŞMELİ öğretmenler, MEB ve AKP’nin kadro için 2009’da uygulamaya geçilecek sözünün tutulmasını istiyor. 27 Aralık 2008’de o anki Milli Eğitim Bakanımız şimdiki AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in 3. hizmet bölgesinde 3 yıl, 2. hizmet bölgesinde 4 yıl, 1. hizmet bölgesinde 5 yıl çalışanların aynı gün kadroya geçirileceğini çeşitli kanallarda belirttiği günden beri umutlu bir bekleyişe geçmiştik.
Ancak 3. hizmet bölgesinde çalışan arkadaşlarımızın 3. yılı Temmuz 2009’da dolmasına yani kadroyu hak etmelerine rağmen uygulamaya geçilmemiş ve bakanlığın, hükümetin, devletin sözleşmeli öğretmenlere verdiği ilk kadro sözü tutulmamıştır.
Verilen sözün tutulmadığını fark ederek şu anki Milli Eğitim Bakanımız Nimet Çubukçu 2.7.2009 tarihinde ajanslar yoluyla sendikalar ve tüm eğitim camiası huzurunda sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçişini sağlayacak tasarının Kasım ayına yetiştirileceğine söz vermiştir.
Ancak tarih 24 Kasım 2009 tarihinde TBMM’de yaptığı konuşmada böyle bir tarih vermediğini belirterek sözleşmeli öğretmenleri büyük bir üzüntüye sokmuş ve Öğretmenler Günü’nü, sözleşmeli ‘yas günü’ne çevirmiştir. Ve bakanlığın, hükümetin, devletin sözleşmeli öğretmenlere verdiği ikinci kadro sözü de tutulmamıştır. Bizler 70.000 sözleşmeli öğretmen olarak şunu çok iyi biliyoruz ki devleti yöneten kişiler verdikleri sözleri zamanı geldiğinde tutmalıdır. Mutsuz eğitimcinin mesleğine ne derece kendini verebileceği aşikardır.
Evet sözleşmeli öğretmenler kadro sözünün tutulmasını istiyor.

Neşe N.

X