İkinci sınıf dost mu?

Ahmet KÜLAHÇI
20.08.2014 - 09:54 | Son Güncelleme: 20.08.2014 - 11:31

DAHA önce de yazdım...
İşte yine yazıyorum...
Yeri geldiğinde hep yazacağım da...
Şu Bizim Almanları anlamak kolay değil...
Hem de hiç kolay değil...
Hatta zor...
Zaman zaman ise imkansız...
Evet, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in telefonunun Amerika Birleşik Devletleri (ABD) istihbarat teşkilatlarından Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) tarafından dinlendiği geçen yıl ortaya çıktığında, Alman politikacılar küplere bindiler...
Haklı olarak sert tepki gösterdiler.
ABD’ye adeta ateş püskürdüler...
Hem de hepsi...
Almanya’da dış istihbarattan sorumlu Alman Haberalma Teşkilatı’nın (BND) Türkiye’yi yıllardır dinlediği ortaya çıkınca durum birden değişiverdi...
Alman politikacılar adeta ikiye bölündü...

* * *

Muhalefet kanadını oluşturan Sol Parti ile Yeşiller’den bazı politikacılar, Başbakan Angela Merkel’in hesap vermesini istedi.
Yeşiller Meclis Grup Başkanı Katrin Göring-Eckardt, müttefik bir ülke olan Türkiye’nin BND tarafından dinlenmesinin kabul edilir bir şey olmadığının altını çizerken, bunun tüm boyutlarıyla aydınlığa kavuşturulmasını istedi.
Başbakan Angela Merkel’e de Federal Hükümet’in BND’nin aktivitelerinden ne zamandan beri haberdar olduğunu açıklaması çağrısında bulundu.
Göring-Eckardt’tan önce aynı görevde bulunan Yeşiller Partili politikacı Jürgen Trittin ise başka telden çaldı.
Trittin, “BND’nin Türkiye’deki faaliyetleri yerindedir. Almanya’nın güvenliği Türkiye, Suriye ve Irak sınırlarındaki gelişmelerle doğrudan bağlantılıdır. Ayrıca Türkiye-Suriye sınırında Alman askerleri de bulunmaktadır. Gizli Haberalma Teşkilatı, o bölgede gizli haber toplamakla suçlanamaz. Bu zaten onun görevidir” diyerek BND’nin tutumunu savundu.
Hıristiyan Demokrat Birlik Partili (CDU) Federal Meclis İçişleri Komisyonu Başkanı Wolfgang Bosbach da öyle...
Bosbach da, BND’nin “PKK’nın aktiviteleri, Almanya’daki Türk aşırı sol ve sağcı gruplar, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı gibi” haklı gerekçelerinin olduğunu savundu.
Hükümet ortağı Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) Genel Sekreteri Yasmin Fahimi de “Türkiye’nin sınır bölgelerindeki terörizme karşı BND’nin bilgi toplaması doğaldır” diyerek tam destek verdi...

* * *

Evet, Almanların ve Almanya Başbakanı’nın NSA tarafından dinlenmesine karşı çıkacaksın ama söz konusu Türkiye ve Alman BND’si olunca da “Bu onun görevi”, “Bu onun işi” diyeceksin?
Bu nasıl bir politikadır?...
Bu nasıl bir politikacılıktır?...
Bu mudur inandırıcılık?
Bu olsa olsa çifte standarttır...
Hatta ikiyüzlülüktür...
Telefonunun dinlendiği ortayı çıktıktan sonra, “Dostlar arasında gizli dinlemeler olamaz, kesinlikle kabul edilemez” diyen Almanya Başbakanı, BND’nin Türkiye’deki faaliyetleriyle ilgili açıklamada bulunmaktan kaçındı.
Merkel, dostluk sözcüğünün de geçtiği söyleminin ABD’yle ilgili olduğunu hatırlatırken, bu söyleminin hala arkasında durduğunu da dile getirdi.
Ancak dost ve müttefik ülke Türkiye konusunda sessizliğini bozmadı...
Ama Alman basınında yer alan haberlere göre isimlerinin açıklanmasını istemeyen Almanya’da hükümete yakın bazı çevreler, yani politikacılar, “Türkiye; ABD ve Avrupa’daki Fransa, İngiltere, İtalya gibi NATO ülkeleriyle kıyaslanamaz” diyerek Almanların dostluk kavramının farklı olduğunu itiraf ettiler...
Yani bir yerde “Türkiye dost ve müttefik bir ülke. Ama ancak ‘ikinci sınıf’ demek istediler.
İşte bu yaklaşım Almanya’ya yakışmıyor...
Hem de hiç yakışmıyor...
İşte bu yüzden şu Bizim Almanları anlamak kolay değil...
Hem de hiç kolay değil...

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı