İkinci rekabet soruşturması

Noyan DOĞAN
25 Nisan 2016 - 02:05Son Güncelleme : 25 Nisan 2016 - 02:06

Rekabet Kurumu, üç yıl aradan sonra yine trafik primindeki yüksek artışı gerekçe göstererek, sigortacılara soruşturma başlattı. 2013 Nisan’ında 14 şirketi inceleyip, rekabeti bozmadıklarına karar veren kurum, yine nisan ayında, trafik poliçesi satan tüm şirketleri incelemeye aldı. Peki, üç yılda ne değişti?

Rekabet Kurumu, trafik sigortasında birlikte hareket edip, fiyatları fahiş artırarak, rekabeti bozdukları gerekçesiyle, geçtiğimiz haftalarda 33 sigorta şirketine soruşturma başlattı. Böylece, son bir yıldır tüm kesimlerce çok tartışılan trafik sigortası konusuna, Rekabet Kurumu da müdahil oldu. Hani derler ya, ‘bir sen eksiktin’; o, misal. 33 şirket derken, yanlış anlaşılmasın, hayat dışı sigortalarda faaliyet gösteren tüm şirketler anlamına geliyor. Yani, Rekabet Kurumu, trafik sigortasında faaliyet gösteren tüm şirketlere soruşturma başlatmış durumda. Başlatamaz mı? Elbette, başlatır. Rekabet Kurumu bu; kanun bu hakkı tanımış. Ama ben sizle, hafızaları tazelemek için geçmişte yaşanmış bir olayı paylaşayım. Hani, belki, Rekabet Kurumu da unutmuştur. Öyle çok eski de değil, topu topu üç yıl öncesi.

TESADÜFÜN BU KADARI

Yıl, 2013. Yine, bu dönemler. Gelen bir şikayet üzerine, 4 Nisan sabahı, Rekabet Kurumu müfettişleri, pazar payı yüksek 14 sigorta şirketine ani baskın yapıyor. Şirketlerin üst düzey yöneticilerine iş bıraktırılıyor, bilgisayarlarına el konuluyor, yazışmaları didik didik inceleniyor. Gerekçe ise, birlikte hareket ederek, trafik sigortası primlerini yüzde 250 ila 500 oranında artırdıkları. Şikayet eden kurum ise, Otobüsçüler Federasyonu.Soruşturma 7 ay sürüyor ve Rekabet Kurumu, 2013’ün Ekim ayında sonuca varıyor. Karar, sigorta şirketlerinin, tüketicinin aleyhine hareket edip, rekabete aykırı davranmadıkları yönünde. Kurum, bu kararını da kapsamlı bir raporla, kamuoyu ile de paylaşıyor. Rapordaki tespitleri özetleyerek, paylaşayım.

Raporda; sigorta şirketlerinin, trafik primlerini serbestçe belirleme haklarının olduğu ve şirketlerin trafik sigortasından zarar ettikleri, inceleme yapılan 10 şirketin ise 2012 yılında 1,2 milyon lira zarar açıkladığı belirtilerek, şöyle deniyor: “Yapılan incelemelerde sigorta şirketlerinin trafik sigortası primlerini birlikte tespit etmek hususunda anlaştıkları yönünde herhangi bir delil elde edilememiştir. Şirketlerin, Ocak 2013 itibariyle primlerinde artış gerçekleştirdiği tespit edilmekle birlikte, artışın, rekabeti sınırlayıcı bir anlaşmanın sonucu olduğu yönünde bilgi veya belgeyi ulaşılmamıştır. Soruşturma açılmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.” Daha açık bir anlatımla, o dönem Rekabet Kurumu, sigortacıların trafik primlerini ortak belirleyerek, daha fazla kar etmek adına fiyatları fahiş artırmalarının imkansız olduğunu, aksine zarar ettiklerini tespit etmiş ve ortada soruşturulacak bir konu olmadığına karar vermiş.

ÜÇ YILDA NE DEĞİŞTİ?

Şimdi ise, aynı Rekabet Kurumu, üç yıl sonra, aynı tarihte, aynı gerekçeyle yeniden soruşturma başlatıyor. Bu sefer, 14 şirket değil de 33 şirket ki, bunların içinde üç yıl önce soruşturduğu şirketler de var. Peki, değişen ne? Üç yıl önce de şirketler primleri serbestçe belirliyordu, şimdi de belirliyorlar. O dönem de trafik sigortasından zarar ediyorlarmış, şimdi de ediyorlar. Üç yıl önce de primler artmış, tartışmalar yaşanmış; şimdi de fiyatlar arttı, tartışmalar ayyuka çıktı. Yani, değişen hiçbir şey yok.  Hani; bu üç yıl içinde sigorta pazarında büyük şirket alım-satımları olur, üç-beş şirket pazarın hakimiyetini eline geçirip, istediği gibi primlerle oynar, tüketiciye zarar verir anlarım. Şirketler aynı, pazar payları üç aşağı beş yukarı aynı (Tabloda, 2013 yılında soruşturma yapılan şirketlerin 2012 yılı trafik sigortası prim üretimleri ve pazar payları ile bu yılın Nisan ayında soruşturma başlatılan şirketlerin 2015 yılına ait üretim ve pazar paylarını detaylı bulabilirsiniz) soruşturma başlatılan branş da aynı. O zaman da akıllara haliyle, ‘ne değişti de Rekabet Kurumu soruşturma başlattı’ sorusu geliyor. Acaba, hazır konu gündemdeyken, herkes tartışıyorken, ‘ben de varım’ demek için mi? Yoksa ‘çorbada benim de tuzum olsun’ diye mi? Şunu da belirteyim. Trafik sigortasındaki fiyat artışı bir senedir tartışılıyor, konuşmayan, eleştirmeyen kalmadı. Bunun için de yasa hazırlandı, torba kanun içine kondu, haftalarca komisyonlarda tartışıldı ve 10 gün önce de yasa çıktı; tartışmalar bitti, konu kapandı. Sizce de Rekabet Kurumu biraz geç kalmadı mı?



    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı