Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İkinci hayatımda yunus olmayı isterdim

Vakko Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Jeff Hakko tam bir dalış tutkunu. Aynı zamanda tarihi dalgıç kıyafetleri ve malzemeleri koleksiyoneri. Dalgıç başlıklarından 70 tane var ve hepsi de evinde... Hakko koleksiyonunun içeriğiyle dünyada ilk beşe girdiğini söylüyor.

EVİNDE 200’E YAKIN TARİHİ DALIŞ MALZEMESİ BULUNAN JEFF HAKKO

Vakko Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Jeff Hakko tam bir dalış tutkunu. Aynı zamanda tarihi dalgıç kıyafetleri ve malzemeleri koleksiyoneri. Dalgıç başlıklarından 70 tane var ve hepsi de evinde... Hakko koleksiyonunun içeriğiyle dünyada ilk beşe girdiğini söylüyor
İşadamı Jeff Hakko dalış meraklısı. Hatta kendi tabiriyle bu işin hastası ve bu hastalığın hiçbir ilacı yok. Ailesinin yapabileceği tek şeyse onun bu ‘fazla yer tutan’ hobisine anlayışla yaklaşmak. Çünkü Hakko’nun sualtı merakı taa çocukluk yaşlarına dayanıyor.
Sualtıyla ilk kez İstanbul’da, Büyükada’da 8 yaşında tanıştı. İlk dalış aletleriyse eczaneden satın aldığı turuncu paleti ve maskesiydi. Böylece annesinden azar işitse bile gününün büyük bölümünü suda geçirmeye başladı.
Yaşı ilerledikçe aletli dalışı öğrendi ve 25 yıl önce de ilk dalgıçlık brövesini aldı. Binin üzerinde kayıtlı dalış yaptı. Hakko şimdi üç yıldızlı bir balık adam. “Vaktim olsa bu işin eğitmenliğini yapmak isterdim. Dalış yapmanın en çok sessizliğini ve dinginliğini seviyorum. Sualtı tabiatı başka bir gezegen. Suyun altında yaşamak ve ikinci hayatımda bir yunus olmak isterdim. Tatil planlarımda da nerede su varsa ben oradayım. Eşime, oğluma ve kızıma da dalmayı öğrettim. Beni üzmemek için onlar da dalıyor.”

TÜRKİYE’DE BULDUĞUM TÜM BAŞLIKLARI TOPLADIM

Zaten tarihe meraklı Jeff Hakko’nun dalışa olan bu ilgisi bir süre sonra koleksiyonerliği beraberinde getirdi. Önce eski balık adamlar nasıl dalış yapardı diye sorgulamaya başladı ve kitapları karıştırdı. Özellikle 1827’de üretilmeye başlanan ve astronot kostümlerini andıran en az 20 kiloluk dalgıç başlıklarını ve ağır ayakkabıları hayretle karşıladı.
Koleksiyonun ilk parçasını 1990’da Fransa’da bulduğunu anlatıyor: “Fransa’ya bir sempozyuma gittim ve eski dalış başlıklarından birine rastladım. Konferanstan sonra başlığın yanında nereden kiralandığını söyleyen bir ilan gördüm. İstanbul’a döndükten sonra Brest şehrinde yaşayan adamı aradım. Birkaç tane daha olduğunu söyleyince uçağa atlayıp gittim. Orada gördüklerime inanamadım. 1942’ye ait bir başlık, bir çift ayakkabı ve bıçağı alıp döndüm. Sonrasında Türkiye’de bulabildiğim bütün başlıkları topladım.”
Hakko’nun koleksiyonunda şimdi 70 başlık, 20 çift ayakkabı, 10 tulumba, 30 bıçak, 20 fener ve dalgıçların suya inmesine yardımcı malzemeler var.

BU HASTALIK İLAÇLA GEÇMİYOR
Koleksiyon merakınıza karşı eşiniz “Evi ne hale getiriyorsun” demiyor mu?
- Diyor ama anlayışlı bir eşim var, hastalığımı biliyor. Bu hastalığın tedavisi yok, ilaçla geçmiyor. Evin ikinci katındaki iki oda koleksiyonuma ayrıldı. “İkinci kat bu kadar ağır eşyayı taşır mı?” diyerek mimarı çağırdık ve statik hesaplama yaptırdık. Ama tulumbalarımın her biri 300 kilo olduğu için onlar giriş katında kaldı.
Bu başlıklar çok ürkütücü değil mi? Ben bir gece bile sizin bu üst katta kalamam!
- Ben mışıl mışıl uyurum. Balık adam formaları ve başlıklarını bir süre önce balkona asmıştım. Gece aşağıdan görenler güvenliği arıyormuş. Telefonlar geliyordu “Misafirler ve komşular korkuyor” diye.
Bu koleksiyon kadınların ilgisini çekiyor mu?
- Hayır, hiç çekmiyor çünkü çok erkeksi bir merak. Hiçbir seksi tarafı yok. Bir erkek koleksiyonu gördüğü zaman bir yere kadar anlarken kadınların hiç ilgisini çekmiyor.
Koleksiyonu neyle değiş tokuş edersiniz?
- Çok zor, onlara fazlasıyla bağlandım. Adeta her biri çocuğum gibi. Şimdi benim gibi koleksiyoner arkadaşım Mustafa Aydemir ile ‘deniz, su altı ve amfora müzesi’ oluşumu içindeyiz.
Vakko Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısısınız. Sizden modayla ilgili bir koleksiyon beklerdim…
- Vakko’nun yaratıcı tarafında değil, işletme, strateji, hukuk ve finans tarafında faalim. Özel bir moda merakım da yok. Bana bir kot, tişört verin bütün gün öyle dolaşırım. Dolabımda iki üç ceket, bir smokin, iki kostüm, üç pantolon var. Sandığınız gibi büyük bir gardırobum da yok.

DENEDİM AZ KALSIN ÖLÜYORDUM
Geçmişte dalış yapan balık adamlar ne hissediyor diye merak ettim. İngiltere’de bu ağır tarihi dalış aletleriyle nehre daldım. Az kalsın ölüyordum. Hepsi çok ağır. Bundan eşimin bile haberi yoktu. Geniş ailemdeki tek koleksiyonerim. Bana ailede ‘Jeff ve başlıkları’ diyorlar. “Daha bitmedi mi?” diye soruyorlar.
“Kendimi bildim bileli fitim. Haftada en az iki gün basketbol oynuyorum. Ardından evime yakın bir spor salonuna gidip her gün iki saat spor yapıyorum. Yaz aylarında her hafta sonu dalışa gidiyorum. Dalmadığım zaman da uzun mesafe yüzüyorum”
Hakko’nun koleksiyonunda 70 başlık, 20 çift ayakkabı, 10 tulumba, 30 bıçak, 20 fener ve dalgıçların suya inmesine yardımcı malzemeler var.

X