Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İkinci gaz krizi

"BALKANLARDAN gelen soğuklar" diye başlayan haberlerin ucu mutlaka bize de dokunur. Haber öyle başlıyor ve Balkanlardan gelen soğukların yerini, Sibirya soğuklarına bırakacağını söyleyerek sona eriyor. Eksili derecelere hazırlandığımız bugünlerde haberler de soğuyor.

İşler karışık.

Rusya’nın Ukrayna’ya verdiği gazı kesme tehdidiyle tırmanan krizden yeni kurtulan Avrupa, aradan fazla zaman geçmeden ikinci krizle karşı karşıya.

Eksi 30 ve hatta eksi 50 derece soğuk dalgası nedeniyle iç tüketimi artan Rusya’nın, Avrupa’ya doğalgaz sevkıyatında vaat ettiği miktarları tutturamaması bu hafta, en fazla etkilenen İtalya başta olma üzere, Avrupa’da yeni tartışmalara yol açıyor.

Rus gaz şirketi Gazprom, ilk açıklamasında kabul edip ikinci açıklamasında reddetmiş olsa bile, İtalya, gelen miktarda çarşamba günü itibarıyla yüzde 5.4 azalma olduğunu açıkladı.

Stratejik rezervlerin devreye sokulmasıyla bu miktar tüketiciye yüzde 1 eksik olarak yansıdı.

Uzmanlar, yılın en soğuk günlerinde yakıtsız kalma olasılığı bulunmadığını söylüyorlar ama bu durumun fiyatlarda domino etkisi yaratabileceğinin altını da çiziyorlar.

Bu yıl, beklenen artış daha da yukarılara tırmanabilir deniyor.

Avrupa’ya giden doğalgaz miktarındaki azalmada Ukrayna’nın yaptığı kesinti de etkili. Soğuklar nedeniyle Ukrayna, Avrupa’ya giden gaz miktarında günde 40 milyon metreküp kesintiye gittiğini açıkladı.

Rusya’daki soğuklar Avrupa’yı etkiliyor, ya Türkiye? Doğalgaz ihtiyacının büyük kısmını Rusya’dan karşılayan ülkemiz bu kısıntılardan etkilenecek mi?

Yetkililer, böyle bir olasılık görmüyorlar. Miktar değil ama fiyatlar soğuklardan etkilenebilir. Gelişmeleri dikkatle izlemek gerekiyor.

Bu ay başından beri peşpeşe yaşanan iki enerji krizi Avrupa’yı enerji yollarını ve kaynaklarını çeşitlendirme ihtiyacı ile karşı karşıya bırakması nükleer enerji lobisinin iştahını kabartıyor.

Nükleer santralların çoğunu kapatmış olan Avrupa’da, nükleer lobinin alternatif enerji arayışını bahane ederek devreye girmeye hazırlanması, İran’ın nükleer çalışmalarını engellemek için başlatılan diplomatik süreci nasıl etkiler dersiniz?

Nükleer enerjinin faydaları tartışılırken Batı, İran’ı çalışmalara son vermesi konusunda ne kadar ikna edici olabilir?

Kapımızda sadece soğuklar yok görüldüğü gibi, dışımızdaki krizler de zorluyor kapımızı.

DALAN’IN DERDİ BAŞKA

Son günlerde siyaset kulislerinde yeni arayışlarla birlikte yeni isimler de dolaşmaya başladı. Bazı çevreler, Bedrettin Dalan’ın gizli görüşmeler yaptığını, siyasete hazırlandığını ileri sürüyor. Önceki gün görüştüğüm Dalan iddiaları yalanlıyor. "Ben siyasete dönmek istesem açıkça dönerim. Ama böyle bir kararım yok" diyor Dalan; "Her şey çok karışık. Siyasetçinin önünü net biçimde görmesi gerekir. Bu ortam yok." Dalan, siyasetle değil yeni açtığı hastane ile meşgul. Yedi Tepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin en yeni teşhis cihazlarına sahip olduğunu anlatıyor Dalan, her alanda iddialı ama "Beyin Cerrahisi’nde dünyanın iki hastanesi Arkansas ve Verona ile eşit düzeyde" olduklarının bilinmesini istiyor. Belediye Başkanlığı ile İstanbul’un, İSTEK Vakfı okulları ve Yedi Tepe Üniversitesi ile gençlerin, şimdi de insanların yaşamlarının sorumluluğunu aldığını söylüyor Dalan. Aklında siyaset yok. Şimdi tek hedefi, Yedi Tepe Hastanesi’ni referans hastanesi düzeyine taşımak.
X