İkinci dönemde ne öğreneceğiz?

13 Şubat 2017 - 11:25Son Güncelleme : 13 Şubat 2017 - 11:25

Merhaba, kolay gelsin.

Yazıma başlarken ilk seferde derslerini seçebilen, öğrenci işleri ile polemiğe girmek zorunda kalmamış, derde kedere gark olmamış bütün öğrenci arkadaşlarımı saygıyla selamlıyorum. Bu müthiş azminiz, kararlılığınız ve iş bitiriciliğiniz hayatınız boyunca sizi başarıdan başarıya taşıyacaktır.

 

Tatil artık bitti. Okulun ne zaman biteceğini, bölümümüzün çalışma alanlarını bir şekilde akrabalarımıza açıkladık, zor zamanlar geçirdik ve fakültelere geri döndük. Birçoğumuz için özlemediği arkadaşlarına özlemiş gibi yapmanın, potansiyel sevgili adaylarına yeniden bir bakmanın tam vakti. Gördüğünüz gibi bu genel planda akademi adına tek bir hedef bile yok.

 

Neden yok biliyor musunuz? Çünkü biz bu akademi olayını pek çözebilmiş değiliz. Bizim için akademi, hayallerimize giden yol olmaktan ziyade, hayata verilmiş ve zaman zaman derslerle bölünen keyifli bir ara gibi. Çok çalışanı, büyük hayalleri olanı, idealleri peşinde koşanı dışlamayan kaç tane üniversiteli arkadaş grubu gördünüz? İnsanların birbirini vasata çekmediği kaç sosyal grubunuz var? Eğer gerçekten varsa, lütfen onlara sıkı sıkı sarılın çünkü birkaç sene sonra onların kıymetini daha iyi anlayacaksınız.

 

Alanında derinleşmeyen herkes, zamanla vasata razı olur. Daha da kötüsü bununla yüzleşmek istemez ve kendi vasatlığını bir norm olarak önünüze koyar. Bilgiyi, entelektüel donanımı, sanatı, estetiği küstahça dışlar ve unutmayın ki cehalet dünyanın en kolay satılan ürünüdür.  Alıcısı olmayın, ikna olmayın, mazur kalmayın. Unutmayın ki bu hayatta kendi hikayenizin kahramanı olmak, gerçek bir anlam yaratmak için en dönüştürücü şey, bilgidir. Bilmenin korkunç sancısından ve bilimin muhteşem çağrısından geri durmayın.

 

Size anlatılan “elma görmüş de aklına gelmiş”, “bakmış öyle bir hemen demiş ki bu proje yürür” gibi mitolojilere inanmayın. Başarısızlık tesadüf olabilir ancak başarı asla tesadüf değildir. Bu hayatta başarılı olmuş her fikrin arkasında binlerce saat emeğin, adanmışlığın ve büyük bir kararlılığın olduğunu unutmayın. İnsanı tembelliğe yönelten, başarıyı tesadüfle ilişkilendiren her yazı, her söz ve her fotoğrafın sizi tüketmekten ibaret bir modern zaman insanına dönüştürmek için üretildiğinden emin olun.

 

Burada ders çalışmaktan ya da iş bulmak için donanmaktan bahsetmiyorum. Üniversite eğitimimi İstanbul Teknik Üniversitesi’nde aldım ve inanılmaz iyi mühendis adayları tanıdım. Ne yazık ki bir çoğu, sabahlara kadar çalıştıkları kütüphaneye ismi verilen Mustafa İnan’dan, efsanevi rektör Bedri Karafakioğlu’ndan, Mustafa İnan’ın hayatını yazan büyük edebiyatçı Oğuz Atay’dan neredeyse bihaberdi. Bunun kime faydası var? Hayatta kendini iyi ifade edemeyen, bilimin sanat ve toplumla olan muhteşem ilişkisini kavrayamamış bir mühendis yaşama nasıl bir değer katabilir, varın siz hesaplayın.

 

Cahit Arf’ten bihaber bir mühendisin, İbni Haldun’u tanımayan bir sosyal bilimcinin, Bedri Rahmi’yi merak etmeyen bir sanat öğrencisinin varacağı en üst yer maddi zenginlik gibi düşük seviyeler elbette ki olabilir. Oysa saygın bir insan olmak, paradan daha fazlasını gerektirir. Bu hayatta insanı güçlü kılan şey, uğrunda mücadele ettiği idealleri ve hayalleridir. Bu hayatta insanı en pespayeleştiren şey ise, bu ideallerin ve hayallerin paradan ibaret olmasıdır.

 

Herkese güzel bir bahar dönemi dilerim. Umarım şahane notlarla biten bir dönem olur ve bu notlar transkriptteki harflerden ibaret olmaz.

 

Kolay gelsin, öpüyorum çok.

Yazan: Zihni Başsaray

EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı