Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İkinci adam yok çiçek buketi var

DELEGENİN, “Sana her desteği verdik, artık başarı dışında mazeret olamaz” mesajı verdiği Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP için yepyeni bir dönem başlıyor.

Bugün itibariyle başlayan bu yeni dönemde, Kılıçdaroğlu’nun kurultayda çerçevesini çizdiği ideolojik duruşun hangi düzeyde ve nasıl bir kadro eliyle yaşama geçirileceği her gün mercek altında tutulup durulacak. Yazımı Parti Meclisi (PM) seçimleri sonuçlanmadan yazdığım için PM ve çok merak edilen Merkez Yönetim Kurulu tahlilini sonraya bırakarak Kılıçdaroğlu’nun kadro hareketinin mantığını aktarmaya çalışacağım.

LİSTEYE ÖRGÜT DAMGASI

Kılıçdaroğlu, liste konusunda da CHP’de bir ilki gerçekleştirdi.

PM’de görmek istediği yeni isimlerle düşünce adamlarının mutlaka seçilmesi, bölgesel dengelerin gözetilmesi, parlamentonun yeterli temsilinin sağlanması şartıyla anahtar listeyi hazırlama yetkisini il başkanlarına bıraktı.

Bir detay daha, kadın kotası konusunda çok güvendiğini anladığım Kadın Kolları’nın yeni başkanı Hilal Dokuzcan’ı da epey yetkilendirdi.

Bununla da yetinmedi, birbirlerine karşı anahtar liste çıkarması olası isimleri tek tek çağırarak, “Sakın böyle bir girişimde bulunmayın, oturun arınızda konuşun, anlaşın. Yoksa hepiniz birden kaybedersiniz. Artık kişisel çekişme ve ihtirasları kesinlikle geride bırakmalıyız” uyarısı yaptı. 

Kılıçdaroğlu, herkese, “İkinci adamlık yarışına girmeyin” uyarısı da yaptı.

Dün öğlen saatlerinde konuştuğumda bunun mantığını şöyle anlattı:

Eski tüzük olsaydı ikinci adamdan söz edilebilirdi, o da genel sekreterdi. Yeni tüzükte ise eşit, herkesin görev sınırlarının belli olduğu bir MYK var. Bu çerçevede, Teşkilat Başkanı’nın ikinci adam görülmesi de yanlış. Bugünse benim amacım, ortak hedefe yönelmiş, bütün renkleri içeren ve renkler arası uyum olan güzel bir çiçek buketi yapmak.”

HALEFİM DE OLMALI

Bu sözlere bakarak Kılıçdaroğlu partide öne çıkan isim istemiyor denebilir. Ancak, gerçek tam tersi, işte şu net sözler Kılıçdaroğlu’nun:

“Açık söylüyorum, hiçbir kompleksim yok. Benden sonranın adayını da çıkarmak zorundayım, adaylar olmalı. Dünya hali, herkesin başına bir şey gelebilir. Tarihe bakın, ikinci isimler yetişmeyen partiler tarihe karışmış. O nedenle birileri halk nezdinde kendini göstermeli. Kim halka daha fazla gider, oradan karşılık bulur CHP’de onun yolu açıktır. Halkta karşılığı olmayan, MYK’ya seçildi diye bürokrat mantığı içinde çalışanları ise bir şekilde tasfiye ediyoruz. Çünkü belli kişilerin omuzlarına basarak yükselmek doğru değil. Doğru model Ecevit’in çıkışıdır, doğuşudur.”

Bakışını böyle özetlediğim Kılıçdaroğlu, kurultaydan aldığı desteği iyi okuduğu için omuzlarına çok daha fazla yük bindiğinin farkında.

Eskiye oranla daha fazla risk almaya çok açık olduğu izlenimi de edindim.

Aslında bunu bir ölçüde kurultay konuşmasında ortaya koymuştu.

Konuşmasının geniş bölümünü akademik bulunabilecek bir dille bilgi toplumuna ayırması, zenginleşmenin yeni kaynaklarının küresel ekonomi içindeki değişimini uzun uzun anlatması cesaretli bir adımdı.

Delegeden olumlu yankı gördüğüne inandığı için de aldığı riskten memnun. Bu risklerin sadece bilgi toplumu amaçlı olmayacağı açık.

Ancak bu konuya özel önem veriyor, çünkü bilgi toplumu olmayan bir ülkenin kaybetmeye hazır olduğuna, AKP iktidarının ise Türkiye’yi her geçen gün bu noktadan daha uzağa götürdüğüne inanıyor.

X