İki Sabancı

Hürriyet Haber
30.03.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

Türkiye, Sakıp Sabancı'yı işadamı olarak tanıyor. Ancak dünyanın en zengin 500 insanı arasına girmeyi başaran Sakıp Ağa, yurtdışında koleksiyonerliği ile de ünlü.

İşadamı Sakıp Sabancı, bugün dünyanın en zengin 500 insanı arasına girmeyi başardı. Ama dünya onu asıl ikinci kimliğiyle, koleksiyoncu olarak tanıdı. O artık Adanalı Sakıp Ağa değil; Los Angeles'ın fahri hemşerisi Sakıp Sabancı. Sabancı'nın, 490 parça Ferman ve Kur'an'dan oluşan muhteşem koleksiyonunun bir bölümü New York Metropolitan ve Los Angeles County Museum'da sergilendi. Harvard ş(niversitesi ile Paris Louvre Müzesi de sergi için sırasını beklerken, Sabancı koleksiyonu 2000'li yıllarda Tokyo yolcusu olacak.

Yer yatağından bugüne

‘‘Çocukluk günlerimde altı kardeşimle yer yatağında yatarken, bir gün zengin olacağımı düşünürdüm ama bu kadar ünlü bir koleksiyoner olacağım aklıma gelmezdi’’ diyen Sabancı, koleksiyon merakının nasıl başladığını ise şöyle anlatıyor: ‘‘Yurtdışında, ortaklarımızla görüşürken ben, sermaye ne kadar? Kaç işçi çalıştırıyorsun? diye soruyorum. Adam bana sanatı anlatıyor. Ben 'Ağam kaç şuben var' diyorum. Onlar topladıkları eserlerden bahsediyorlar.’’

Para yavan kalıyor

‘‘Baktım sadece para sahibi olmak uluslarası piyasalar için yeterli değil, para yavan kalıyor. İş hayatı öyle tek yanlı olmuyor. Eğitim kültür sanat ile beraber yoğrulmalı. Japon ortağım Brigestone'nin sahibi İshibashi ailesi sanayiden kazandığını sanata yatırmış müzeler kurmuş, onları gördüm 'Ben de başlamalıyım' dedim’’ diyen Sabancı, işe Osmanlı dönemi Türk ressamlarının eserlerini toplayarak başlamış.

Sanata değer veriliyor

İlk yurtdışı sergisinin Moskova'da, Gorbaçov zamanında gerçekleştiğini anlatan Sabancı, ‘‘Daha önceleri de Moskova'ya gelmiştim. Ama kimse bizi tanımıyordu. Baktım yalnız başına giden Sakıp Sabancı'ya gösterilen ilgi ile koleksiyon sahibi Sakıp Sabancı'ya olan ilgi arasında dağlar kadar fark var. İnsanlar sanata değer veriyor. Ben de o zaman bu işi daha ileri götürmeye karar verdim’’ diyor.

100 milyon doları aşıyor

Koleksiyonundaki tüm parçaları çocukları gibi gören ve hepsinin kendisi için özel bir yeri olduğunu söyleyen Sabancı, ‘‘Hepsi aldığım zaman hastaydı. Yırtık, dökük bakımsızdılar, onları onarttım, tekrar hayata döndürdüm, yetiştirdim, büyüttüm. Hepsine çok emek verdim. Eh böyle olunca tümüne yürekten bağlıyım’’ diyor. Sabancı, şu anda elindeki eserlerin değerinin, 100 milyon doları aştığını söylüyor.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı