Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İki lider ve iki iletişim ustası…

Ülkenin gündemini en çok iki lider yönlendiriyor. Büyük oranda Başbakan Erdoğan, ikinci derecede ise Cumhurbaşkanı Gül. Bu iki liderin arkasında ise, iletişimi düzenleyen iki isim var. Şimdiye kadar, böylesine dikkatli bir uygulama görülmezdi. Bu iki isim, her iki liderin hayatını rahatlatıyor.

Gazetelerinizi veya TV'lerinizi açtığınızda karşınıza, manşetleri veya yorumları oluşturan iki isim çıkıyor. Bu iki isim, şimdiye kadar Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı koltuklarında bulunan siyasetçiler içinde, Türk toplumuyla en başarılı iletişimi kurmayı başarmıştır.
 
Bu konuda ilk sırayı Başbakan Erdoğan tutuyor. Hergün gündemi, Başbakan'ın konuşmaları, açıklamaları veya gezileri saptıyor. Bir yerde, gazetecilerin en büyük ekmek kapısı Başbakan Erdoğan'dır.
 
O konuştukça, gazeteler manşet buluyor, televizyon haberleri canlanıyor. Muhalefet liderleri ona yanıt verdikleri için, gündeme giriyor ve gazete ve TV Haberlerinde yer alabiliyorlar.
 
Ne zaman ki, Başbakan ortadan kayboluyor, tatile, dinlenmeye veya ulaşılması uzak yerlere gidiyor, o zaman menşetler cılızlaşıyor. Gündem düşüyor.
 
Görevi icabı, daha az olmakla birlikte, gündemin oluşmasına önemli katkıda bulunan ikinci lider ise, Cumhurbaşkanı Gül'dür.
 
Gül, Başbakan gibi haber olmuyor.
 
Başbakan, politikayı yapıyor ve uygulanmasını şekillendiriyor.
 
Cumhurbaşkanı, gelişmelere yorum getiriyor, gerektiğinde toplumun vicdanı oluyor, zamanında sesini çıkaramayanların sesi oluyor.
 
Bu iki lider, günlük yaşamlarında da, seyahatlerinde de gündemi oluşturuyorlar. Şimdiye kadar, bir tek Özal'ın gündem yapma gücü vardı. O da bunu tek başına başarırdı.Ancak artık Türkiye çok değişti. Bu işler tek başına yapılacak şeyler değil. Üstelik, hem Başbakan hem de Cumhurbaşkanı’nın, toplumla son derece etkili bir iletişimi var. Şimdiye kadar ben böylesine iyi çalışan bir iletişim mekanizmasıyla karşılaşmadım.
 
Peki, bütün bu ince mekanizmayı kim yönlendiriyor. Cumhurbaşkanı ve Başbakan' ın etrafında kimler var?
 
Bu iş, tek bir kişinin yapamayacağı kadar zor ve karmaşıktır. Ancak benim görebildiğim kadar, iki liderin arkasında iki iletişim ustası var ki, onların katkıları herşeyi değiştiriyor.

BAŞBAKAN’IN SAĞ KOLU : NABİ AVCI...

Benim dışardan ve uzaktan görebildiğim kadarıyla, Başbakan  genelde, kendi iletişimini kendi oluşturan bir lider. Kendini bir tek kişiye bırakmayan, ancak güvendiklerinden görüş alıp, yine kendi bildiği gibi hareket eden bir profil çiziyor.
 
Etrafında, konuşmalarını yazan, medya ile ilişkilerini düzenleyen birkaç önemli isim var. Kimin, ne zaman ne yapacağına da yine Başbakan karar veriyor. Konuşmalarını da, ne kadar yazılıp eline verilirse verilsin, yine istediği gibi değiştiriyor ve irticalen eklemeler yapıyor.
 
Bu ekibin içinde, medyanın en yakından bildiği isim Nabi Avcı'dır.
 
Kamuoyu tanımaz, zira ön plana çıkmaz. Bugüne kadar bir tek defa dahi yazılı veya görsel basında röportajı görülmemiştir. Tam bir İstanbul efendisidir. Hiç sevmediklerine dahi, son derece kibar şekilde hitap eder.
 
Gücü ve Başbakan'ın ona güveni, bunca yıldır aynı görevde bulunmasını sağlamıştır. Çoğu kimse gelmiş geçmiş, kimileri yetkili görünse dahi yetkisizleştirilmiş, ancak Nabi Avcı, gücünü ve ağırlığını arttırarak işine devam ettirilmiştir.
 
Başbakan'ın hangi gazeteciyle ne zaman görüşeceği, kime ne zaman söyleşi vereceği, iç ve dış gezilere kimlerin katılacağı, hep Avcı'nın süzgecinden geçer. Gayet tabii, son söz yine Başbakan'ındır ancak, en sağlıklı öneri Avcı'dan çıktığı için,  iletişimin en etkili ismidir.

*   *   *

CUMHURBAŞKANININ SAĞDUYUSU: AHMET SEVER

Cumhurbaşkanı  Abdullah Gül' ün çalışma şekli ve iletişim politikasını oluşturma yaklaşımı, Başbakan'a oranla çok farklı. Bu açıdan,  birbirlerine hiç benzemiyorlar.
 
Gül'ün de bir iç kabinesi var, ancak Başbakan'ınki kadar geniş değil. Cumhurbaşkanı, iletişim politikalarının oluşturulmasında iç kabinesine danışmasına rağmen, Köşk'te bu konuda ağırlıklı olarak söz sahibi Ahmet Sever'dir.
 
Cumhurbaşkanı'nın Sever'e büyük güveni vardır. Refah yıllarından başlayıp bugünlere kadar gelen bir güven.
 
Ahmet Sever de kendini ortaya atmayan, liderinin gölgesinde kalmaya titizlik gösteren, çok zorunlu olmadıkça, o da Cumhurbaşkanı'nın görüşlerini anlatmak için verdiği nadir söyleşilerin dışında, medyaya çıkmayan bir iletişim ustası.
 
Cumhurbaşkanı’nın medyaya ne zaman nasıl çıkacağı, kimle ne zaman konuşmasının daha yararlı olacağı konusundaki öneriler, Sever'den çıkar.
 
Gül'ün bugüne kadarki performansına bakacak olursak, ekip çalışmasıyla iletişimini en iyi düzeyde tuttuğunu görürüz.
 
Bu sonucun, liderlerin hem iletişime olan duyarlıkları, hem de etraflarına doğru kişileri seçmeleri sayesinde alındığı da besbelli .   

KARS BELEDİYESİ GEREĞİNİ YAPTI (!)

“Ucube” nin imha edilmesi kararı kesinleşti. Başbakan emri vermişti, belediye de gereğini yaptı.

Ne acı değil mi?

Ermenilere el uzatma anlamı taşıyan bu heykel şimdi büyük olasılıkla canlı yayında kameraların önünde yıkılacak.

Manzarayı düşünebiliyor musunuz?

Ya dinamitlenerek havaya uçurulacak ya da demir tellerle çekilip yere yıkılacak.

Bütün dünya da bu manzarayı hayretle seyredecek.

Batı dünyası, bu olayı Taliban’ın ünlü Buda heykellerini patlatmasına benzetecek. Ermeniler “işte Türk barbarlığı” diyecek.  Aşırı dinciler alkışlayacak... Oysa, Başbakan’ın istediği bu  değildi ki... Bu olayın dini bir yanı da yok. Ancak ne yazık ki, konu bambaşka  yönlere çekilmeye hazırlanılıyor.

GENELKURMAY’DAN ARİF DOĞAN AÇIKLAMASI

Geçen hafta bu köşede, Arif Doğan’ın  32.GÜN’deki açıklamalarının üstüne “Genelkurmay neden susuyor?” başlıklı bir yazı yazmış ve “Arif Doğan yaptıklarını açıkça anlatırken, tanık olarak Genelkurmay’ı gösteriyor. Her konuda açıklama yapan Genelkurmay ise neden hiç açıklama yapmıyor?” diye sormuştum.

Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Tayyar Süngü aradı ve “...Devam eden soruşturma çerçevesinde savcıların her sorduklarını yanıtlıyoruz... Bunun dışında, kişilerin söyledikleri veya iddiaları kendilerine aittir” dedi.

Anladığım kadarıyla, TSK şu aşamada Arif Doğan ile bir tartışmaya girmek veya onu ciddiye almak istemiyor.

KANAL D HABER YİNE BİRİNCİ

Bu köşedeki sıralama, dört kanalın Anchorman’lerinin birlikte ekranda göründükleri  dakikadan, ayrıldıkları ana kadarki rakamları içeriyor. Jenerik oyunlarını veya uzatmaları dikkate almıyor.  Yani, gerçek yarışın sonucu bu rakamlar. İstatistik oyunları değil.

AGB’nin ölçüm rakamlarına göre, Kanal D Ana Haber, Ocak ayında da  yine toplam seyircide birinci oldu.

A-B grubunda ise, Star Haber birinci durumda. Kanal D Haber ile arasındaki fark. 0.30 gibi küçük bir oran. ATV Haber ise,  geçen ay olduğu gibi, toplam seyircide gösterdiği başarıyı A-B grubunda tekrarlayamıyor. 

 

TOPLAM SEYİRCİ

KANAL

REYTİNG

PAY

18:45 - 19:45

KAND

5,90%

15,80%

ATV

5,00%

13,40%

STAR

4,50%

12,00%

SHOW

3,90%

10,50%

 

 

 

 

 

AB GRUBU

KANAL

REYTİNG

PAY

18:45 - 19:45

STAR

5,30%

16,70%

KAND

5,00%

15,90%

SHOW

4,20%

13,30%

ATV

3,60%

11,40%

 

X