Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İki kızarmış tavukla 49 saatte NY-İST

    Hürriyet Haber
    06.03.2005 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Maceraperest milyarder Steve Fossett’in bu hafta kırdığı aralıksız en uzun uçuş rekoruna tam 74 yıl önce New York’tan havalanıp İstanbul’a konan iki Amerikalı pilot sahip olmuştu. Russel N. Boardman ve John L. Polando, 49 saat 8 dakikada ikmal yapmadan 8 bin 65 kilometre uçarak tarihe geçti.Pilotların İstanbul’a inişi, ertesi gün Türk gazetelerinin birinci sayfalarında yer aldı. Rekor, 7 Ekim 1931’de FAI tarafından tescil edildi. İstanbul’da yaşayan Amerikalı yazar Stuart Kline, 1999’dan beri bu uçuşun öyküsünü araştırıyor. İki pilotun döneme damgasını vuran yolculuğunu belgeselleştirip dünyada duyurmak için sponsor arıyor.28 Temmuz 1931’de New York Floyd Benett Meydanı’ndan bir uçak havalandı. ‘Cape Cod’ isimli, tek motorlu Bellanca tipi uçakta, ülkelerinden ilk kez çıkan iki ABD’li pilot vardı. Russel N. Boardman ve John L. Polando. Dokuz silindirli 300 beygirlik J-6 Wright-Cyclone motorlu uçak, iki pilotun dönemin en uzun uçuşunu gerçekleştirme hayalleri için havada süzülüyordu. Amaç, hiç durmadan 8 bin 65 kilometre uçup, İstanbul’a inmekti. Uçaklarında telsiz, paraşüt, kurtarma botu, jeneratör, tuvalet ve fren sistemi yoktu. Zaten kalkış ağırlığının üçte ikisi benzin ve motor yağıydı. Pilotlar yanlarına birer takım elbise, 10 bin kartpostal, her birine paraşüt bağlı 16 adet 25 Temmuz 1931 tarihli New York Times Gazetesi almıştı. Tüm yemekleri ise iki kızarmış tavuk, ekmek, iki termos dolusu kahveydi. Bir de son meteorolojik durumu gösteren dünya haritası, uçuş verilerini kaydeden barograf cihazları vardı. Türkiye’ye ulaşabilirlerse, barograf verilerini İstanbul’daki ABD Büyükelçiliği Fransa’daki FAI (Uluslararası Havacılık Federasyonu) Genel Merkezi’ne yollayacak, iki pilotun rekoru tescil edilecekti. Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Ahmet Muhtar, pilotlara ‘Gazi’ye takdim etmek üzere’ bir mektup vermişti.İki pilot havalandıktan kısa süre sonra bulutların içine daldı. Denizi hiç görmeden Atlantik Okyanusu’nu geçti. Bir ara bulutlar aralandığında, arasında bir boşluk görüldü, aşağıda İrlanda’nın yemyeşil kırları vardı. Paris Le Bourget hava meydanından geçerken gazetelerden birini aşağı attılar.Balkan dağlarına yaklaşırken fırtınaya yakalandılar. Alçaktan uçmak zorundaydılar. Uçurumları ıskalayıp, Tuna Nehri’ni izleyip, kuvvetlice sallanarak uçuşu sürdürdüler. Bir sallantıda yaşamlarının sonunun geldiklerine iyiden iyiye inandılar. Uçuş sırasında depolardan birindeki yakıt bitti, pervane dönüyordu ama motor durmuştu. Zorlukla ikinci depoya bağladılar, çalıştı. Bu, yaşadıkları en ciddi tehlikelerden biriydi.30 Temmuz’da İstanbul Yeşilköy Hava Meydanı’na indiler. ABD’nin Türkiye’deki Büyükelçisi Joseph C.Grew, İstanbul Valisi Muhittin Üstündağ ve basın 10 saattir onları bekliyordu. Büyükelçi Grew anılarında sarı-siyah renkli uçakla karşılaşmasını şöyle anlatıyor: ‘Uçak durmamıştı, ilk yetişen ben oldum ve Polando’nun elini yakaladım. İki pilot el sıkışıp başarılarını kutladıktan sonra yere indi. Direkt mi geldiniz, diye sordum. Polando, evet, diye yanıtladı. O anda hemen öğrenmek istediğim şey buydu.’Evet, beklenen rekor kırılmıştı. Uçaktan indiklerinde, Boardman zorla ayakta duruyordu. İki pilotun kulakları gürültüden etkilenmişti. Polando, arkadaşına sordu: Sence bu sağırlıktan kurtulur muyuz? ‘Tabii geçecek’ dedi Boardman.Valiyle tanıştılar. Başarıları hep birlikte askeri ofisin büfesinde, şampanyayla kutlandı. GAZİ’NİN HUZURUNDA Havaalanından büyükelçiliğe giden pilotlar, Pera Palas Oteli’ne yerleştirildi. Uçak satmak için gelen Fransız havacılarla karşılaştılar. 1929’da Paris-Mançurya arasında 4 bin 911 mil uçarak kırdığı rekor birkaç saat önce tarihe gömülen pilot Dieudonnes Costes de satış kozu olarak ekipteydi. Boardman ve Polando, Pera Palas’ta tam 16 saat deliksiz uyudu. Gazi Mustafa Kemal (Soyadı Kanunu çıkmamış, Atatürk adını almamıştı) pilotları Yalova’daki dinlenme evine davet etti. 1 Ağustos’ta, Ertuğrul yatıyla Yalova’ya gittiler. Onlara eşlik eden Büyükelçi Grew anılarında ‘Yalova membalarındaki gazino’daki buluşmaya, Başbakan İsmet Paşa, Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Bey’in katıldığını yazıyor. Pilotlar İnönü’den elmas Türk Hava Kurumu nişanları aldı. Gazi’ye, Büyükelçi Ahmet Muhtar’ın mektubunu sundular, soruları yanıtladılar. Mustafa Kemal, ABD Başkanı Herbert Hoover’a samimi bir kutlama mesajı gönderdi. Bu mesaja bir süre sonra gelen yanıtın içtenlikten uzak olması iki ülke arasında kısa bir krize neden olacaktı.ECEL KAZAYLA GELDİPilotlar, 9 Ağustos’ta Marsilya’ya gitmek üzere İstanbul’dan havalandı. Burada, kanatları çıkarılan ‘Cape Cod’ uçağı S.S. Excalibur gemisine yüklendi. Gemiyle fırtına atlatan Polando ve Boardman, New York’ta törenle karşılandı. Boston’da konfeti altında ailelerine kavuştu. Başkan Hoover, 28 Temmuz 1932’de pilotlara Beyaz Saray’da kahramanlık rozeti taktı. İkilinin rekoru sadece 18 ay dayanabildi. Dieudonnes Costes ve Maurice Bellonte 1933’te yeniden rekoru elde etti.Russel Boardman, 1933 Temmuzu’nda düzenlenen Bendix Cup Hava Yarışı sırasında Indianapolis Havalimanı’ndan havalanırken, uçağı kokpit üzerine çakıldı. Beyin travması geçiren Boardman kaldırıldığı hastanede 35 yaşında öldü. Polano 1985’te, Hyannis Port’dan kalkarken, uçağı yere çarptı ve iç kanama geçirdi. Kazadan bir ay sonra, 83 yaşında, hastanede öldü.STUART KLINE 1931’DE EN UZUN UÇUŞ REKORUNU KIRAN İKİ PİLOTUN ÖYKÜSÜNÜ BELGESEL YAPACAKİstanbul’da yaşayan ABD’li araştırmacı-yazar Stuart Kline, Türkiye Cumhuriyeti’nin 50’nci kuruluş yılı ile ilgili bir kitapta, bu hikayenin özetini okuduğunda çok heyecanlandı. Polando ve Boardman’ın hikayesini yazıya döküp, belgesel haline getirmeyi düşündü. Yaklaşık altı senedir, bu hayalini gerçekleştirmek için çalışıyor. Araştırmaları sırasında uçağın aynısını Pennsylvania’da buldu. Hedeflerinden biri de ‘NC779W’ kayıt numarasıyla satılığa çıkarılan uçağı sponsor desteğiyle satın almak. SİNOP GÖREVİ TÜRKİYE’YE BAĞLADIStuart Kline (42) 1981’de ABD donanmasına katıldı. 1983’te Sinop’taki ABD dinleme istasyonunda mors teknisyeni olarak görevlendirildi. 1984 yılında ABD’ye geri döndü ama bir yıl sonra İstanbul’daydı. Bunun nedenini ‘hasret’ diye açıklıyor. 1989’da Serpil Dündar’la evlendi. Oğlu Jonathan Meriç, 1997’de dünyaya geldi. Cline, Atatürk, Cumhuriyet ve havacılık tarihi üzerine çalıştı. Makaleler ve ‘Türk Havacılık Kronolojisi’ adlı bir kitap yayınladı.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı