Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İki katakulliden kaçamayacaklar

KOSKOCA çelik yapılar bile zamanla "metal yorgunluğu"na uğrar ve görevini ifa ederken açık vermeye başlar.

Metal yorgunluğu hükümetler için de geçerlidir.

Geçmişte "yeğenler", "aile resimleri", "Koskotas dosyaları", "hanedan görüntüleri", "kardeş bağlantıları", "Türkbank davası", "kocaların marifetleri", "çiftlikler", "düğün takıları" vb. hep metal yorgunluğu belirtileri olmuştur.

Günümüzün "metal yorgunluğu" emareleri de çoktur, ama ben iki tanesinin başa büyük bela olacağını, kimsenin bunlar yüzünden yargı önünde hesap vermekten kaçamayacağını iddia ediyorum.

1) Atv-Sabah’a devir işlemleri sırasında açılan kredi.

2) Deniz Feneri dosyası.

* * *

Vakıfbank
ve Halkbank’ın açtığı 750 milyon dolarlık "atv-sabah kredisi"nde 750 milyon dolar krediyi Bankalar Kanunu’na uygun şekilde teminatlandıracak gayrimenkul ipoteğini Türkiye’den hemen kimsenin veremeyeceğini bu köşede defalarca yazdım. Nitekim, Başbakanlığa bağlı YDK’nın hazırladığı rapor, alınan teminatların değerinin takriben 9-10 misli abartıldığını iddia ediyor. Bu durum sahtekárlığa girer ve kanun önünde büyük suçtur. Gayrimenkul teminatlarının ileride kazanacağı değer göz önüne alınarak "bugünkü değerlerinin" artırıldığı görüşü ise "bankacılığa giriş" dersi maymunlara öğretilse, onları bile gülmekten altına işetir.

* * *

Deniz Feneri
ise anamuhalefet liderinin sözleriyle artık ülkenin Adalet Bakanı’na "yalan" söyletiyor! Hatırlayalım, eski ABD Başkanı Clinton, ABD halkı indinde hovardalık yaptığı için değil "yalan söylediği" için muazzam kredi kaybetmişti.

Düşünün ki, bir ülkenin Adalet Bakanı’nı başka bir ülkenin bir şehrinin savcılık sözcüsü yalanlıyor:

"Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in Deniz Feneri ile ilgili geçen hafta Almanya’dan yeni bir dosya geldiği ve Türkçe’ye çevrilmeden önce içerik hakkında bilgi veremeyeceği yolundaki açıklamaları üzerine Frankfurt Savcılığı Basın Sözcüsü Doris Müller Scheu, ’Yeni bir dosya göndermedik. Gönderdiğimiz dosyaları da Türkçe çevirileri ile gönderiyoruz’ dedi." (Hürriyet, 28.04.09)

* * *

Neden Deniz Feneri dosyası 5.5 aydır sumen altı ediliyor? Cevabı dosyada:

Dosyada, "2002-2007 yılları arasında derneğin topladığı 41 milyon Euro’luk bağışın en az 14.5 milyonunun amaç dışı kullanıldığı, paranın bir kısmının Türkiye’ye götürülerek, İstanbul’daki Kanal 7 televizyonu ve işletme şirketi olan Yeni Dünya İletişim A.Ş. binasında zanlılara teslim edildiği bilgisi veriliyor. Dosyada, ’Zekeriya Karaman’ın, suç olan fiillerin gizlenmesi için Firdevsi Ermiş’e çifte muhasebe tutması ve Türkiye kökenli ’uyum’ adlı bir muhasebe programını kullanması talimatını verdiği vurgulanıyor" deniyor.

Dosyada Zahid Akman’dan da şu şekilde bahsediliyor:

"Meslek edinilmiş şekilde dolandırıcılık yapmaktan ötürü Dr. Aykut Zahid Akman ve diğer zanlılara karşı yürütülen soruşturmada, arama işlemlerinin yerine getirilmesi ve zanlıların ifadelerinin alınması..." (Milliyet-web, 28.04.09)

Zekeriya Karaman ve Zahid Akman!

Bu isimlerin Kanal 7’yi işbirliği yaparak kurdukları ortak kadim dostları kim?

"Kim?" sorusunun cevabı Deniz Feneri’nin neden "katakulli"ye uğratılmaya çalışıldığının da cevabıdır.
X