« Hürriyet.com.tr

İki kadın 16 ülke ve 110 şehir...

Ferda Tangüner (32) matematik, Banu Tunçer ise (31) tekstil mühendisi iki sıkı dost. Bir gün aniden dünya turu yapmaya karar verdiler. İşlerinden istifa eden iki kafadar, Şangay’dan başladıkları turu bir yılda tamamladılar. 40 bin TL harcayıp, 16 ülke ve 110 şehri gezdiler.

İsmail SARI
X


8 soruda dünya turu

Nasıl tanıştınız ? Nasıl bir hayatınız var?
Ferda: İTÜ’de okuduk. Sonrasında özel sektörde çalışmaya başladık. 14 yıllık dostluğumuzda, ilk çadırımızı beraber kurduk, ilk sırt çantalarımızı beraber aldık, ilk uzak seyahatimize beraber çıktık. Dar vakitlere hobilerimizi, seyahatlerimizi, sosyal hayatımızı ve tüm hayallerimizi sığdırmaya çalışırken bu beyhude çabadan sıkıldık. İstifa ederek kendimize bir yıl armağan ettik.
Banu: Hayatımız boyunca rutini kırmaya, alternatife şans vermeye çalıştık. Aslında değişimin peşinde iki meraklı kadın olarak tanımlayabiliriz kendimizi.

İki kadın 16 ülke ve 110 şehir...

Dünya turu fikri nasıl oluştu, istifa etmek zor olmadı mı?
Banu: İkimiz de seyahat etmeyi ve farklı yerlere gitmeyi seviyorduk. Çalışmaya başladıktan sonra kısıtlı zamanlarımızda sadece kısa Avrupa seyahatleri yapar olmuştuk. Artık daha uzaklara gitme vakti gelmişti. “Bir bayram tatilinde Japonya’ya mı gitsek” diye başlayan telefon konuşmasında, “Biletler ne kadar ki?”, “Kaç gün kalacağız?” derken aniden dünya turuna dönüştü planımız. Başta biz de inanmakta zorlandık. ‘Gerçekten istifa edip bir yıl gidebilir miyiz’ diye düşünürken, gezginlerin anılarını okudukça fikre alışmaya başladık. Altı ay gibi kısa bir sürede tüm planımızı detaylandırmış, rotamızı çıkarmış ve istifa dilekçelerimizi vermiştik.
Ferda: Tabii ikimiz için de bu hikâyenin geçmişi çok daha eski. Bir gün istifa edip uzun süre seyahat etmek hayalimiz hep vardı. Fakat telefon görüşmesinde fark ettiğimiz o anın gelmiş olmasıydı.

Maddi olarak nasıl bir hazırlık yaptınız?
Ferda: Altı ay boyunca neredeyse tüm hafta sonlarımızı ve bir çok gecemizi beraber çalışarak ya da telefonda bilgi paylaşarak geçirdik. Öncelikle hayalimizi paylaştığımızda gelen tüm tepkilere göğüs gerdik. Ailelerimizi ikna etmekte zorlandık. İstifa edip, kurulu düzenimizi bozarak bir sırt çantasıyla yola düştüğümüzü anlatmak kolay olmadı. Kişi başı yaklaşık 40 bin TL ile yola çıktık.
Banu: Birçok seyahat bloğu okuyarak başladık çalışmaya. Vizeler, aşılar, rotamızdaki her nokta için en uygun zamanlar (mevsimler, festivaller, tatiller), sağlık sigortaları, sırt çantaları vs. hazırladık. Banka hesaplarımızı düzenledik. Faturalarımızı kapattık. Ve çantalarımızı kapatarak ilk durağımıza uçak biletlerimizi aldık.

Çin Şangay’dan başladınız ve Latin Amerika’da Brezilya ile son buldu turunuz. Nasıl bir duyguydu dünya turu yapmak?
Ferda: İnsanın hayal ettiği bir şeye ulaşmasının sonsuz hazzı var sanırım içimizde. Planladığımız rotayı tam olarak tamamlayamamış olsak da mutlak bir başarı olarak görüyoruz bu gezimizi. Dünya’ya da kendimize de bakışımızın değiştiğini hissediyoruz. Gördüğümüz, gezdiğimiz her şehrin, tanıştığımız her yeni insanın bize kattıklarıyla çok daha zenginleştik. Çok kısıtlı bir bütçeyi kontrol etmenin ne kadar zor olduğunu gördük. İhtiyaçlarımızı minimize etmeyi öğrendik, lüksü hayatımızdan çıkardık.
Banu : Açık görüşlülük etiketini kendimize yakıştırmayı çok seven bizlerin bile aslında ne kadar kapalı bir dünyada yaşadığını fark ettik.

Dünya turu yapmak isteyenlere ne gibi tavsiyeleriniz olur?
Ferda: İlk tavsiyemiz hayallerinizin peşini bırakmayın. Eminiz ki bir çok engel vardır önünüzde. Mutlaka bütçeniz yetmiyordur, gelecek kaygınız, korkularınız, dönünce ne olacak endişeleriniz, aileniz, sosyal çevrenizle ilgili engelleriniz vardır. Ancak inanmak ve adım atmak gerekiyor.
Banu: Biz bu seyahatimizde bir şeyden çok emin olduk. Dünya turuna karar vermek, dünya turu yapmaktan daha zor.

En çok hangi ülke sizi etkiledi?
Banu: Sanırım Nepal. İkimizde doğada olmayı çok seviyoruz. 8 bin metre üzerindeki görkemli dağ manzaraları eşliğinde günlerce yürüdüğümüz trekking parkuru, 5 bin 850 metrelik zirve çıkışımız ile Nepal bizim için eşsiz bir deneyimdi. 4 bin metredeki Tengboche köyünde, bulutların üzerinde muhteşem manzaraya karşı içtiğimiz çayın tadı hala damağımızda...

Bundan sonrası için bir ara vermeyi düşünüyor musunuz? Yoksa yeni rota belli mi?
Banu: Aslında yola çıktığımız ilk günden itibaren bu konuda çok beyin jimnastiği yaptık. Hem seyahat edebileceğimiz hem de hayatımızı idame ettirebileceğimiz alternatif yollar aramaya devam edeceğiz. Orta vadede hayalimiz, daha çok nefes alabileceğimiz yeni bir yaşam tarzı belirlemek ve tabii ki keşfetmeye devam etmek.
Ferda: Şu an itibariyle kesinleşmemiş olsa da yeni seyahat rotaları oluşturmaya başladık.

Hangi ülkeleri gezdiniz neler yaptınız?
Ferda: Seyahatimize en ucuz uçak bileti bulduğumuz Çin’den başladık. Gobi çölü’nün sonsuzluğunu yaşamaya Moğolistan’a, oradan Budizm’in doğduğu topraklara Tibet’e geçtik. Himalayalar’ın eteğindeki Nepal’i, muhteşem sualtı güzelliklerine sahip Malezya’nın Borneo Adası’nı, birçok farklı kültürü içinde yaşatan Endonezya’yı gördük. Mavinin binbir tonunu barındıran Tayland’ı, hâlâ soykırımın yaralarını sarmaya çalışan Kamboçya’yı, ‘kap-kaç’a uğradığımız Vietnam’la Asya ayağını tamamladık.
Sonra Orta ve Latin Amerika seyahatimize Meksika’yla başladık. Burayı devrimin başkenti Küba, muhteşem doğasıyla Kolombiya izledi. Dünyanın merkezini görmeye Ekvador’a, Inkalar’ın gizemli şehrini görmeye Peru’ya geçtik. Ardından bir açık hava bir müzesini andıran Bolivya’yı gezdik. Planımızda yer almasına rağmen bütçemiz yetmediği için Venezuela ve Patagonya bölgesi ile Şili’yi çıkarmak zorunda kaldık. Son olarak Arjantin ve Brezilya ile dünya turumuzu tamamladık.

NOT: Ferda ve Banu, yaptıkları seyahatleri ‘ikikadinbirdunya.com’ adlı bloglarında paylaşıyor.

Kaynak: İsmail SARI

GezginGezgin
Kanada ile Amerika'yı birleştiren masalsı adalar